Ukrayna’daki Partiler ve Hedefleri

24 Şubat 2014 Kapalı Yazar: admin

ukraynadaki-partiler-ve-hedefleri

Sovyetler Birliği’den 1991 yılında ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Ukrayna, Kasım 2013’ten bu yana protesto gösterilerine tanık oluyor. Son olarak Ukrayna Parlamentosu, Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’i görevinden azletti ve 25 Mayıs’ta, yani Avrupa Parlamentosu seçimlerinin de yapılacağı tarihte erken devlet başkanı seçimi yapma kararı aldı. Aynı saatlerde, başbakanlığı döneminde görevi kötüye kullanmak ve yolsuzluk yapmakla suçlanan ve 7 yıl hapis cezasına çarptırılan muhalif lider Yulya Timoşenko da tahliye edildi. Timoşenko, tahliyesi sonrasında yaptığı ilk açıklamada devlet başkanlığı seçimleri için aday olacağını vurguladı.

Peki Rusya, Belarus, Romanya, Slovakya, Macaristan, Polonya, Moldova ve Karadeniz’e komşu olan ve Rusya’dan sonra Avrupa’nın en büyük yüzölçümüne sahip olan ülke, Ukrayna’da neler oluyor? Son bir haftada meydana gelen olaylarda 70’ten fazla kişinin öldüğü Ukrayna’da, sıkça dillendirildiği gibi aşırı sağcı partiler mi protestolarda başı çekiyor yoksa kendisini halk partisi olarak tanımlayan, muhafazakar siyasi partiler mi güçlü? Bu arada Ukrayna Komünist Partisi nerede?

Ukrayna’da Cumartesi günü (22.02.2014) görevinden azledilen Viktor Yanukoviç’in partisi “Bölgeler Partisi”, 2012 yılında yapılan seçimlerden %30 oranında oy alarak birinci parti olarak çıktı. Tek başına mutlak çoğunluğu sağlayamayan Bölgeler Partisi’ni hükümete taşıyan güç ise seçimlerden dördüncü olarak çıkan Ukrayna Komünist Partisi oldu. Bölgeler Partisi, adına da benzer biçimde ülkenin belli bölgelerinde güçlü bir parti. Özellikle demir-çelik ile madenciliğin yoğun olduğu Doğu ve Güney Ukrayna’da çok güçlü. Ülkenin batısında ise zayıf. NATO’ya karşı olan Bölgeler Partisi geçen yıla kadar AB’ye üyeliği savunmasıyla dikkat çekiyordu. Bu arada Rusya’da olduğu gibi Ukrayna’da da siyasi partilerin arkasında zengin oligarşlar var. Yanukoviç’in partisi olan Bölgeler Partisi’nin arkasında demir-çelik ve madencilik sektöründe etkili olan Rinan Ahmedov’un bulunduğu belirtiliyor. Bir dönem kendisi de Bölgeler Partisi’nden parlamentoya giren Ahmedov’un yıllarca bir çok milletvekiliyle yakın ilişki içinde olduğu ve onlar üzerinde hala etkili olduğu biliniyor.

Ukrayna’daki en güçlü muhalefet partisi ise lideri Timoşenko ile özdeşleştirilen “Anavatan Partisi” (Batkıvşçina). Uluslararası kamuoyunda Turuncu Devrim’in yüzü olan, 2012’deki seçimlerden %25,5 ile ikinci güç olarak çıkan Anavatan Partisi‘nin Batı‘ya yakınlığına vurgu yapılıyor. Buna rağmen Timoşenko, Ukrayna tarihinde Rusya ile en büyük doğal gaz anlaşmasını imzalayan başbakan olarak tarihe geçti. 2011 yılında ise başbakan olduğu dönemde Rusya ile imzaladığı söz konsu sözleşmelerde Ukrayna çıkarlarını gözetmeyip, ülkesini zarar uğratmakla suçlanıp, 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında süren ikinci bir yolsuzluk davasında da 12 yıla kadar hapis cezası isteniyordu. Anavatan Partisi, muhafazakar ve dini değerleri öne çıkaran bir parti olup, halk partilerinin üye olduğu Uluslararası Demokratik Birlik’te yer alıyor. Hafta sonunda tahliye edilen Timoşenko, Mayıs ayında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerine ana muhalefetin adayı olarak katılacağını belirtti. Köln Üniversitesi’nden siyaset bilimci Prof.Gerhard Simon, Timoşenko’nun geçmişte yaptığı icraatlara bakıldığında birleştirici değil, bölücü bir lider olduğu görüşünde.

