Türkiye’deki seçimler Ukrayna basınında

5 Kasım 2015 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

dfd0334cc1e57d9a_480x270Deniz BERKTAY – KİEV (DHA) – Türkiye’deki seçimlere dair Ukrayna basınında ayrıntılı değerlendirmeler, Salı ve Çarşamba günkü gazetelerde yer aldı.

Ukrayna’nın önde gelen gazetelerinin konuyla ilgili başlıkları ve değerlendirmeleri, şöyle:

SEVODNYA GAZETESİ: “ERDOĞAN KAZANDI. AB: ‘SEÇİMLERE ŞİDDET KARIŞTI’”
– Avrupalı gözlemciler ve uluslararası gözlemciler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin parlamentoda çoğunluğu ele geçirdiği Türkiye’deki parlamento seçimlerine sert tepki gösterdiler. Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi, bütün seçim sürecini, “adaletsiz” olarak nitelendirdi. Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi Delegasyonu Başkanı Andreas Gross, “maalesef bu seçimlere adaletsizlik ve önemli ölçüde korku eşlik etmiştir”, diye konuştu. AGİT de, çeşitli şiddet olaylarının, bazı adayların seçim kampanyası yürütmelerine engel olduğunu belirtti. ABD Beyaz Saray Temsilcisi John Ernest ise, ABD’nin Türkiye’yi “genel demokratik değerlere bağlı kalmaya” davet ettiğini kaydetti.
DEN GAZETESİ: “DAVUTOĞLU-ERDOĞAN İKİLİSİNİN ZAFERİ”
Türkiye’de geçen Pazar günü düzenlenen erken parlamento seçimlerinde, Erdoğan’ın İslami-muhafazakar partisi, beklenmedik bir zafer kazandı. Oysa Erdoğan’ın partisi, bundan altı ay önceki seçimlerde, 13 yıl boyunca ilk kez parlamentoda çoğunluğu kaybetmişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Twitter hesabında, “Elhamdülillah”, yazdı. Daha sonra, taraftarlarının karşısında yaptığı konuşmada, “Bugün, demokrasimizin ve insanımızın zafer günüdür”, diye konuştu. Davutoğlu ayrıca, anayasa değişikliği çağrısında bulundu.
Davutoğlu diğer taraftan, bütün vatandaşların haklarını ve düşünce ve inanç özgürlüğünü koruma vaadinde bulundu. Fakat son zamanlarda Türkiye’de Erdoğan’ın baş düşmanı olan Fethullah Gülen’le bağlantılı iki televizyon kanalına ve gazetelere düzenlenen baskınlar düşünülürse, bu vaat, insana şaşırtıcı geliyor. Bunun dışında, gözlemcilere göre, tek partili yönetime dönülmesi ve bunun sonucunda cumhurbaşkanının iktidarının güçlenmesi, ülkedeki toplumsal bölünmeyi güçlendirebilir. Daha seçimlerden önce, uzmanlar, muhafazakarlar ile sekülerler arasındaki kutuplaşmanın derinleşmesi tehlikesine dikkat çekiyordu.

UKRAYİNA MOLODA GAZETESİ: GEÇMİŞE DOĞRU İLERLEYİŞ
Türkiye’de son beş ayda ikinci kez parlamento seçimleri düzenlendi. Haziran ayındaki seçimlerin sonucunda parlamentoya giren partiler, koalisyon hükümeti kurmayı başaramamıştı. Haziran’daki seçimlerde, 2001 yılında Erdoğan tarafından kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi, 13 yıldan beri ilk kez parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Şimdiyse AKP, yeniden parlamentoda çoğunluğa, dolayısıyla koalisyon hükümetini tek başına kuracak imkana kavuştu. Fakat diğer taraftan, iktidar partisi, anayasa değişikliğini tek başına referanduma götürmeye yetecek miktarda oy alamadı. Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu seçimlerin ilk sonuçlarının açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada bütün yurttaşların haklarını ve düşünce ve inanç özgürlüğünü savunmayı vaadettiyse de, ne muhalefet, ne de diğer ülkeler, buna inanmıyor. 2002 yılından itibaren kesintisiz olarak iktidarda bulunduğu süre içinde AKP, istikrarlı bir şekilde, Türkiye’yi laik bir devletten İslamcı bir ülkeye döndürdü ve geçmişten beri ülkenin laik yapısının savunucusu durumunda olan askerlere ve hukukçulara çok yoğun baskı ve sindirme politikası uyguladı ve özgür ve muhalif basına yönelik baskı yaptı. Türkiye, son zamanlarda, Avrupa Birliği’nin önde gelen ülkelerinden, AB’ye giriş sürecinin hızlandırılmasını istiyor. Fakat belirttiğimiz bu nedenlerden ötürü, Türkiye’nin bu müracaatları, fazla bir karşılık görmüyor. Avrupa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin zaferi karşısında kaygı duyuyor. Zira bu zafer, bu ülkedeki basın özgürlüğünü ve insan haklarını tehdit altına sokacak. Aynı zamanda da Avrupa, Erdoğan’a, ülkesine iki milyondan fazla Suriyeli mülteciyi kabul ettiği için şükranlarını sunuyor.

VESTİ GAZETESİ: ÜLKE, İSLAM DEVLETİNE DÖNME TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA
İktidar partisi, anayasayı değiştirmeyi ve iktidarı tamamıyla ele geçirmeyi planlıyor. Yakın Doğu Uzmanı Daniil Vişnyevskiy, anayasa değişikliklerinin gerçekleşmesinin, Türkiye’yi dini bir ülke haline dönüştürme riski olduğunu söylüyor. Vişnyevskiy, “Erdoğan, ‘ılımlı İslamcı’ olarak görülüyor. Onun ifade özgürlüğüne karşı uyguladığı baskı, dine vurgu yapması ve siyasi baskıları, sonunda baskıların daha da artacağını gösteriyor” şeklinde değerlendirmede bulunuyor.

http://www.gercekgundem.com/