Türkiye’den, Rusya’ya misilleme gibi karar

21 Mart 2017 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

Türkiye’nin Rusya’dan buğday başta olmak üzere bazı tarım ürünlerinin ithalatına vergi koymak suretiyle “fiili yasak” getirdiği haberinin ardından yankılar devam ediyor. Uzmanlar, Rusya’nın özellikle domateste Türk ürünlerine yasağı kaldırmakta direnmesinin ardından Türkiye’nin hayalkırıklığı yaşadığı ve “misilleme gibi karar aldığı” görüşünde.

Rusya’da iş ve siyaset çevrelerinin en saygın gazetelerinden Kommersant bugün konuyu “Sert cinsten vergi” başlığı ile manşetine taşıdı. Haberde “Rusya ile Türkiye’nin ilişkilerinde net olarak yeni bir çatışma işareti belirdi” denildi. Gazetenin konuştuğu uzmanlar, Ankara’nın buğday, mısır ve ayçiçek yağı dahil bazı ürünlere koyduğı yüzde 130’luk verginin, Moskova’daki son Putin-Erdoğan görüşmesinde özellikle domates ve salatalık yasağının kaldırılmamasıyla ilişkilendirildiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin özellikle buğdayda yüzde 10-20 arasi ihracat pazarına sahip olduğu, bu yasağın fiyatları düşüreceği, Rusya’nın yeni pazar bulmasının zaman alacağı vurgulandı. Ayrıca bu durumdan Türkiye’nin de zararlı çıkacağı, çünkü Rusya’dan alınan buğdayın işlenip un olarak ihraç edildiği hatırlatıldı.

Vedomosti gazetesi ise, Rusysa Tarım Ürünleri İhracatçılar Birliği’nin “acil durum” nedeniyle Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev’e mektup yazıp soruna çözüm bulunmasını istediğini duyurdu. Mektupta Türkiye’nin fiili ambargosunun, buğdayın hem Rusya’da hem de dünyada fiyatını düşüreceği ve Rus üreticilerin büyük zarar göreceği belirtildi.

Öte yandan Dünya gazetesinde konuyu değerlendiren Kerim Ülker, sektör temsilcilerinin karar ile ilgili yorumlarını da aktardı.

Ülker’in yazısı şöyle:

Altı ürünün Rusya’dan ithalatına yasak geldi

“Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülük ettiği kalabalık Türkiye heyeti Rusya’ya gitmişti. Heyetin görüşmelerinde beklenti ekonomiden yanaydı ancak güvenlik ve politika ilk sırada yer aldı. Hatta bir gün önce Rusya Başbakanı Medvedev, “bazı” gıda ürünlerinde Türkiye’ye karşı uygulanan ambargonun da kaldırıldığını açıkladı. Kararnamede yer alan ürünler ise ticareti daha az yapılan soğan, arpacık soğanı, karnabahar, brokoli, tuz, karanfil çiçeği ve sakız oldu. Türk tarımcısının beklentisi ise yaş sebze-meyvedeydi. Yani domateste, salatalıkta…

Rusya tarafı bu kısıtlı “yumuşamanın” nedenini dün açıkladı. Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, Rusya’nın sadece kendi topraklarında üretimi yapılamayan veya az bulunan sebze ve meyvelerin sevkiyatına izin verdiğini söyledi. Domates ve salatalığı ise Rusya’nın kendisinin yetiştirmesi gerektiğini belirten Takaçev, Türkiye’den gelecek ürünlerin Rusya piyasasını olumsuz etkilemeyeceğini söyledi. Rus medyasının kendisine sorduğu “Türkiye’ye karşı sebze-meyve ambargosu daha ne kadar devam eder? sorusuna ise Tkaçev, “Bu politik bir konu” diye cevap verdi.