Ukrayna’da 2012 yılında yapılan seçimlerde üçüncü parti olan „Reformlar İçin Demokratik İttifak“ (UDAR) ise Sovyetler Birliği döneminde Kırım topraklarında doğan Alman boksör Vitaliy Kliçko’nun liderliğindeki siyasi güç. UDAR, henüz 2010 yılında kurulmuş olmasına rağmen son seçimlerde %13,9 ile üçüncü güç olmayı başardı. Kliçko, Batı’da kazandığı milyonlar nedeniyle Ukraynalılar tarafından elit diye niteleniyor ve kendilerinden biri olarak görülmüyor. Öte yandan diğer muhalif liderlerin yarattığı hayal kırıklığı yüzünden, son dönemde Yanukoviç ile pazarlıkları yürütecek mantıklı tek siyasi lider olarak anıldı. Özellikle de AB yanlısı göstericiler tarafından. AB yanlısı bir parti olan UDAR, temel hak ve özgürlükleri savunan, sosyal bir serbest piyasa ekonomisi hedefini güden ve demokratik temelde ülkeyi modernize etmeyi savunan bir parti olarak öne çıkıyor. Kliçko’nun, yolsuzlukla mücadeleyi sıkça dillendirmesi de diğer liderlerle karşılaştırıldığında sempati topluyor. Alman Bilim ve Siyaset Vakıfı uzmanlarından Susan Stewart, Kliçko’yu gelecekte Ukrayna’da öne çıkacak isimlerden biri diye niteliyor. Kliçko ayrıca Almanya Başbakanı Merkel’in ve partisi CDU’nun da desteklediği bir politikacı. Öte yandan Kliçko’nun hitabet yeteneğinin diğer liderler kadar güçlü olmadığı da sıkça vurgu yapılan bir diğer nokta. Kitleleri arkasından sürükleyememesi eksi olarak hanesine düşülüyor. Peki oligarşik güçlerin etkili olduğu bütün eski Sovyet Cumhuriyetleri’nden biri olan Ukrayna’da diğer partilerde de olduğu gibi UDAR’ın arkasında kim var sorusuna gazeteci Sergey Leşenko, doğal gaz devi RusUkrEnergo yanıtını veriyor.

Adı aşırı sağcı, milliyetçi, ırkçı olarak anılan Svoboda partisine gelince…Svoboda, toplumu kan bağı ve ortak toplumsal hafıza üzerinden tanımlayan aşırı sağcı bir parti. Üye olmak için Ukraynalı olmak şart. Ayrıca ateistler ile eski Komünist Parti üyeleri de Svoboda’ya asla üye olamıyor. Kürtaja karşı olan Svoboda, yabancı düşmanlığı ve Rusya karşıtı olmasıyla sivriliyor. Ülkede büyük sanayi kollarının, kilit ekonomik kuruluşların, tarımsal arazilerin kamulaştırılmasını savunan Svoboda „Ukrayna gururu“ sloganıyla milliyetçilik duygularını körükleyerek fakir kesimden sempatizan toplamaya çalışıyor. Son dönemde partisini iktidara yakın hissetmesinden midir bilinmez, Svoboda’nın lideri Oleg Tyagnıbok, ırkçı ve AB karşıtı söylemlerini pek dillendirmemeye özen gösteriyor. Svoboda’nın tanınmış milletvekillerinden Holovko’nun geçen yıl aşırı sağcı Alman Nasyonal Sosyalist Parti NPD’nin Saksonya Eyalet Meclisi temsilcileriyle bir araya gelmesi ise Avrupa’daki yerinin aslında nerede olduğunu anlama açısından ipuçları veriyor. Svoboda, Fransa’nın aşırı sağcı partisi Ulusal Cephe’nin(Front National)de üyesi olduğu, Avrupa’da aşırı sağcı partilerin toplandığı “EruoNat” üyesi. Svoboda, 2012 seçimlerinde ise %10,4 oranında oy alarak muhalefette önemli yeri olduğunu bir kez daha göstermişti.

