Türkiye’den daha fazla destek bekliyoruz

30 Eylül 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) eski başkanı olan ve Kırım Tatarları’nın manevi lideri olarak kabul edilen Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusların Tatarlar’a baskısını artırdığını söyledi. Geçen ay Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko tarafından Kırım Tatarları’nın temsilcisi olarak görevlendirilen Kırımoğlu, Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtladı. Kırımoğlu, Türkiye’den daha fazla destek  beklediklerini belirtti.

kirimoglu-promo

Kırım’da son iki haftadır Rus makamları Kırım Tatarları’na ait kurumlarda ve evlerde aramalar yapıyor. Kırım Tatarları’na yönelik baskıların arttığı iddia ediliyor. Kırım’da ne oluyor?

Kırım’da Rus işgaline direnen kesim Kırım Tatarları ve onları temsil eden Kırım Tatar Milli Meclisi’dir. Ruslar, çeşitli tekliflerle bize gelerek bizden bu işgali tanımamızı istediler. Biz kabul etmeyince, baskılara başladılar. Kırım’da 16 Eylül’de düzenlenen yerel seçimleri Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) boykot etti. Hatta biz, boykot etmekle de kalmadık, Kırım’daki diğer etnik grupların temsilcileriyle de görüşerek, onları da bu seçimlere katılmamaya çağırdık. Rus makamları seçimlere katılımı biraz yüksek göstermeye çalışsa da, bizim verilerimize göre, Kırım’da yaşayanların ancak yüzde 30’u bu seçimlere katıldı. Böyle olunca, Rus makamları, seçimlere düşük katılımın sorumlusu olarak bizi gördü ve şimdi hıncını bizden almaya çalışıyor. Maskeli adamlar, ellerinde silahlarla Tatarlar’ın evlerine girip herkesi yere yatırıp evlerde aramalar yapıyor. Arama gerekçesi olarak önce yasak yayınların olup olmadığını arayacaklarını söylediler. Tabii biz, yasak yayın diye bir kavramın olduğunu, Ukrayna yönetiminde geçen 23 yılda unutmuştuk. Yasak yayın, Sovyetler Birliği zamanından kalma bir anlayış. Rusya’da yaklaşık 2500 kitaptan oluşan bir yasak yayınlar listesi var ve buna, çeşitli dini kitaplar da, benimle ilgili yazılan çeşitli eserler de giriyor. Rus işgaline yeni girmiş bir yerde bir kişinin bu yayınların ne olduğunu bilmesi kolay değil. Böyle olunca, entellektüel olan, okuma alışkanlığı olan herkes zan altında.  Sonraki bazı aramalarda, silah araması yaptıklarını söylemeye başladılar. Kırım Tatarları’nda silah yok. Fakat Rus polisleri ve istihbaratçıları, arama yaptıkları yerlere kalabalık gruplar halinde giriyorlar ve farklı odalara dağılıyorlar. Burada birileri evin bir köşesine silah  bırakabilir. Geçenlerde Gaspıralı İsmail Kütüphanesi’nde arama yapıldı ve burada Rusya’da yasaklanmış olan Saidi Nursi’nin kitaplarının bulunduğu söylendi ve kütüphane kapatıldı. Oysa ki kütüphane yetkilileri, burada Said Nursi’nin kitaplarının olmadığını söyleyip, kütüphane kataloğunu gösterdiler fakat dinleyen olmadı. Demek ki birileri aramada bu kitapları yanında getirip bir yere koymuş ve sonra da burada bu kitapları bulduğunu söylemiş.

‘Ruslar Tatar Gençleri Askere Çağırıyor’

Ruslar’ın Tatar gençleri askere çağırdığı haberleri doğru mu?

Tatar gençlerine askere sevk belgeleri gelmeye başladı. Kırım Tatar gençleri Rus ordusunda askerlik yapmak istemiyor. Ayrıca, Rus ordusunda askerlik yaparsa Rusya’nın farklı bölgelerine gönderileceğini biliyor. Fakat askere gitmezlerse, bu sefer aileleriyle birlikte Kırım’dan sürülmeleri ihtimali var. Rusya, askerlik çağındaki Kırım Tatar gençlerinin Kırım’dan çıkıp Ukrayna denetimindeki topraklara gelmesini istemiyor. Çünkü bunların çoğunun Ukrayna ordusunda savaşmak istediğini biliyor.

