Ukrayna’yı kendine doğru çeken AB Türkiye’yi neden uzaklaştırıyor?

27 Şubat 2014 Kapalı Yazar: admin

ukraynayi-kendine-dogru-ceken-ab-turkiyeyi-neden-uzaklastiriyor
Ukrayna’da yaşanmakta olan siyasi krizin gidişatı, Türkiye tarafından dikkatle izleniyor.

Ukrayna, Türkiye’nin son zamanlarda siyasi, ticari ve ekonomik ilişkilerini aktif olarak geliştirdiği bir ülke konumunda. Ancak ülkede yaşanmakta olan gelişmeler, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerde birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Brüksel’in bugün ısrarla teşvik ettiği ve Ukrayna’ya ile ortaklık sözleşmesinin imzalanmasını öngören proje, Ankara söz konusu olduğunda defalarca kez birbirinden farklı bahaneler ve uydurma sebeplerle ertelenmişti. Peki, Brüksel’in bu yaklaşımı nasıl açıklanabilir? Ünlü siyaset bilimci Stanislav Tarasov yorumluyor:

Ukrayna’daki kriz durumu, tam olarak Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in AB Ortaklığı Sözleşmesi’ni imzalamayı reddetmesi ile birlikte patlak verdi. Bu durum ülke çapında hızla bir siyasal krize dönüştü ve ‘‘sözüm ona’’ AB entegrasyonunu destekleyen protestocular ile güvenlik güçleri arasında şiddetli sokak çatışmalarının yaşanmasına sebep oldu.

AB ile Türkiye ilişkilerine gelince… Türk Hükümeti her zaman Avrupa Birliği’nin bir parçası olmak istediği yönünde açıklamalar yapmıştır. Ancak geçtiğimiz yılın yaz aylarında ülke çapında başlayan Gezi Parkı protestolarında yaşananlar ve yine geçen yılın sonlarında ortaya çıkan büyük yolsuzluk skandalı sonrasında Brüksel, Ankara’ya verdiği desteği geri çekmiştir ve buna bağlı olarak Türkiye’nin AB üyeliği süreci kapsamında yürütülmekte olan görüşmeler de dondurulmuştur. Bugün gelinen noktada Türkiye, ayrı şartlar altında ortaya çıkan birbirinden çok farklı sebepler söz konusu olsa da, neredeyse Ukrayna ile eşzamanlı olarak benzer bir siyasal kriz sürecine girmiştir.

Burada karakterize edilmesi gereken asıl mesele, Ukrayna ile olan ilişkilerde AB entegrasyonuna karşı çıkanların, Türkiye ile olan ilişkilerde ise AB entegrasyonu için çaba sarf eden odakların Brüksel tarafından düşman ilan edilmiş olmasıdır. Ukrayna’da Yanukoviç’in iktidardan uzaklaştırılmasının altında yatan temel sebep, kendisinin Rusya, Belarus ve Kazakistan tarafından kurulan Avrasya Gümrük Birliği ile işbirliği anlaşması imzalamaya doğru dümeni kırmış olmasıdır. Türkiye’de ise Batı, demokratikleşme argümanını kullanmak suretiyle Erdoğan’ı kötü adam ilan etmekte ve hem bu ülke, hem de bölgede yaşanmakta olan gelişmeler üzerine kendi çıkarlarını yansıtabilme konusunda daha iyi yardım alabilecekleri uyumlu siyasi elitleri tıpkı Ukrayna örneğinde olduğu gibi iktidara taşıma konusunda çaba sarf etmektedir. Bu yüzden Erdoğan’ın ‘‘yerel seçimlere kadar olan dönemde birtakım dış güçlerin hükümetin mevcut konumunu zayıflatmaya yönelik faaliyetler içerisinde olduğunu’’ ifade etmesi aslında gerçekten yaşanmakta olandan çok da farklı değildir.

Türk Hükümeti’nin Avrupa Birliği’nden sorumlu Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun tam da bugünlerde yaptığı ve Avrupa’yı ‘‘Ukrayna’daki iç savaşı kışkırtmakla ve Rusya’ya karşı provokasyon faaliyetleri yürütmekle suçladığı’’ açıklaması hiç de tesadüf değildir. Açıklamasının devamında Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün tehlike altında olduğunu ifade eden Bakan Çavuşoğlu, Brüksel’in ‘‘ya bizi tercih edersiniz, ya da sizi desteklemeyiz’’ prensibine dayanan siyasal pozisyonunu da sert bir şekilde eleştirerek sözlerini tamamladı.

Mevlüt Çavuşoğlu’nun AB’ye yönelik söz konusu eleştirilerinin haklılık payı olmakla birlikte, bu konu üzerine yorum yapan pek çok analizci, Ankara’nın Kiev hakkında açıklama yaptığı zaman, aslında kendi pozisyonunu düşündüğü konusunda hemfikir. Kısa bir süre önce Londra’da konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise Türkiye’de bir ‘‘olağanüstü durum yaratılmasına’’ yönelik çabaların var olduğunun mevcut hükümet tarafından bildiğini belirterek bir takım uyarılarda bulunmuştu. Bu sözlerin adresi büyük bir ihtimalle Brüksel olmaktadır. Ancak AB’nin Türkiye’nin bu çağrılarına kulak verip bunları dikkate almayı mı, yoksa tıpkı Ukrayna’da olduğu gibi ülkenin siyasal arenasında kendisi için daha cazip bir iktidarın ortaya çıkmasını öngören durumu mu tercih edeceği ise henüz belli değildir.

Kaynak:
http://turkish.ruvr.ru/2014_02_26/Ukraynayi-kendine-dogru-cheken-AB/