Yarın Dünya Kadınlar Günü

7 Mart 2008 Kapalı Yazar: admin

Image

NEDEN 8 MART?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadın haklarının kazanılmasında nerelerden başlandığını ve bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması için özel bir gün.

1857 yılında New York’lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının, kutladığı uluslararası bir güne dönüştü.

Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan edilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün geçmişi çok eskilere dayanıyor.

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi.

1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı’nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.

Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.

“”Türkiye’de kadın olmak””

Türkiye nüfus, sağlık ve kadın araştırmalarına göre, 15-49 yaş grubundakilerin ise yüzde 39’u, cinsel ve ekonomik nedenlerle kocalarının kendilerini dövmesini haklı buluyor.

Türkiye’de kadınların bir çoğu eşlerinin cinsel ya da ekonomik nedenlerle kendilerini dövmesini haklıyor buluyor, erken yaşta anne olmak istiyor, sosyal güvenceden yoksun çalışıyor. Bunun yanında, kız çocukların okullaşma oranında ciddi artışlar görülüyor. Akademik yaşamda, hukuk alanında ve bürokraside yer edinen başarılı kadınlar da hemcinslerine örnek oluyor.

Okuma yazma bilmeyen kadınlar, 40 yaş ve üzeri kadınların yüzde 64’ünü, 65 yaş ve üzeri kadınların ise yüzde 24’ünü oluşturuyor.

KADINLARIN ÇOĞU ÜCRETSİZ AİLE İŞCİSİ

Kadınların iş gücüne katılma oranı, 1990’da yüzde 34.1, 2002’de yüzde 26.9, 2004’te ise yüzde 25.4’e düştü. Kentteki kadınların yüzde 18.3, kırsal alandaki kadınların ise yüzde 36.7’si iş gücüne katılıyor.  

Kırsaldaki 100 kadından 89’u tarım kesiminde ve bunların da yüzde 81.9’u ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor. Türkiye genelinde istihdama katılan kadınların yüzde 58.5’i tarım, yüzde 12.9’u sanayi, yüzde 28.6’sı ise hizmet sektöründe çalışıyor.

İşteki durumları açısından bakıldığında 100 kadından 13’ü kendi hesabına ve işveren konumunda çalışırken, 38’i herhangi bir ücret veya yevmiye karşılığında, 49’u ise ücretsiz aile işçisi olarak çalışma yaşamında yer alıyor.

İstihdamda yer alan 100 kadından 71’i bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışırken, bunların da yüzde 68’ini ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlar oluşturuyor.

Ücretli veya maaşlı çalışan kadınların yüzde 18’i, yevmiyeli olarak çalışan kadınların yüzde 95.6’sı, işveren kadınların yüzde 24’ü, kendi hesabına çalışan kadınların ise yüzde 91’i bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı bulunmuyor.

Sosyal güvenlik kapsamındaki kadınların yüzde 60.5’i SSK, yüzde 33.4’ü emekli sandığı ve yüzde 5.7’si de Bağ-Kur’a bağlı çalışıyor.

ŞİDDETİ HAKLI BULANLAR

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre ise 15-19 yaş grubundaki kadınların yüzde 63’ü, 15-49 yaş grubundaki kadınların yüzde 39’u, 45-49 yaş grubundakilerin yüzde 39’u cinsel ve ekonomik nedenlerle kocasının kendisini dövmesini haklı buluyor.  Türkiye nüfus, sağlık ve kadın araştırmalarından yapılan derlemelere göre, son yıllarda okullaşma oranı yükseliyor ve eğitimde kalma süresi uzuyor.

Eğitimi olmayan ya da ilkokul bitirmemiş kadınların yüzde 62’si, lise ve üzeri eğitim almış kadınların ise yüzde 8.8’i fiziksel şiddet için belirtilen nedenlerden birini haklı görüyor. Batıda yaşayan kadınların yüzde 32.5’i, doğudakilerin yüzde 49’u, işi olmayan kadınların yüzde 38’i, gelir getiren bir işte çalışanların yüzde 30’u, gelir getirmeyen bir işte çalışanların yüzde 61’i şiddeti bir nedenle haklı buluyor.

İYİ ÖRNEKLER DE VAR

Türkiye’de üniversitelerde öğretim elemanı kadın oranı yüzde 36. Profesörlerin yüzde 25’i, mimarların yüzde 31’i, doktor ve operatörlerin yüzde 29’u, avukatların ise yüzde 26’sı kadın.

Kamuda ise 2001 yılı verilerine göre, orta ve üst düzey yöneticilerin yüzde 29’unu kadınlar oluşturuyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanlığını Tülay Tuğcu, Danıştay Başkanlığını Sumru Çörtoğlu, TÜBİTAK başkanlığını Nükhet Yetiş, TÜSİAD başkanlığını Arzuhan Doğan Yalçındağ yürütüyor.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mine Acar ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Meriç Sümer, kurumlarının ilk kadın genel müdürü olarak görev yapıyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde Ayşe Soysal, Celal Bayar Üniversitesi’nde Semra Öncü, Kocaeli Üniversitesi’nde Sezer Şener Komsuoğlu, Marmara Üniversitesi’nde Necla Pur İstanbul Bilim Üniversitesi’nde ise Canan Efendigil Karatay rektör.

Şu anda TBMM’de 24 kadın milletvekili bulunuyor.

Ukrayna’da Kadınlar Günü

Ukrayna’da halkın en çok önemsediği günlerden biri olan 8 Mart’ta, kadınlar işlerine gitmiyor, ev işlerini bir günlük te olsa eşlerine devrediyorlar.

Kamyon şoförlüğünden, taksiciliğe, bankacılıktan, muhtarlığa kadar günlük hayatın her alanında etkin olan Ukraynalı kadınlar için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü büyük önem taşıyor.

Gerekli bir kutlama

Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak Ukrayna’da yapılan anketlerin çoğu, erkeklerin bu günü özel bir gün olarak kabul ettiklerini, yılda bir kez de olsa kadınlar için özel bir kutlama yapılmasını gerekli gördüklerini ortaya koyuyor.

En çok çiçek armağan ediliyor.

Segodnya Gazetesi’nin yayınladığı kamuoyu araştırmasına göre, Ukraynalı erkeklerin %35’i eşlerine, annelerine ya da kız arkadaşlarına çiçek hediye ediyor. %10’luk bir kesim sıcak bir çift sözün yeterli olduğuna inanıyor.

Araştırmaya göre Ukraynalı erkeklerin %10,4 bugünde parfum ya da %9,5’i takı hediye edeceğini, %7,6’sı ise ev işlerinin tamamını o gün kendisinin yapacağını söylüyor. %3,7’lik bir kesim sevdiklerine romantik bir seyahat, %3,6 ayakkabı, %3,2’lik bir kesim cep telefonu ya da diğer elektronik cihaz, %1,3 otomobil hediye etmeyi düşünüyor.

Öte yandan Ukraynalı erkeklerin %3,5’i bugünü gereksiz buluyor ve armağan vermeyi düşünmüyor.

Segodnya tarafından yayınlanan araştırma çalışması, 8 – 17 Şubat tarihleri arasında Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü tarafından yapıldı.

www.Segodnya.ua ve www.ntvmsnbc.com’dan derlenmiştir.