Kırım Tatar Milli Meclisi üzerinde de bir baskı var. Ruslar, meclisi bulunduğu binadan çıkarmak istiyor. Sizce bunun anlamı ne?

Kırım Tatar Milli Meclisi’ni bulunduğu binadan çıkarma gerekçeleri de inandırıcılıktan uzak. Rus görevliler Meclis yetkililerine, Simferopol (Akmescit) Kirov İlçe Mahkemesi’nin kararıyla binanın boşaltılması gerektiğini söylemişler. Bizimkiler de, “nasıl böyle bir mahkeme kararı olur, biz daha mahkemeye bile çağrılmadık”, demiş. Sonradan öğrendiler ki, binaya el konmasından birkaç gün sonra, 22 Eylül’de mahkeme bu davayı inceleyecek. Yani, Rus yetkililer mahkemenin karar vermesini bile beklemeden mahkeme kararını uyguluyor. KTMM binasının adresinin belgelerde gösterilen yer olmadığını söylediler. KTMM binasının ait olduğu Kırım Vakfı  1991’de kurulurken, Jitkovo Sokak’ta idi. Sonra ise, Şmidt Sokak’taki binasına taşındı. Bizimkiler, KTMM’in bu yeni binada yıllardan beri himet verdiğini ve Rus memurların da daha önce binaya gelip inceleme yaptığını söyledilerse de Rus makamları bunu kabul etmedi.

Ruslarla işbirliği yapan Tatarlar

Sizin ve KTMM’nin şimdiki başkanı Rıfat Çubarov’un Kırım’a girişine yasak getirildi. Size göre Rus makamlarının amacı ne? KTMM’yi tasfiye etmek mi, yoksa başına kendileriyle işbirliği yapacak birilerini mi geçirmek?

Rus makamlarının birkaç amacı var. Birincisi, Kırım Tatarları’nı Meclis’ten uzak tutmak. Mesela, KTMM binasında arama yapılırken çevrede Tatarlar toplandığında Rus görevliler hemen bunların yanına gelerek fotoğraflarını çekip isimlerini alıyor ve üçten fazla kişinin toplanması halinde bunun izinsiz gösteriye gireceğini söylüyor. Bunun da Rusya yasalarına göre 10 bin rubleden 50 bin rubleye değişen para cezası var. Ayrıca, isimleri alınan bu kişilerin de evlerinde aramalar yapılabilir.  İkincisi, Rusya, KTMM’nin çalışmalarını sekteye uğratmak istiyor ve bu şekilde engeller çıkartıyor. Üçüncüsüyse, evet, söylediğiniz üzere, Rus makamları, Kırım Tatarları’ndan birkaç adam buldular. Remzi İlyasov gibi (KTMM’nin eki yönetim kurulu üyesi). Şimdi bu kişiler, Kırım’da kendilerine göre bir Tatar Kurultayı toplayıp bu kurultayda da kendi çizgilerinde bir Milli Meclis seçmeye çalışıyorlar. Biz de buna karşı tavrımızı ortaya koyduk ve işgal şartlarında Tatar Kurultayı’nın toplanamayacağını, Kurultay’ın toplantısının ya Kiev’de ya da İstanbul’da olması gerektiğini söyledik. Ama tabii, Kırım’daki delegelerin Kırım’dan ayrılarak bu Kurultay’a katılması kolay değil. Katılsalar bile, dönüşte Kırım’a alınmama ihtimali var. Biz şimdi buna çözüm bulmaya çalışıyoruz.

Kırım’ı Rusya’ya bağlayan referanduma Kırım Tatarları’ndan hemen hemen hiç kimse katılmamıştı. Fakat 16 Eylül’deki seçimlere katılımın biraz daha yüksek olduğunu ve demin sözü geçen Remzi İlyasov gibi bazı kişilerin Rus partilerinden aday olduğunu gördük. Kırım Tatarları’nda Rusya yanlısı eğilimler güçleniyor mu?

