4.8 C
Kiev
Perşembe, Mart 30, 2023
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Siyaset, din ve milliyetçilik ekseninde Ukrayna ve Rus Ortodoks kilisesinin ayrılığı

Fener Rum Patrikhanesi tarafından Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin Rus Ortodoks Kilisesi’nden ayrılarak kendi yönetimini kendisi tayin edebilen “otosefal” statüsünü onaylamasına tepki olarak Rus Ortodoks Kilisesi de Fener Rum Patrikhanesi’yle ilişkilerini sona erdirdi.

Rusya‘ya yakın haber kaynakları bu gelişmeyi 1054’te Ortodokslar ve Katolikler arasında Papa ve Patriğin birbirlerini karşılıklı aforoz ettiği “Büyük Ayrılık”tan bu yana Ortodoks tarihinin en büyük bölünmesi olarak adlandırdılar. Gerek Rus Ortodoks Kilisesi’nin tarafını tutanlar gerekse Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığını destekleyenler karşı tarafın attığı adımların dini değil siyasi hamleler olduğu konusunda hemfikir. 

 

Fener Rum Patrikhanesi ve otosefal statüsü tanıdığı Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin tavrını onaylayanlar tarafından Rus Ortodoks Kilisesi Rusya’nın Ukrayna toplumunu kontrol etmek üzere araçsallaştırdığı siyasi bir aygıt, bu ayrılıkta Rus Ortodoks Kilisesi’ni destekleyenler tarafından ise Fener Rum Patrikhanesi Ukrayna’yı Rusya’dan koparmaya çalışan ABD emperyalizminin yörüngesinde bir aktör olarak görülüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin otosefal statüsü kazanmasını alenen destekleyerek lobi yapması ve son kararı bir zafer olarak kutlaması bu siyasallaşmanın yansımalarıydı. Bu sonucun Poroşenko’nun yaklaşan 2019 seçimlerini kazanma şansını artırdığı yorumları da yapılıyor. Rusya’nın popüler kabul gören resmi tarih yazınına göre ise “Kiev Rus” devleti tarihin ilk büyük Rus devleti olduğuna ve Rusların 988’de Kiev Prensi Vladimir liderliğinde vaftiz olarak topluca Ortodoks Hıristiyanlığa geçtiğine inanıldığı için de Kiev hem dini hem siyasi tarihsel referans noktası bir mekan olarak görülüyor. Dolayısıyla Kiev’dekiler dahil Ukrayna’nın dini mekanlarıyla Rusya’dan alenen kopmuş olması Rus dini ve milli kimliği için ağır bir kaybı işaret ediyor.

Ukrayna ve Rusya’da pazar ayinlerine katılma oranı gibi karşılaştırmalı araştırmalarda kullanılan kriterlere göre dindarlık oranları çok düşük olsa da Komünizm sonrası dönemde ağırlığı artan bir kimlik öğesi olarak Hıristiyanlığın rolü yadsınamaz.
Katolikliğin aksine Protestanlık ve Ortodoksluk modern milliyetçilik akımları sonucu büyük ölçüde ulus devletlere tekabül eden ulusal kiliselere bölünmüştür.
Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığı modern dönemde kurulanOrtodoks çoğunluklu yeni ulus devletlerin kendilerine ait bağımsız birer patrikhane (Bulgaristan, Romanya, Sırbistan) veya en azından birer başpiskoposluk (Arnavutluk, Yunanistan) edinmesi eğiliminin son halkasını temsil ediyor.
Halihazırda Ukrayna’da biri Moskova Patrikhanesi’ne sadık diğer ikisi Moskova tarafından gayrimeşru sayılan toplam üç farklı Ortodoks kilisesi bulunmaktadır.
Fener Rum Patrikhanesi Moskova’nın gayrimeşru saydığı Kiev Ortodoks Patrikliği’ni otosefal olarak tanıdı. Kiev Patrikliği’nin Ukrayna’dan yaklaşık 25 yıl sonra ancak bağımsızlığını kazanabilmiş olması, bazı milliyetçilerinin vurguladığı üzere gecikmiş de olsa Ukrayna’nın Rusya’dan bağımsızlığını nihayet gerçekten kazandığının bir işareti olarak yorumlanabilir. Fener Rum Patrikhanesi’ni eşitler arasında birinci tanıyan, Rusya’dan sonra dünyada en kalabalık nüfusa sahip Ortodoks Hıristiyan ülke olarak Ukrayna’nın bağımsız bir patrikhaneye kavuşması, 19. ve 20. yüzyılda bağımsızlığın ilan eden diğer Ortodoks devletlerin ulusal kiliselerinden daha büyük bir anlam ifade etmektedir.

Türkiye’nin Rusya ile arasında Karadeniz-Kafkasya havzasındaki iki önemli tampon ülkeden biri olan (diğeri ve daha önemlisi Gürcistan) Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve istikrarı Ankara için önemlidir. Bir yandan Ukrayna’da Moskova Patrikhanesi’ne sadık rakip bir Ortodoks Kilisesi de olduğu için bu son gelişme Ukrayna’yı istikrarsızlaştırma riskini barındırmaktadır. Öte yandan Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığı Rusya’nın Ukrayna üzerindeki etkisini azaltabilecek bir gelişme olması açısından Türkiye’nin lehine yorumlanabilir. Rusya’yı kendisi için çok daha önemli bir cephe olan Ukrayna’ya yoğunlaşmaya sevk etmek Suriye’de Türkiye ile uzlaştığı sınırların kalıcılaşmasını destekleyebilir. Aylardır devam eden görüşmelere rağmen Rusya’nın PYD terör örgütünü himaye ettiği Tel Rıfat bölgesini TSK veya ÖSO’ya bırakmadığı, bu bölgeden zorla göç ettirilen binlerce sivilin Türkiye’nin korumasındaki bölgelerde mülteci olarak yaşadığı unutulmamalıdır.

Rus Ortodoks Kilisesi’nin Fener Rum Patrikhanesi önderliğindeki Ortodoks kiliselerinden ayrılması siyasi sebeplerle gerçekleşmiş olsa da tarihteki benzeri siyasi kökenli dini ayrışmalar gibi uzun vadede dini sonuçları da olabilecek, dünyanın en kalabalık Ortodoks topluluğuna sahip Rus Ortodoks Kilisesi’ne tabi ülkelerin diğer Ortodokslardan ayrışmasına sebep olabilecek bir gelişmedir. 2013-2014 arasında meydan protestolarından sonra Rusya’nın yörüngesinden çıkarak Putin’in Avrasya Birliği hedefini suya düşüren Ukrayna, dini teşkilatını da Rus Ortodoks Kilisesi’nden ayırarak bu ülkeden her anlamda farklılaşma yolunda önemli bir adım daha atmıştır.

Kaynak: sabah.com.tr

Diğer Haberler

Bizi Takip Edin

26,500BeğenenlerBeğen
3,281TakipçilerTakip Et
3,989AboneAbone Ol
- Reklam -spot_img

Güncel Haberler