Ukrayna’nın en eski partisi Ukrayna Komünist Partisi ise 1918 yılında kurulmuş ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Moskova’ya olan öfkenin ağır mirasını omuzlarında taşıyan parti. 2012’deki seçimlerde %13,2 oranında oy alan Komünist Parti, Cumartesi günü görevden alınan Viktor Yanukoviç’i destekleyerek iktidara taşıyan güç olarak da dikkat çekti. Komünist Parti’nin temel çizgisi dış politikada Rusya’ya yakın olmak, ağır sanayinin korunmasına çalışmak ve sosyal politikalara önem vermek.

“Ukrayna’da Kasım 2013’ten beri süren gösterilerde, iktidar partileri hariç yukarıda adı geçen partilerin sempatizanlarıyla tarafsızların yer aldığı heterojen bir Meydan hareketinden bahsetmek mümkün“ diyor siyasi gözlemciler ve bölgede uzun süre görev yapan gazeteciler.

Siyasi partilerin dışında bir de Ukrayna’da “Sağcı Sektör” olarak nitelenen ve ülkenin dört bir tarafından gelmiş milliyetçi Ukraynalılar ile Rusça konuşan kesimden, şiddet yanlısı tavırlarıyla da göze çarpan holiganların yer aldığı haber veriliiyor. İstatistiklere göre Ukrayna’da %17-18 civarında Rusça konuşan azınlık yaşıyor. Şiddet yanlısı aşırı sağcı bu insanları birleştiren ortak payda ise bir kısmı Rus olmasına rağmen Rusya’ya karşı duydukları nefret.

Kiev’de görev yapan Alman papaz Ralf Haska, Meydan’da günlerce gösteri yapan eylemcilerin, “Meydan Komitesi” olarak kurdukları özel kolluk kuvvetleri sayesinde kendini bu aşırı sağcı, provokatif gruplardan korumaya çalıştığını aktarıyor. Ve bağımsız Ukrayna’nın tarihindeki en kanlı gün olan, 18 Şubat 2014’ta da ilk olarak bu grupların güvenlik güçlerine taş atarak şiddet olaylarını başlattığına tanık olduğunu anlatıyor.

Rusya’dan AB’ye doğal gazın taşındığı ülke olması sebebiyle Ukrayna Avrupa için büyük önem arzediyor. 45 milyon nüfuslu bir Pazar olması da AB’nin iştahını ayrıca kabartıyor. Bunun dışında AB’ye coğrafi yakınlığı da Brüksel’in Kiev’e özel ilgisini anlamakta yardımcı oluyor. Ukrayna Rusya için de hem ekonomik hem de stratejik açıdan vazgeçilmez. Rusya’nın Batı’ya doğal gazını taşıdığı transit ülke Ukrayna. Ayrıca Moskova ile göbek bağını resmi olarak 20 yıl önce kesmiş görünse de Rusya’nın Kırım’da Deniz Kuvvetleri’ne bağlı büyük bir üssü bulunduğu unutulmamalı. Ukrayna için ise Rusya önemli bir ticari partner. Ülkenin gelirinin dörtte biri Rusya ile yapılan ticaretten sağlanıyor. Makina ve gıda ürünleri en fazla ihraç edilenler. Ukrayna, geçtiğimiz aylarda AB ile olan ekonomik ve siyasi bağlarını güçlendirmek için masaya oturmak isteyince Rusya, gümrük engelleri koymak ve vize uygulamakla tehdit etmişti. Ukraynalı şirketlerin aldıkları kredilerin büyük bir kısmı da Rus bankaları tarafından veriliyor. İşte bu nedenlerden dolayı Rusya ile Batı ve yolsuzluğa bulaşan politikacıları arasına sıkışıp kalmış Ukrayna’da iktidar pokeri aslında yeni başlıyor.

Elmas Topcu
http://vivahiba.com/article/show/ukraynadaki-partiler-ve-hedefleri/