‘Ukrayna’da çözüm için bölge ülkelerinin işbirliği lazım’

16 Ağustos 2014 Kapalı Yazar: admin

ukraynada-cozum-icin-bolge-ulkelerinin-isbirligi-lazim
Ukrayna’daki krizi Al Jazeera’ye değerlendiren AGİT’e bağlı Ukrayna Özel Gözlem Misyonu Başkanı Ertuğrul Apakan, ‘sorunun karşılıklı diyalog, ve bölge ülkelerinin işbirliği ile çözülmesi’ gerektiğini söyledi.

Ukrayna’da son dönemde yaşanan krizler, itilaflar ve olaylar; bölgedeki siyasi tansiyonun en önemli nedeni. Bu süreçte bölgedeki siyasi bir oluşum, kritik bir rol oynuyor; Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na (AGİT) bağlı Ukrayna Özel Gözlem Misyonu. Misyon, Ukrayna’daki gelişmeler üzerine Mart ayında kuruldu. Siyasi nitelikteki misyonun görev ve yetkileri, AGİT’i oluşturan 57 ülkenin rızasıyla belirlenmiş durumda. Bir kriz müdahale grubu olarak ortaya çıktı, ancak şu anda Ukrayna’nın 10 bölgesinde yerleşik ekiplerden oluşan 300 kadar gözlemciyle çalışıyor. Ukrayna’daki gelişmeler gözlemleniyor ve hazırlanan raporlar 57 katılımcı ülkenin bilgisine sunuluyor. Ayrıca, taraflar arasında diyalog ve uzlaşı tesis edilmesine yönelik kolaylaştırıcı görevi de var. Bu görev, ihtilaf sonrasında da sürecek.

Özel Gözlem Misyonu Başkanı ise bir Türk diplomat; Dışişleri Bakanlığı Eski Müsteşarı ve Emekli Büyükelçi Ertuğrul Apakan.

Ukrayna’da sorunun ancak bütün bölge ülkelerinin diyaloğu ve Ukrayna halkının isteklerinin dikkate alınmasıyla çözülebileceğini söyleyen Apakan, Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı.

  • – Ukrayna’da taraflar arasında ihtilaf sürüyor. Mevcut siyasi koşullarda ve ülkenin doğusundaki çatışma ortamında AGİT’in rolü, işlevi nedir?

Birinci işlevimiz, Ukrayna’daki gelişmeleri, tarafsız şekilde gözlemleyerek, günlük, haftalık ve gerektiği hallerde “spot” raporlarla 57 katılımcı ülkenin bilgisine sunmaktır. İkinci işlevimiz, Ukrayna’da ihtilafın sürdüğü bu şartlarda, taraflar arasında diyalog ve uzlaşı tesis edilmesine yönelik kolaylaştırıcı görev üstlenmektir. Bu görevimiz, ihtilaf sonrasında da sürecektir. Bir diğer işlevimiz ise, Ukrayna halkına ulaşmak ve sivil toplumu güçlendirmektir.

17 Nisan’da, ABD, AB, Rusya ve Ukrayna, Cenevre Bildirisi’ni imzaladı. Varılan bu anlaşmanın uygulanmasının takibi görevi AGİT misyonuna verildi. Daha sonra, Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun ortaya attığı barış planı var. Onbeş maddelik bu barış planı, Ukrayna açısından önemli bir perspektif ortaya koyuyor. Bu plan, hem Ukrayna krizinin çözülmesi, hem de ülkenin çoğulcu ve demokratik bir yapıya kavuşması açısından önemli. Özellikle Kiev ile bölgeler arasında diyaloğun ilerletilmesi gibi konularda bir yol haritası çiziyor. Bütün bu anlaşmalar ve siyasi belgeler bize önemli görevler veriyor. Ateşkes sağlandıktan sonra da, ateşkes sonrası durumun gözlemlenmesi konusunda sorumluluğumuz olacak.

  • – Ukrayna sorunu nasıl çözülecek? Tarafların pozisyonunu bilen birisi olarak sizin öngörüleriniz neler?

Bu sorun, siyasi bir kriz olarak ortaya çıktı. Son iki-üç ay içinde şiddetin ve silahlı çatışmaların yoğunlaşması sorunu başka bir boyuta taşıdı. Viyana Belgesi çerçevesinde Ukrayna’da görevlendirilen askeri gözlemciler kaçırıldı. Daha sonra aralarında bir Türk gözlemcinin de bulunduğu bir başka AGİT gözlem ekibi kaçırıldı. Bu örnekler, gözlem misyonunun içinde çalıştığı ortamın zorluğuna işaret ediyor. Rehinelerin kurtarılması için çok yoğun çabalar sarfedilmişti. Sorunun, karşılıklı diyalog, çoğulcu demokrasi prensiplerinin oturtulması, AGİT prensiplerine uyulması ve bölge ülkelerinin işbirliği ile çözülmesi muhtemeldir. Bu açıdan da Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun barış planına önem veriyoruz.

  • – Kırım’daki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Kırım’ı ve Tatarları nasıl bir gelecek bekliyor?

Bu krizle birlikte, yerlerinden edilmiş kişiler sorunu ortaya çıktı. Aralarında Kırım Tatarları’nın da bulunduğu binlerce kişi, başka yerlere göç etmek zorunda kaldı. Yerlerinden edilen bu kişilerin sayısı 100 bini aştı. Ukrayna yönetimi bu kişilere yönelik elinden gelen çabayı gösteriyor. Ancak uluslararası toplumun da bu alanda gerekli desteği vermesi gerek.

  • – Malezya Havayolları’na ait yolcu uçağını kimin düşürdüğüyle ilgili tartışmalar sürüyor. Kaza mahallinde gerekli inceleme yapma konusunda sıkıntı yaşanıyor. Bu konudaki son durum ne?

Yolcu uçağının düşmesi hepimizi üzdü. Özellikle Hollanda, Malezya ve Avustralya’nın kayıpları büyük oldu. Bu acı olay, uluslararası toplumun Ukrayna sorununa daha da yakından bakmasına yol açtı. Bölgeye ilk gidenler, bizim ekiplerimiz oldu. Uçağın düştüğü alana Ukrayna Acil Durumlar Bakanlığı yetkilileriyle birlikte gidildi. Burası, ayrılıkçı grupların denetiminde olan bir bölge. Ekiplerimiz ayrılıkçılar da dahil olmak üzere bölgedeki herkesle görüştü. Bu alana ilk zamanlarda girmek mümkün olmadı. Ancak bu görüşmeler yapıldıktan ve güvenlik sağlandıktan sonra bölgeye gidilebildi. Ukrayna makamları bize yardımcı oldu. Bu araştırma ve inceleme süreci, bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.

  • – Sizin bir Türk olarak bu misyonu yüklenmeniz, taraflar için ne ifade ediyor?

Ukrayna’da Türkiye’ye karşı dostane duygular var. Bunu hep hissediyoruz. Ukrayna halkından yakın ilgi görmekteyiz. Bu açıdan, bu görevde bir bölge ülkesinden gelmenin kayda değer bir avantaj olduğunu düşünüyorum.

Deniz Berktay
http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/ukraynada-cozum-icin-bolge-ulkelerinin-isbirligi-lazim