Türk tarımında ilkler ve gelişmeler

23 Eylül 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

Dünyada 7’nci Avrupa’da birinci sırada bulunan Türk tarımı, son 10 yıl içerisinde çok sayıda ‘ilk’i gördü.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında 52 yeni tarımsal destek uygulaması başlatıldı. Tarım sektörüne verilen destekler 49 milyar liraya ulaştı. Doğal afetlere karşı, çiftçileri korumak üzere, ilk defa Tarım Sigortası uygulaması hayata geçirildi. Sigorta poliçe bedelinin yüzde 50’sini devlet karşılarken, çiftçilerimiz 10 yıl içerisinde bir ilki daha yaşadı. Bu bağlamda çiftçilere ilk defa mazot desteği verildi.

Bunların yanında 2005 yılında kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 50 hibe desteği başlatıldı. Aynı yıl içerisinde gübre desteği nakit olarak doğrudan çiftçilerin hesaplarına aktarıldı. Toprak analizi için ilave destek uygulaması başlatıldı.

2006 yılında ipekböcekçiliği Bakanlık bünyesinde destekleme kapsamına alındı. Aynı dönemde akredite veteriner hekimlik uygulaması, çevre amaçlı tarımsal arazilerin korunmasına yönelik destek uygulaması, damızlık süt sığırcılığına, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiricilğine yüzde 60 indirimli faiz uygulaması başlatıldı. Yine 2006 yılında; özel sektör, üniversite ve sivil toplum örgütleri için AR-GE desteği sağlandı, küçükbaş hayvancılığına destek verildi.

Çiftçilerimize yönelik çalışmalar 2007 yılında da devam etti. Bu kapsamda basınçlı sulama sistemi yatırımlarına, yüzde 50 hibe ve sıfır faizli 5 yıl vadeli kredi uygulamaları başlatıldı. Kuraklıktan zarar gören çiftçilere 2007 yılında ilk defa nakdi destek verildi.
2007 yılında bu gelişmeler yaşanırken 2008 yılında da çiftçilerimiz için önemli bir yıl oldu. Bu dönemde Arıcılık Kayıt Sistemi (AKS) ile tüm veriler kayıt altına alınmaya başlandı. Anaç sığır ve manda desteklemesi uygulaması hayata geçirildi. Hayvan başına destekleme ödemesi, sertifikalı tohum üreticilerine destek uygulaması başlatıldı. Aynı yıl içerisinde baklagiller prim desteği kapsamında alındı.

Çalışmalar 2009 yılında da hız kesmedi. Bu dönemde reçeteli zirai ilaç satışı uygulamasına geçildi. Çiğ sütün, süt tozu olarak değerlendirilmesine, iyi tarım ve örtü-altı iyi tarım uygulamalarına destek verildi. Gıda sağlığı açısından da ‘Alo 174 Gıda Hattı’ hizmete girdi.

2010 yılında çok sayıda çalışmaya imza atıldı. Bu bağlamda GAP ve DAP kapsamında yer alan illerde 50 baş ve üzeri hayvancılık yatırımlarının desteklenmesine başlandı. Tohum Gen Bankası kuruldu. Et ve yumurta tavukçuluğuna yüzde 50, kanatlıda ise yüzde 60 faiz indirimli biyogüvenlik kredisi uygulandı. Don zararına destek verildi.

Tüm bu uygulamalar sayesinde son 9 yılda birçok bitkisel ve hayvansal ürünün üretiminde rekor artışlar yaşandı. Bu çerçevede 10 yıl önce 30,8 milyon ton olan tahıl üretimi 2011 yılında 35 milyon tona ulaştı. Mısır üretiminde yüzde yüz artış yaşandı. 10 yıl önce 2,1 milyon ton olan mısır üretimi 2011 yılında 4,2 milyon tona yükseldi.

Meyve üretiminde de güzel gelişmeler kaydedildi. Bu çerçevede 10 yıl önce 13,3 milyon ton olan meyve üretimi 2011 yılında 17,2 milyon tona tırmandı. Son 9 yıldaki artış oranı yüzde 29 olarak hesaplandı.

Hayvansal üretimde de önemli mesafeler alındı. Süt üretimi 10 yıl öncesine göre yüzde 79,1 artış ile 2011 yılında 15 milyon tona ulaştı. 10 yıl önce Türkiye’nin süt üretimi 8,4 milyon ton civarındaydı.

Küresel krizlere ve şiddetli kuraklıklara rağmen son 8 yılın 7’sinde büyüyen tarım sektörü, son 50 yılın en istikrarlı dönemini gördü. 10 yıl önce 4 milyar dolar olan tarım ürünleri ihracatı, 2011 yılında 15,3 milyar dolara ulaştı. Ülkemiz, dünya tarımsal üretiminde 30 üründe, ihracatta ise 26 üründe ilk 5’te yer aldı.