Türkiye ekonomisini bu riskler bekliyor

14 Aralık 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

turkiye-ekonomisini-bu-riskler-bekliyor

Ekonomistler, 2013 yılında Türkiye ekonomisini bekleyen temel riskleri masaya yatırdılar.

Yapı Kredi Portföy’ün ana sponsorluğunda düzenlenen “2013 Makroekonomik Beklentiler Paneli”nin üçüncüsü gerçekleştirildi.

Panelde konuşan ekonomistler, Türkiye ve dünya ekonomisine 2012 yılındaki gelişmeler ile 2013 yılında ekonomiyi bekleyen gelişmeleri değerlendirdiler.

CFA Institute’un Türkiye’deki temsilcisi CFA Society of Istanbul işbirliği ile gerçekleştirilen, Moderatörlüğünü Açıl Sezen’in yaptığı “2013 Makroekonomik Beklentiler Paneli”nde konuşan Morgan Stanley Türkiye-Orta Doğu ve Afrika Başekonomisti Dr. Tevfik Aksoy, dünya genelinde büyüme beklentilerinin 2012 ve 2013 yılı için yüzde 3,1 olduğunu belirtti.

Son 30-40 yılın ortalama global büyüme oranının yüzde 3,7 seviyesinde olduğunu dile getiren Aksoy, büyümenin yüzde 2,5’a indiğinde resesyon anlamına geldiğini söyledi.

ALACAKARANLIK KUŞAĞINA DOĞRU

2013 yılının global büyüme açısından orta vadeli büyüme ile global resesyonu birbirinden ayıran bölgede olmasını beklediklerini dile getiren Aksoy, bu döneme alacakaranlık kuşağı adını verdiklerini ifade etti.

”Gün ağarmasıyla karanlık arasındaki ara noktadayız” diyen Aksoy, Avrupa’da ikinci çeyreğe kadar daha kötü verilerin gelmeye devam edebileceğini bildiren Aksoy, ikinci çeyrekte dip yaptıktan sonra toparlanma beklediklerini dile getirdi.

ABD’de mali uçurum atlatılsa da tamamen atlatılmayacağını kaydeden Aksoy, gelecek sene büyüme hızının yüzde 1,4’e gerilemesini beklediklerini söyledi.

Türkiye ekonomisi için gelecek sene nispeten olumlu olduğunu bildiren Aksoy, ekonominin çok yavaşlaması gibi belli sorunlara rağmen relatif olarak bakıldığında Türkiye’nin gelecek sene büyük ekonomiler arasında bölgede büyüme hızını arttıran tek ülke olacağını dile getirdi.

2013 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4 büyümesini beklediklerini ifade eden Aksoy, kurun sabit kalmasını beklediğini söyledi. Cari açık konusunda korkusunun olmadığına değinen Aksoy, finansman kısmında sıkıntı yaşanmasını beklemediğini belirtti.

”HERKESİN OLUMLU DÜŞÜNMESİ BENİ RAHATSIZ EDER”

Kendisini rahatsız eden iki konuya değinen Aksoy, bunlardan birinin Türkiye ekonomisinin yurtdışına çok fazla bağlı olması olduğunu dile getirdi.

6 ay 1 sene öncesinde Türkiye ekonomisi için olumsuz olan beklentilerin olumluya dönmüş olmasının diğer endişe veren unsur olduğunu söyleyen Aksoy, ”Yabancı yatırımcı özellikle Türkiye’ye gidiyor. Herkes Merkez Bankası bu işte başarılı oldu demeye başladı. Herkes olumlu düşündüğü zaman beni rahatsız eder” diye konuştu.

2013 yılının mali politika açısından kritik bir yıl olacağını bildiren Aksoy, gelecek haftadan başlamak üzere faiz indirimi serisinin olacağını söyledi. Aksoy, 18 Aralıktaki toplantıda veya gelecek senenin ilk toplantısında faizde 50 baz puan düşüş beklediklerini sözlerine ekledi.

2012’DE PİYASA DAVRANIŞI OLDUKÇA FARKLI OLDU

Global Source Partners Türkiye Danışmanı Dr. Murat Üçer ise, ekonomide 2011 yılı sonunda oldukça karamsar bir görüntünün hakim olduğunu fakat enteresan bir ayrışma olduğunu, makro hikayenin beklediğinden fazla değişmemesine rağmen piyasa davranışının oldukça farklı olduğunu belirtti.

”Özellikle faiz tarafında hiç beklemediğim kadar güçlü bir hava hakim oldu” diyen Üçer, son makro parametreler ve likidite açısından oldukça olumlu bir yıl geçtiğini söyledi.
Yeniden dengelenmenin kimin yaptığı sorusunda ayrıştığını dile getiren Üçer, Merkez Bankası’nın yaptığı görüşüne katılmadığını, global gelişmelerin katkısıyla dengelenmenin başarıldığını dile getirdi.