Kırım’daki bu son seçimlere Kırım Tatarları’nın en fala yüzde 5 veya 6’sı katıldı. Rus partilerinden aday olanlar bunu, Tatarlar’ın haklarını savunmak için yaptığını söylüyor. Tabii ki hiçkimse açıkça “ben kendimi sattım”, demez. Bunu, halkın çıkarlarını savunmak olarak göstermeye çalışır. Oysa ki bu yaptıkları, hainliktir. Tatar halkının da bir bölümü bu seçimlerde oy kullanırsa birşeyleri değiştireceğini düşündü. Ayrıca Rus makamları, Tatarlar’a baskı uyguladılar, “oy kullanmazsanız işinizi kaybedebilirsiniz” diye. Fakat bütün bunlara rağmen, halkımızın ezici çoğunluğu, bizim çağrımıza uyarak seçimleri boykot etti.

Uluslararası toplumdan beklentileriniz nedir?

Kırım’ı Rusya’dan savaşla almak gerçekçi değil. Çünkü bu, herşeyden önce Kırım’da katliamlara ve Kırım Tatarları’nın soykırıma uğramasına neden olur. Kırım’ı geri almanın yolu, Rusya’ya ağır yaptırımlar uygulamaktan geçiyor. Fakat özellikle Avrupa Birliği’nin yaptırımlarının çok yetersiz kaldığını görüyoruz. Fransa, Rusya’ya savaş gemisi satmaktan vageçmiyor. Yani, kendi parasını düşünüyor. Bazıları da, Rusya’nın kolay şekilde yatıştırılabileceğini zannediyor. Bu hatayı, 1930’ların İngiliz Başbakanı Chamberlain, Nazi Almanyası’na karşı yapmıştı. Chamberlain, Hitler’in Çekoslovakya’nın Südet bölgesini alarak yatışacağını sanıyordu ve orayı ona hediye etti. Oysa Hitler daha sonra Çekoslovakya’nın kalan kısmını, ardından da Polonya’yı işgal etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı. Şimdiki dünya liderleri de, sorunu çözmek için Üçüncü Dünya Savaşı’nı mı bekliyor?

‘Türkiye yaptırımlara katılmalı’ 

Peki Türkiye’den beklentileriniz nedir?

Türkiye, uluslararası yaptırımlara etkin olarak katılmalı. Fakat bunu yapmıyor. Ukraynalı gazeteciler bana, “sizin soydaş ülkeniz Türkiye’nin tutumu nedir” diye sorduklarında ben kaçacak yer arıyorum. Türkiye, Birleşmiş Milletler’de Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek verdi. Fakat Türkiye’den gemiler ve uçaklar, Rus işgalindeki Kırım’a gitmeye devam ediyor. Türk makamları buna engel olmuyor. Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Putin’le görüşmesinde sağolsun, Kırım Tatarları’nın sorunlarını dile getirdi. Fakat sadece sözle olmuyor bu işler. Somut icraatlarla desteklenmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu politikası Rusya’nın hoşuna gidebilir, fakat hem Ukrayna’yla ilişkilerini bozar, hem de uluslararası alanda ağırlığını kaybetmesine neden olur.

Siz uzun yıllar Ukrayna Parlamentosu’nda Yuliya Timoşenko Bloğu’nda milletvekilliği yaptınız. Şimdi ise sizin cumhurbaşkanının parlamentoda kurduğu Petro Poroşenko Bloğu’ndan aday olduğunuzu görüyoruz. Neden parti değiştirdiniz?

Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, yıllardan beri Kırım Tatarları’yla yakından ilgilenen bir kişi. Kırım Tatarları’nın Kırım’ın yerleşik halkı olarak tanınmasını öngören yasa tasarısını da Poroşenko hazırlamıştı. Hem, Poroşenko’nun Tatarların sounlarıyla yakından ilgileneceğini düşündüğüm için hem de onun beni Kırım Tatarları’ndan sorumlu temsilci olarak atamasından sonra benim başka bir partide bulunmam uygun düşmeyeceği için onun partisinden mücadeleye devam kararı aldım.

Kaynak: Al Jazeera