6 ÜRÜN SANAYİYE ODAKLI

İşte bu “sınırlı” yumuşama Türk tarafını tatmin etmedi, hatta hayal kırıklığı yarattı. Bazı yorumlara göre bunun da etkisiyle dün missileme gibi bir karar geldi ve Türkiye de 6 önemli tarım üründe Rusya’dan ithalatı durdurdu. Bu bilgiyi İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete’yi ziyaretimde öğrendim. Birliğin basın işlerini yürüten 5N1PR adlı şirketinin yöneticisi Kenan Kaffar’la ziyaretimizde amaç, Türk ihracatçısının son durumunu öğrenmekti ama haber ayağımıza geldi. Uzun bir telefon trafiğinin ardından Mete, birlik üyelerinin bu engeli aşması için resmi kurumlarla temas halindeydi. “Mısır, buğday, ham ayçiçek yağı, ayçiçeği küspesi, bezelye ve pirinç Rusya’ya alım yasağı geldi” dedi.

Yaptığım araştırmaya göre yasak Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamındaki ithalatı kapsıyor. Limanlarda gemilerin bekletilmesinin nedeni de bu. Yasağın ayrıntıları hakkında resmi açıklama yapılmadı. Tarım Bakanlığı’nın buğday ithalatı yapılacak ülkeler listesinden Rusya’nın adı da sessiz sedasız çıkarılmış. Bir süredir Rus buğdayında ve bazı bakliyat ürünlerinde mantar olduğu gündeme getirilerek, bakanlığın önlem alması isteniyordu. Bakanlık da ithalata kontrollü izin veriyordu.

FİYAT ARTIŞI GETİREBİLİR

Yani Rusya’dan aldığımız ürünlerin toplam bedeli 1.3 milyar dolar civarında.

Ancak Rusya’dan alınan ürünler, yaş sebze ve meyveye göre daha önemli. Keza ekmekten tutun marketten aldığınız şekerlemelere kadar birçok ürünün fiyatı da önümüzdeki dönemde artırabilir. Öğrendiğim bilgilere göre bu 6 ürüne yenileri de eklenebilirmiş.

GEMİLER YÜKÜNÜ İNDİREMİYOR

Bu ürünlerin sanayiye yönelik olduğunu anlatan İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “Rusya en büyük buğday kaynaklarımızdan biri. Arpada da öyle. Bu kararın Türk üreticisine olumsuz etkisi olacak. Keşke kademeli şekilde olsaydı. Şu anda gemiler ürünlerini indiremiyor. Artık un için alternatif ülkeler aranacak. Stokta olan ürüler değil. Ayçiçek yağı, glikoz, dolayısıyla şekerli ürünler, çikolatacılar daha farklı coğrafyalara yönelmek zorunda. Bu ürünleri alanlar istihdam yaratan şirketler. Eğer Rusya’ya ambargo devam ederse kargo taşımacılığı başta olmak üzere üreticilerimiz daha da zorlanacak. Türk üreticinin rekabet direnci kırılacak. Maliyetler direkt artacaktır” diyor. Peki Rusya’ya uygulanan bu ambargo neleri etkileyecek? Bunu da rakamlarla anlatmak gerekiyor. Türkiye dünyaya 1.9 milyar dolarlık yaş sebze ve meyve satıyor. Bunun en önemli pazarı ise Rusya… 2015’te Rusya’ya 875 milyon dolarlık yaş sebze-meyve ihracatı oldu. İkinci olan ülke Irak’ın 3 katından fazla. 2016’da ise gelen yasaklarla rakam yüzde 62 azaldı ve 331 milyon dolara düştü. Gelelim Rusya’dan aldığımız ürünlere… Türkiye 2016’da 963 milyon dolarlık Ayçiçek tohumu yağı almış. İlk sıradaki Rusya’nın payı 720 milyon dolar. Mısırda ise rakam 128 milyon dolar. İlk sıradaki Rusya’nın payı 76 milyon dolar. Buğdayda ise toplam ithalatımız 892 milyon dolar. İlk sırada yüzde 55 payla bulunan Rusya’dan alınan ise 490 milyon dolar. Arpada toplam ithalatımız 9 milyon dolar. Rusya’dan alım ise yok. Yani sıfır.”

