Ukrayna’nın zor seçimi

25 Nisan 2014 Kapalı Yazar: admin

ukraynanin-zor-secimi

Geçtiğimiz Kasım ayından beri gerilimin azalmadığı Ukrayna’da cumhurbaşkanlığı seçimine bir ay kaldı. 25 Mayıs’ta Ukrayna halkı yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandığa gidecek.  23 adayın yarışacağı seçimin en iddialı adayları 2004’teki “turuncu koalisyon”un dağılmasında etkili olan iki isim – eski Savunma ve Güvenlik Konseyi Başkanı Petro Poroşenko ve eski Başbakan Yuliya Timoşenko. Petro Poroşenko şimdilik seçim yarışını önde götürüyor. Timoşenko’nun ise özellikle Ukrayna’nın doğusunda yaşanan gerilimde arabulucu rolünü üstlenme girişiminde bulunarak Poroşenko ile aradaki açığı kapatmaya çalıştığı gözlemleniyor. Siyasi gözlemciler, seçimin  birinci turda sonuçlanamayacağını, Poroşenko-Timoşenko mücadelesinin ikinci tura geçeceğini tahmin ediyor.

1398326637_vyiboryiukrafoto1.jpgAncak bu, normal siyasi ortamda seçimin yapılması durumunda gerçekleşebilecek tahminler. Ukrayna’da şu an en büyük entrika seçimin gerçekleşip-gerçekleşmeyeceği konusu. Rusya ısrarla seçimi engellemeye çalışırken, ABD ve AB 25 Mayıs seçiminin kritik önem taşıdığını bildiriyor. Washington, bu seçimin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e demokratik ve özgür Ukrayna’ya baskı yapamayacağını gösterme açısından hayati önem taşıdığı görüşünde.

Ukrayna Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Mihail Ohendovskiy, 25 Mayıs seçimlerinin her türlü siyasi havada gerçekleşeceğini açıkladı. MSK Başkanı, ülkenin doğusundaki zor duruma rağmen vatandaşların iradesini ifade etmesine kimsenin engel olamayacağını söyledi.

1398326658_1398247498-5545.jpgUkrayna’nın doğusundaki zor durum ise devam ediyor ve gerilim giderek yükseliyor. ABD, AB, Rusya ve Ukrayna arasında imzalanan Cenevre anlaşmasına rağmen, bölgedeki durumda iyiye doğru her hangi değişiklik yok.  Özellikle Rusya yanlısı ayrılıkçıların merkezi konumundaki Donetsk’de durum kritik. Donetsk’teki ayrılıkçılar bit taraftan kamu ve güvenlik binalarının işgaliyle rehin alma eylemlerini sürdürürken, diğer taraftan da 11 Mayıs’ta statü referandumu yapmaya hazırlanıyor. Gerçi görünürde referandumda halka sorulacak soruyu halen belirlemiş değiller ve Rusya’ya birleşmeyle bağımsızlık arasında gidip-geliyorlar, ancak Kırım’da da referandum kararının alındığı ilk günlerde aynı durumun olduğunu unutmamak gerekiyor. Donetsk’in kaderi de, referandumun konusu da Rusya ile Batı arasındaki pazarlık sonucu belli olacak.  Rusya, hiç kuşkusuz, sonuç alana kadar geri çekilmeyecek ve Ukrayna’nın doğusuyla güneyinde kontrollü gerilimi sürdürecek.

1398326691_ukraine26.jpgUkrayna, bu gerilime karşı direniş sergileyecek güçte değil. Yanukoviç döneminde ordusu savaş kabiliyetini ve gücünü önemli ölçüde kaybetmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Öte yandan, çoğu uzmanların da dikkat çektiği gibi, Ukrayna ordusunda ve hatta Ukrayna halkının büyük kısmında ulusal kimlik kavramı mevcut değil. Ukrayna ordusundaki üst düzey subayların önemli kısmı Ruslardan oluşuyor ve onlar için Ukraynalılık kavramı yok. Ukrayna ordusunun büyük kısmı şimdiye kadar kardeş olarak gördüğü Ruslara ateş etmeye hazır değil.

