Uzmanlar ikiye ayrıldı: Ukrayna’da “default” riski var mı?

10 Mayıs 2011 0 Yazar: admin
dolarbayrak3Ukrayna’da devletin borçların altından kalkamama ihtimali var mı? Uzmanlar bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Kimileri, yeni yükümlülüklerin altına girilmesiyle borçların GSYH oranının ciddi boyutlara ulaşacağına işaret ederek karamsar tablo çizerken, bazı uzmanlar ise ihracattaki artışa dikkat çekerek, bunu “gereksiz panik yaratma” olarak yorumluyor. Hükümetin cevabı ise net: “Altın ve döviz rezervlerimiz rekor kırıyor, korkulacak hiçbir şey yok.” İşte Segodnya gazetesinin derlediği farklı görüşler:

“Ukraynalıları yine, devletin borçları geri ödeyememesi sonucu grivnanın değer kaybetmesi ve fiyatların fırlaması riski korkutuyor. Bazı uzmanlar, Ukrayna’nın son 2,5 yıldır neredeyse 3 haneli olan dış ve iç borçlarının GSYH’nin yüzde 40’ına (yaklaşık 400 milyar grivna) ulaştığına dikkat çekiyor. Bu hesaplamalara göre, dünyada en fazla borcu olan ilk beş devlet arasında yer alan Ukrayna’da kişi başı düşen borç 2500 dolar seviyesinde. Bunun yanında hükümet IMF’den 12 milyar dolar daha borç almayı planlıyor. Bu durumda borçların GSYH’ye oranı yüzde 70’ye çıkacak ve bu tam bir ‘default’ anlamına gelecek.

Ancak kimi uzmanlar ise, bunların toplumda panik havası estirmek için ortaya atılan tahminler olduğu görüşünde. Son bir yılda başlıca ihraç ürünümüz olan çeliğin fiyatları ciddi orana artmış durumdayken, ihracatı desteklemeye yönelik grivnanın devalüasyonundan bahsetmek, ‘günah’ demek. Diğer yandan dünya pazarlarında, ihracatımızın en önemli diğer kalemi olan tarım ürünlerinin fiyatlarının istikrarlı bir şekilde arttığı göz önünde bulundurulursa, bu tamamen mantıksız hale geliyor. ‘Astrum’ adlı yatırım şirketinin ekonomistlerinden Aleksey Bilinov, Ukrayna’da uzun yıllar ‘default’ riskinden bahsedildiğine, ancak bunun gerçekleşmediğine işaret ediyor. Blinov’a göre, krizin gölgesinde geçen 2008-2009 yıllarına göre bugün bu riskten bahsetmek için çok daha az dayanak söz konusu. Borçların yarısının özel sektöre ait olduğuna yani devletin sorumluluğunda olmadığına dikkat çeken uzman, devletin dış borçları ödeyebileceği konusunda şüphe duymadığını dile getiriyor.

Bugün Ukrayna’nın yabancı sermayenin ilgi odağında olduğunu savunan Uluslararası Perspektif Araştırmaları Merkezi analistlerinden Aleksandr Jolud ise, ‘2008 yılını hatırlayalım, o dönemde ihracatımız düşüşteydi ve kimse bize borç vermek istemiyordu. Şimdi ise tam tersi, ihracat artıyor, devlet ise ‘ölüm kalım meselesi’ olarak görmediği stand-by kredisi için IMF karşısındaki yükümlülüklerini yerine getirme konusunu ağırdan alarak, gelebilecek kredilere ‘burun kıvırıyor’. Bu durumda hangi ‘default’tan bahsedilebilir?’ diyor.

Ekonomi ve Tahminleme Enstitüsü Müdürü Valeriy Geyets de, ülke ekonomisinin dünyadaki rekabet gücünün artırılması için, bir an önce grivnada devaülasyona gidilmesi gerektiği fikrinde. En geç 2012 yılının başına kadar, dolar kurunun 10 grivnaya kadar çekilmesi gerektiğini savunan uzman, aksi takdirde, hükümetin yıllık yüzde 10 enflasyon beklentisi göz önüne alındığında, ihraç ürünlerinin iç pazarda zarar ederek satılacağını öngörüyor. Buna gerekçe olarak, dünyadaki fiyatlar artarken grivnanın istikrarlı seyretmesi halinde, ihraç ürünlerinin yabancı tüketiciler için pahalanması ihtimali gösteriliyor.

Bazı uzmanlar, 2013 yılına kadar beklenmesi gerektiği, bu yılda ABD’de krizin ikinci dalgasının patlak vermesiyle grivnanın ciddi ornada değer yitireceğini savunurken, kimileri ise, grivnanın değerinin yavaş yavaş da olsa düşürülmesinin halkı panik havasına sürükleyerek aktif döviz alımına yönelteceği, bunun da grivnanın çöküşünü beraberinde getireceği tahminini ortaya atıyor.

HÜKÜMET: ‘EN BÜYÜK GÜVENCE ALTIN REZERVLERİMİZ’

Öte yandan hükümet, en ufak bir ‘default2 ihtimalini bile kabul etmiyor. Başbakanlık Basın Sözcüsü Vitaliy Lukyanenko, ‘default’ riski yönündeki yorumları şöyle değerlendirdi: ‘Hükümetin buna cevabı çok açık: Ukrayna’nın bugün altın ve döviz rezervleri rekor seviyede (yaklaşık 37 milyar dolar). Kuşkusuz, tüm dış yükümlülüklerimizi yerine getirebilecek durumdayız. Dünyada kimsenin aklına Ukrayna’daki mali problemler gelmiyor, çünkü hiçbir sorun yok, borçlarımızı ödüyoruz ve aynı tempoda ödemeye devam edeceğiz. Grivnanın devalüasyonuna gelince, grivnanın yalnızca enflasyon göstergelerine göre değerlendirilmesi doğru değil, çünkü altın ve döviz rezervleri başta olmak üzere, bunu etkileyen birçok faktör var. Merkez Bankası güvenle grivnanın istikrarını koruyor ve bundan sonra da aynı durum devam edecek.’ 

Başbakan Nikolay Azarov ise, 2010 yılında grivnanın istikararın korunduğuna, enflasyonun yarı yarıya aşağıya çekildiğine ve ekonomik büyümenin artırıldığına işaret ederek, ekonominin gidişatına ilişkin olumlu tablo çiziyor. Devlet İstatistik Komitesi’nin verilerine göre, Ocak-Mart 2011 döneminde Ukrayna’da GSYH büyümesi yüzde 6 olarak kaydedildi.

KAMU BORÇLARI KABARIYOR

Bu arada, Ukrayna’da kamu borçlarında son dönemdeki yükseliş devam ediyor. Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, geçtiğimiz mart ayında doğrudan ve garantili kamu borç toplamı bir önceki aya göre yüzde 0,4 artışla 56,411 milyar dolara yükseldi. Bunların 20,281 milyar dolarını iç borçlar oluşturuyor.

Böylece, Ocak-Mart 2011 döneminde Ukrayna’nın kamu borcu yüzde 3,9 (2,121 milyar dolar) artmış oldu. Hükümetin verilerine göre, Ukrayna’da devletin bu sene yaklaşık 11 milyar dolarlık borç ödemesi yapması bekleniyor.

Perspektif Dergisi