Bu arada yine Dünya gazetesinde “Tarım Dünyası” köşesinde yazan Ali Ekber Yıldırım da, “Domatese karşı buğday yasağı ne anlama geliyor?” başlıklı yazısında, “Rusya Federasyonu’nun Türkiye’den domates ithalatına yasak uygulamasında diretmesi tarımda yeni bir gerginliğe neden olacak. Rusya ile ilişkiler her geçen gün normalleşirken tarım ürünlerindeki krizin derinleşmesi iki, ülkeye de zarar verecek” değerlendirmesini yaptı.

Yıldırım’ın yazısı şöyle:

“Türkiye’nin ihraç ettiği tarım ürünlerine karşı Rusya’nın 1 Ocak 2016’da uyguladığı ambargo Ekim 2016’dan itibaren aşamalı olarak kaldırıldı. İlk olarak narenciye ve sert kabuklu meyvelere yönelik yasak kaldırıldı. Bu önemli bir adımdı.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ikili görüşmelerinde en büyük ihraç kalemi olan domateste yasağın kalkacağı beklenirken, Rusya ısrarla bu yasağı kaldırmadı. Son olarak 10 Mart 2017’de soğan, brokoli, karnabahar, karanfil, tuz,ciklet gibi ihracat miktarı düşük olan ürünlerde yasağın kalkması, domateste ise ısrarla yasağın kalkmaması Türkiye’nin tepkisini çekti.

Domates ihracatındaki yasağın kalkmasını bekleyen Türkiye, Rusya Federasyonu Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev’in Türkiye’den sadece Rusya’da yetişmeyen ve üretimi az olan sebze ve meyvelerin ithalatına izin verdiklerini açıklaması bardağı taşıran son damla oldu.

Aleksandr Tkaçev iki gün önce şunları söyledi: “Sevkiyatına izin verilenler yalnızca Rusya gıda pazarına önemli oranda etki etmeyecek, bizde az bulunan ürünler. Diğer sebzeler için pazar hâlâ kapalı. Domates ve salatalık ithalatı konusuna gelince, bu açığı kendimiz kapatmalıyız, Rus halkını Rus üretimi sebzelerle doyurmalıyız”

Bu açıklama Türkiye’nin sabrını taşırdı. Cumhurnbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile bazı ürünlerde Rusya’ya karşı misilleme olarak ithalatın durdurulmasına karar verildi.

En büyük ithalatçı Türkiye

Rusya’ya karşı seçilen ürünlerden buğday çok önemli. Çünkü, buğdayda Rusya yaşanan mantar hastalığı nedeniyle en sıkıntılı sezonunu yaşıyor. İhracatı yüzde 30 oranında düştü. En büyük ithalatçı konumunda olan Türkiye’nin bu kararı Rusya’yı adeta köşeye sıkıştıracaktır. Türkiye, Rusya’dan en fazla tahıl ithal eden ülke durumunda. Bunun önemli bölümü buğday. Türkiye’nin bu yıl Rusya’dan yaptığı ithalatın yaklaşık 4 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Yani domatese karşı buğday kozu işe yarayabilir.

Ancak Türkiye, şu anda bağlantısı yapılmış, yola çıkmış gemideki ürünler için de bu yasağı uyguluyor. Geçmişe dönük olarak uygulanan yasak Türkiye’de un sektörünü ciddi olarak sıkıntıya sokacak. Mısır konusunda yem sektörü zorlanacak. Dolayısıyla ithal izni alınmış,bağlantısı kesinleşmiş ve yola çıkmış gemilerdeki ürünler için çözüm bulunması gerekiyor. Aksi taktirde Rusya’ya karşı uygulama iç pazarı vurur.

TürkRus.Com bu önemli haberi dün öğleden sonra okurlarına şöyle duyurmuştu:

“Türkiye’nin, tarım ürünlerine ihracat yasağını tam olarak kaldırmayan Rusya’ya karşı önemli bir “karşı hamle” başlattığı bildiriliyor. Sektörden gelen haberlere göre, Rusya’dan ithal edilen buğday, mısır ve ayçiçeğinde gümrük muafiyeti kaldırıldı. 15 Mart’tan itibaren Türk gümrüklerinde yürürlüğe giren uygulama, Rusya’da geniş yankı yarattı. Rus iş dünyası, Ankara’nın bu kararı ile adı geçen ürünlerin Türkiye’ye ihracının “fiilen imkansız hale geldiğini” savunuyor.