Sadece ordu değil, doğudaki diğer kolluk kuvvetleri de merkezi yönetimin emirlerini yerine getirmiyor. Hiç kuşkusuz, güvenlik güçleri içerisindeki “Rusya ağı” bunda çok etkili, ayrıca, söz konusu güvenlik güçlerinin daha üç ay öncesine kadar şimdi yönetimde olan siyasi güçlere karşı cephede olduğunu, meydandaki insanlara ateş ettiğini  unutmamak gerekiyor.

1398326715_43602928-7549-46bb-b64a-e2ea1b46c07dmw1024ns.jpgAyrıca, Ukrayna yönetiminin doğuda Rusya’nın başlattığı ayrılıkçı harekatla nasıl davranacağına ilişkin bir stratejisinin de olmadığını gözlemlemekteyiz. Daha üç ay önce Viktor Yanukoviç’i “kendi halkına kurşun sıkan cumhurbaşkanı” diye suçlayan yeni yönetim şimdi kendisinin aynı suçlamaların hedefi olmasından endişe ediyor.  Öte yandan, Rusya, Ukrayna’nın ülkenin doğusunda ayrılıkçılara karşı operasyonları genişletmesini “casus belli” olarak kabul edeceğini açık şekilde ifade ediyor. Bu açıdan bakıldığında Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un dün yaptığı “Biz sınırda askerlerimizin olduğunu saklamıyoruz. Vatandaşlarımıza karşı her hangi tehdit görürsek, saldırırız” açıklamasını operasyonların genişletilmesi olasılığına karşı açık tehdit olarak kabul etmek gerekiyor.

1398326774_ukraine130.jpgKiev’in doğudaki operasyonlarının etkili olamamasının arkasındaki bir diğer neden ise seçimin bozulması endişesi. Ukrayna’nın yeni yönetimi ne olursa olsun, durumu olağanüstü hal ilanına, savaşa vardırmak istemiyor – çünkü olağanüstü hal ilanı seçimin iptali anlamına geliyor. Bu nedenle Ukrayna yönetimi lokal operasyonlarla durumu kurtarmaya çalışıyor. Ancak başarılı olacağını söylemek çok zor, çünkü Ukrayna yönetimi, lokal operasyonlarda başarılı olma şansını daha Donetsk’de olayların başladığı ilk günlerde kaybetti. Ayrılıkçıların “Donetsk Halk Cumhuriyeti”ni ilan ettiği gün Ukrayna yönetimi kamu binalarının işgallerine son verilmesi ve silahların bırakılması için  48 saat süre verdiğini açıkladı. Ancak 48 saat geçti, binaların işgallerine son verilmedi, silahlar bırakılmadı, tam tersi, ayrılıkçılar eylem alanlarını genişletmeyi, taktiklerini geliştirmeyi sürdürdü. Kiev’den ise her hangi adım gelmediği gibi İçişleri Bakanı Arsen Avakov, görüşmelere başladıklarını, işgallere son vermek için operasyon yapmayacaklarını söyledi.  Ukrayna yönetimi, ayrılıkçıların ilk denemelerini yaptığı günlerdeki bu psikolojik eşiği aşamadı, kaybetti ve olaylar domino etkisiyle tüm bölgeye yayılmaya başladı. Yalnız bundan sonra Ukrayna yönetimi antiterör operasyonlarının başlatılmasına karar verdi. Ancak bu operasyonların başarısı da ciddi kuşkular doğuruyor.

Ukrayna, bu ağır şartlar altında seçimini yapabilecek mi, yapsa bile, istikrara kavuşacak mı, belli değil. Belli olan tek gerçek Doğu Avrupa’nın en şanssız ülkesinin toprak bütünlüğü ile bağımsızlığı, egemenliği arasında tercih yapmaya zorlanıyor olması…

Gönül Şamilkızı – TRT Türk