Büyümenin sertçe yavaşlarken dengelendiğini bildiren Üçer, cari açığın altın etkisiyle daralarak 53 milyar dolar seviyesine gerilediğini belirtti. Altın ihracatının 5 milyarlık bir rakam olduğunu dile getiren Üçer, bu rakamın olmaması durumunda açığın 53 değil 58 milyar seviyesinde gerçekleşmiş olacağını belirtti.

Cari açığın daralmasının arkasında ithalattaki daralmanın da ciddi rol oynadığını bildiren Üçer, Türkiye’de yatırım çöktüğünde ithalatın da çöktüğünü ve Türkiye’nin bu dinamiği yenmesi gerektiğini dile getirdi.

”MERKEZ BANKASI TAHMİNİ ZOR BİR YOLA GİRDİ”

2013 yılında Merkez Bankası’nın iyi anlamak gerektiğini bildiren Üçer, bankanın geminin kaptanı pozisyonunda olduğunu ve ara hedefleri tutturarak nihai hedeflere ulaşma çabası içerisinde olduğunu belirtti.

Türkiye ekonomisinde fazla özgüvenin oluştuğunu kaydeden Üçer, son ortamda ironi gördüğünü, makro politika çerçevesinin giderek zayıfladığını die getirdi.

Merkez Bankası’nın tahmin edilmesi çok zor bir yola girdiğini kaydeden Üçer, ”para politikasını anlatmak bu kadar zor olamamalı. Kur sabit diye herkes mutlu şu anda kimseye şikayet etmiyor. Büyüme görünümü belirsiz, faizler negatif. hanehalkı borçlanması hızlı artıyor, şirketlerde açık pozisyon riski var, siyasi belirsizlik gibi faktörler de var. Bu faktörlerin çözülmesi durumunda büyüme görünümünün düzelecek.” dedi.

”KADIN EVİNİN SÜSÜDÜR DEMEKLE OLMAZ, KADIN İSTİHDAMININ ARTMASI LAZIM”

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Refet Gürkaynak ise konuşmasında, 2013 yılında temel politika aracının hükümet için büyüme olacağını kaydederek büyümenin kapasitenin kendisinden gelecek bir büyüme olacağını belirtti.

Gelecek yıl ekonominin yüzde 4-4,5 aralığında büyüyeceğini bildiren Gürkaynak, ”son 60 senedir hangi 10 yıllık ortalamayı alsanız büyüme yüzde 4,5 çıkıyor” dedi.

Yüksek işsizlik oranının garip bir şekilde Türkiye’de sorun olarak görülmediğini dile getiren Gürkaynak, 11 milyon ev kadının olduğu bir ülkede ne yapılırsa yapılsın üretimin bu kadar olduğunu dile getirdi.

İşsizliğin düşecek yeri olmadığını bildiren Gürkaynak, kadınların işgücüne katılımının artması gerektiğini dile getirerek ”Kadın evinin süsüdür diyerek olmaz” dedi.

Beşeri sermaye ortalamasının çok düşük olduğunu, tasarrufların artmadığını kayeden Gürkaynak yapısal reformların hayata geçirilmesinin elzem olduğunu dile getirdi.

Ekonomide yüzde 3 büyüme ile yüzde 6 cari açığın büyük sorun olduğunu dile getiren Gürkaynak, faiz dışı harcamaların hala çok yüksek olduğunu, hem tüketim hem de yatırıı teşvik eden iktisat politikasının sürdürülemez olduğunu belirtti.

Riskin biriktiğini fakat nereden patlayacağı konusunda elde bilecek veri olmadığını dile getiren Gürkaynak, ”Endişelenmek lazım, işler fazla iyi gittiğinde övünüyoruz. Fakat görüyoruzki övünmeyen ülkeler daha başarılı oluyorlar” diye konuştu.

Gürkaynak, “2013 yılında Orta Vadeli Plan’da belirtilen büyüme öngörüsü ile uyumlu maliye politikası uygulanırsa cari açığın artmaması ve enflasyonun kontrol altına girmesi beklenebilir. Ancak düşük dış talep, iç talep ile ikame edilmeye çalışılır ve özellikle 2014 seçimleri nedeniyle yılın ikinci yarısında büyüme maliye politikası eliyle daha yüksek düzeylere itilirse enerji hariç cari açığın ve çekirdek enflasyonun yine artmasını beklemek gerekebilir” şeklinde konuştu.

http://www.thelira.com/haber/111005/turkiye-ekonomisini-bu-riskler-bekliyor