Ünlü Bestekar Selahattin ıçli Vefat Etti

14 Ekim 2006 0 Yazar: admin

Image

“Zeytin Gözlüm”, “Gül Açılsın Dudağında Gülüver”, “Hüzün Zaman Zaman Deli Dalgalarla Gelir”, “Ayrılık Var Çıkan Falda” gibi Türk Sanat Müziği eserlerine imza atan ünlü bestekar Prof. Dr. Selahattin ıçli, ıstanbul’da vefat etti.

Geçirdiği ağır kalp krizi nedeniyle bir süredir Florance Nightingale Hastanesinde tedavi gören Prof. Dr. ıçli (83), gece yarısı hayatını kaybetti. Prof. Dr. ıçli’nin cenazesi, 16 Ekim Pazartesi günü, emekli olduğu ıstanbul Teknik Üniversitesi (ıTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının bulunduğu Taşkışla binası önünde yapılacak tören ve Teşvikiye Camii’nde öğle vakti kılınacak namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabirstanlığında toprağa verilecek.
160’IN ÜZERıNDE ESER ÜRETTı
ıstanbul’da hayatını kaybeden ünlü bestekar Prof. Dr. Selahattin ıçli, 17 yaşında başladığı bestecilikte 160’ın üzerinde eser üretti.
6 Ekim 1923’te ıstanbul’da dünyaya gelen Selahattin ıçli, ilkokulu Susurluk’ta, ortaokul ve liseyi de Balıkesir’de bitirdi. 1949 yılında ıstanbul Tıp Fakültesinden mezun olan ıçli, ertesi yıl askerliğini yaptıktan sonra 1953 yılına kadar ıstanbul’da özel bir hastanede ve bir şirkette çalıştı. ıçli, daha sonra Susurluk Belediye Tabibi, Susurluk şeker Fabrikası Tabibi ve Borasit Madeni Tabibi olarak 1961 yılına kadar Balıkesir’de bulundu.
Aynı yıl tekrar ıstanbul’a gelerek yerleşen ıçli, bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra 1967 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu ıstanbul Hastanesinde görev aldı. 1981 yılında bu hastanede Başhekim Yardımcılığı görevinden ayrılan ıçli, ıstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuvarında sanatçı öğretim görevlisi ve başkan yardımcısı oldu. Konservatuvarın ıstanbul Teknik Üniversitesine bağlanması üzerine 1986 yılında profesör unvanı alan ıçli, Kompozisyon Bölümü Başkanlığına atandı.
1955 yılında Pınar Atasay ile evlenen ıçli, 1958 yılında baba oldu.
MÜZıKLE YAKINLIğI
Selahattin ıçli’nin müzikle yakınlığı, çocukluk yıllarında babası ıbrahim ıçli’nin etkisi ile oldu. Hem anne, hem baba tarafından kardeş çocukları olan udi bestekar şerif ıçli ve ıbrahim ıçli, 1914 yılında Beşiktaş Musiki Kulübüne devam etmeye başladılar. Neyzen ıhsan Bey’in hoca olduğu bu ocaktan yetişenler arasında Hakkı Derman da vardı. Babasının müziğe olan ilgisi ve zengin repertuvarı nedeniyle oğlu Selahattin’in kulağı, daha çocukluk yaşlarından itibaren Türk musikisinin klasik ve güncel eserleriyle doldu.
ıçli, ilk gençlik yıllarında kendisini bestekarlığa götürecek önemli temel unsur sayılabilecek oldukça geniş bir repertuvara sahip oldu.
Lise öğrenimi sırasında müziğin birçok bilgilerine henüz yeteri kadar sahip olmamakla birlikte bazı beste denemeleri yapan ıçli, ilk şarkısını 17 yaşında besteledi. Güftesi, Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Hıyaban” isimli şiirinden alınan Hüseyni makamındaki bu şarkının şerif ıçli tarafından beğenilmesi, Selahattin’i yeni besteler yapma alanında çalışmaya sevk etti.
1942 yılında büyük hayranlık duyduğu ve babasının da yakın arkadaşı olan Selahattin Pınar’la tanışan ıçli, onun bestekarlık konusundaki bilgi ve görüşlerinden feyz almaya çalıştı.
Selahattin ıçli’nin üniversite öğrenimi, tıp fakültesindeki derslerinin yanı sıra musiki üzerinde yoğun olarak çalıştığı bir eğitim devresi oldu. 1943’teki kuruluşundan itibaren 10 yıl kadar ıstanbul Üniversitesi Korosunda bulunan ıçli, Kanuni Ekrem Karadeniz’in özel derslerine devam etti. ıçli, bu dönemde birçok müzik çalışmalarına ve konserlere sesi ve uduyla katıldı.
17 yaşından itibaren müzikte bestecilik alanını seçen ve faaliyetini yoğun olarak hep o yönde sürdüren Selahattin ıçli, 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre “Hüzün”, “Bir Sabah Bakacaksın”, “Merhaba Ümid”, “Zeytin Gözlüm”, ”Bir Seni Bir Gülü Öptüm”, “Bir Destan Dolaşır” ve “Çoktan Beri Bir Kız Tanırım Ben Sarıyer’de”nin de aralarında bulunduğu 160 beste üretti. ıçli’nin, bu dönemden sonra da 15 kadar beste ürettiği tahmin ediliyor.
Çeşitli ansiklopedi, gazete ve dergilerde makale, fıkra, araştırma ve eleştiri türünde 400’ün üzerinde yazısı yayınlanan ıçli, 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanını aldı.

A.A.