Söz konusu haber, Türk gümrükleri üzerinden duyurulması ilk önce Türk ithalatçılar çevresinde büyük ses getirdi. Mısır’dan sonra Rusya’dan en büyük buğday ithalatçısı olan Türkiye’nin bu ürünlerde yüzde 130’u bulan vergiler koyduğunun sektöre yansıması ile “alarm zilleri” çalmaya başladı.

Rus İnterfaks ajansı da haberi sektör temsilcilerine dayanarak doğruladı. Haberde, “Rus menşeli buğday, mısır ve ayçiçeği küspesinin Türkiye’ye ihracatı, konulan gümrük vergisiyle fiilen durdu” denildi.

Rusya Tarım Ürünleri Enstitüsü Müdürü Dmitri Rılko ajansa verdiği demeçte, “Türkiye 15 Marttan başlayarak bu ürünleri gümrüksüz olarak satın aldığı ülkelere lisans vermeyi durdurdu ve bu en fazla Rusya’yı etkiliyor. Bundan sonra bu ürünler Rusya’dan Türkiye’ye satılırken yüzde 130 vergi ödenecek. Bu şartlarda ihracat yapılamaz” dedi.

Rus şirketlerinden SovEkon’un müdürü Andrey Sizov da, “İşadamları satın almaların fiilen durduğunu söylüyor. Ancak resmi olarak bir bildirim yok” diye konuştu. Sizov, bu kararın zaten iyi gitmeyen Rus ürünleri ihracatını çok olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Uzmanlar, Türkiye’nin “Dahilde İşleme İzin Belgesi” (DİİB) kapsamında ithal edilen gıda ürünlerinin gümrük vergisinden muaf olarak ithaline izin verdiğini, üreticilerin bu ürünleri ithal edip, işleyip daha sonra elde ettikleri son ürünleri ihrac ettiklerini belgelerlerse gümrük vergisinden muaf olduklarını belirtiyor.

15 Mart’ta verilen karar ise resmi ise, Rusya’yı DİİB kapsamında kullanılabilecek tarım ürünü ihracatçı ülkeleri listesinden çıkarmış oluyor. Yani artık Rusya’dan getirilen mısır ve buğday işlenip ihraç edilse de gümrük vergisine tabi olacak. Bu da Rusya’dan gelen ürünlerin maliyetinin ciddi bir şekilde artması anlamına geliyor. Ancak bu konuda tebliğin henüz yayınlanmadığı ve Türkiye’deki işadamlarının da “tam olarak ne olup bittiğini anlamaya çalıştıkları” bildiriliyor.

Türkiye, temmuz 2016-şubat 2017 arasında 2 milyon ron buğday ile, Mısır’ın ardından Rusya’nın en büyük pazarı durumdaydı.

Geçen tarım sezonunda Rusya’nın Türkiye’ye mısır ihracatı ise 1 milyon tondu. Son sezonda Rusya’dan gelen ayiçeği küspesi miktarı 314 ton olarak açıklanmıştı.

İnterfaks’ın konuştuğu Rus uzmanlar, domates yasağına karşılık olarak Türkiye’nin böyle bir karar almış olabileceği yorumunu yapıyor.”

Bu arada Rusya buğdayı ile ilgili hastalık ve zararlı iddiaları da Rus basınına bu yıl başında yansımıştı. TürkRus.Com bu haberi 30 Ocak 2017’de şöyle aktarmıştı:

Rus buğdayında şok iddia

“Bilimadamları alarm zilleri çalıyor: Rus tahıl ürünlerine toksitli mantarlar bulaştı.” Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Moskovski Komsomolets, bu başlıkla yayınladığı haberde, bu sezonun hasatına bulaşan “Fusarium” mantarının insan sağlığı için büyük tehdit yaratan toksitler içerdiğini duyurdu. Rus bilimadamlarının raporuna dayanan haberde, una ve ekmeğe kolaylıkla bulaşacak bu mantarların sadece zehirlenme değil “uzun vadede kronik, ölümcül hastalıklara” neden olabileceği uyarısı yapıldı.
Pazar günü gazetenin internet sayfasında manşetten verilen haberin kaynağı olarak, Rusya Bitki Koruma Bilimsel Araştırma Enstitüsü yetkililerinin araştırması gösterildi.

