Ukrayna, Bağımsızlık Gününü Kutladı

25 Ağustos 2008 Kapalı Yazar: admin

24 Ağustos, Ukrayna’nın bağımsızlık günü. 24 Ağustos 1991’de, o zamanki Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin parlamentosu, oy çoğunluğu ile, Ukrayna’nın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığı yönünde oy kullanmıştı. Bu olaydan birkaç ay önce, 12 Haziran 1991’de, reformcu lider Boris Yeltsin’in denetimine geçen Rus parlamentosu, Rusya’nın Sovyetler Birliği’nden kopması yönünde karar alınca bu olay, bütün diğer cumhuriyetlerdeki ayrılma eğilimlerini hızlandırmıştı. Baltık ülkelerinden (Estonya, Letonya ve Litvanya) farklı olarak, Ukrayna’da o tarihe kadar, ayrılma eğilimleri fazla kuvvetli değildi ve genellikle ülkenin Batı bölgeleri ile sınırlıydı. Mart 1991’de bütün Sovyetler Birliği’nde yapılan referandumda, Ukrayna’da halkın çoğu, birlik yönünde oy kullanmıştı. Ancak Rusya’nın kendisini Sovyetler Birliği’nden ayırdığını ilan etmesi ve 19 Ağustos 1991’de, reformlardan rahatsızlık duyan generallerin Moskova’da darbe yapmaları, herşeyi değiştirdi. Üç gün süren darbenin başarısız olmasının hemen ardından, Ukrayna parlamentosu, bağımsızlık konusunu görüştü. İlginçtir, çoğunluğu Ukrayna Komünist Partisi olan jmilletvekillerinin önemli bir bölümü de bağımsızlık yönünde oy kullanmıştı, ki bunlardan biri de, o zamanlar Komünistlerin fikir adamlarından olan, ancak kısa bir zaman sonra komünizmi bırakarak Ukrayna milliyetçilerinin fikir adamlığını yapmaya başlayacak olan, Ukrayna’nın ilk devlet başkanı Leonid Kuçma idi. Komünistlerin içinde sadece küçük bir grup, ne olursa olsun Sovyetler Birliği’ne bağlı kalmayı savunuyordu.

Ukrayna parlamentosunun aldığı karardan sonra, 1 Aralık 1991’de, Ukrayna’da bağımsızlık konusunda ikinci bir referandum düzenlendi. Bu sefer referandumda çoğunluk, bağımsızlık yçnünde oy kullandı. Yine ilgiçtir, Rusya’ya en yakın olarak bilinen Donetsk, Lugansk ve Kırım bölgelerinde bile çoğunluk, bağımsızlık yönünde oy kullandı. 

Ukrayna, bağımsızlığın üzerinden 17 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala milli bilinç ile ilgili bazı konularda  sorunlar yaşıyor. Bunlardan biri, Ukraynacanın yeterince yaygınlaşmamış olması ve Rusça’nın hala egemenliğini sürdürüyor oluşu. İkincisi, özellikle 1990’lı yılların ilk yarısında karşılaşılan şiddetli ekonomik krizlerin de etkisiyle nüfusun önemli bir bölümünde Sovyetler Birliği özleminin oluşması. Pek çok kişi, Ukrayna’da yeni milli eğitim sayesinde, yeni kuşaklar yetiştikçe, bu sorunların çözüleceğini düşünüyor. Eski dönemi yaşamamış, bağımsızlıktan sonra doğmuş olan kişilerin bugün üniversite çağına gelmesi, onların en büyük umut kaynağı.