Buna göre Rus uzmanlar, buğday başta olmak üzere tahıl ürünleri konusunda Rusya’da “olağanüstü durum” olduğunu, neredeyse tüm hasata “Fusarium” adlı tehlikeli mantarın bulaştığını söylüyor.

Enstitü tarafından Rusya’nın farklı yerlerinden toplanan son hasat ürünlerinde yapılan laboratuvar analizde, özellikle Kuzey Kafkasya, Ukrayna’ya komşu bazı bölgeler ile Uzak Doğu bölgelerindeki tahıl ürünleri üzerinde etkili olan 19 farklı türde toksit mantar türü belirlendiği vurgulandı.

Uzmanlar bu mantarlar içinde en tehlikelisi olan “Fusarium”un insan sağlığı üzerinde büyük tahribatı olduğunu, vücut direncini düşürdüğünü, karaciğer ve böreklere zarar verdiğini vurguluyor. Aynı uzmanlar bu mantarın tahıl ürünleri içinde son derece dirençli olduğunu, ürün depolandığında onlarca yıl yaşadığını, termal koşullarda bile varlığını sürdürdüğünü söylüyor.

Aynı uzmanlar, “1930-1950’li yıllarda SSCB’de bu mantarın bulaştığı tahıl ürünlerinin tüketimi yüzünden binlerce insanın ve hayvanın öldüğünü” belirtiyorlar.

“Benzer bir durumun tekrarlanma olasılığı” konusunda uzmanlar, çok yaygın bir gıda zehirlenmesinin beklenmeyeceğini, ama özellikle mantar bulaşmış ekmek tüketimi yoluyla kronik hastalıklar baş gösterebileceğini, özellikle çocukların sağlığını etkileyeceğini savunuyor.

Gazetenin görüşlerine başvurduğu uzmanlardan Aleksey Vorobyev, bu mantarın bulaştığı un ya da ekmek tüketenlerin baş dönmesi, halsizlik hissettiklerini, ancak ani etkilerinden çok “uzun vadeye yayılan ve farkına varılamayan zehirlenme ve kronik hastalıklara sebep olduğunu, sonunun siroz ya da kansere kadar uzanabildiğini” söyledi.

İnternette yaptığımız bir araştırmada “Fusarium”un tahıllarda en tehlikeli mantarlardan biri sayıldığına dair çok sayıda makale görülüyor. Bunlardan birinde Kanada’daki Carleton Üniversitesi profesörü David Miller, bu mantarın bulaştığı ürünlerin üreticiler tarafından yakılarak ya da derin toprağa gömülerek imha edilmesi gerektiğini önemle vurguluyor.

EN BÜYÜK ALICI TÜRKİYE

Türkiye şu anda Mısır ile birlikte Rusya’dan en fazla tahıl ithal eden ülke durumunda. Bunun önemli bölümü buğday. Sezon başladığından beri Türkiye 3,6 milyon ton ithalatla birinci, Mısır 3,4 milyon tonla ikinci, Bangladeş 1,6 milyon tonla üçüncü sırada. Rusya resmi verilerine göre Türkiye’nin bu yılki alımı yüzde 10 düştü.

2015’de Türkiye, Rusya’nın ihraç ettiği buğdayı satın alan ülkeler arasında ikinci sırada yer alırken, en çok buğdayı ise Mısır aldı. Üçüncü sırada ise İran yer aldı.

Resmi rakamlara göre Rusya 2016’da rekor kırarak 119 milyon ton tahıl üretti. Bunun 73,3 milyon tonu buğday.”

http://turkrus.com/