Türk şirket tahvillerine ABD’li hücumu

1 Kasım 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

Tahvil piyasasında faizlerin ciddi anlamda gerilemesinin ardından ABD’li yatırımcılar nispeten yüksek getiri peşinde koşuyor. Bu durum, tahvil ihraç eden Türk şirketleri açısından büyük avantaj sağlıyor. 

Türkiye’de son dönemin en gözde sermaye piyasası araçlarından biri, şirket tahvilleri oldu. Geçtiğimiz iki hafta içinde önce Akbank’ın sonra da Anadolu Efes’in tahvil ihraçlarına yoğun talep geldi.

Dün ise Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi Tüpraş’ın 700 milyon dolarlık tahvil ihracı için kredi derecelendirme kuruluşu Fitch BBB- ile “yatırım yapılabilir” notu verdiğini açıkladı.

The Lira’nın konuyla ilgili olarak görüşüne başvurduğu şirket yetkilileri, tahvil ihraçları öncesinde çıkılan road show’larda özellikle ABD’li yatırımcılardan gelen yoğun talebe dikkat çekiyor.

ABD’de son dönemde faizlerin Fed’in tahvil alım programı ve Operation Twist nedeniyle tarihin en düşük seviyelerine gerilemiş olması, bu ülkedeki büyük kurumsal yatırımcıları da getiri arayışına itmiş durumda.

Hisse senedi yatırımcısı olan fonların büyük bir bölümü zaten pozisyonlarını almış ve yılbaşından bu yana gerek Dow Jones gerekse S&P 500 endekslerinde yüzde 10’un üzerinde getiriyi sağlamış durumda.

Ancak özellikle prospektüsü gereği tahvil yatırımı yapabilen fonlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Avrupa’da tahvil piyasasının yaşanan borç krizi nedeniyle fazla riskli olması, gelişen ülke ve BRIC tahvillerinde ise kırılganlığın çok yükselmiş olması nedeniyle yatırımcılar yeni pazarlar arıyor.

The Lira’ya konuşan Anadolu Efes CFO’su Can Çaka, “Bu anlamda Türkiye’nin finans dışı kesiminin ihraç edeceği tahvillere yönelik bir beklenti var. Finans kesimi için ihraçlar ilgi görüyor, ancak özellikle Anadolu Efes’in yatırım yapılabilir statü katkısıyla sağlamış olduğu fonlama maliyeti, diğer şirketlerin de önünü açacak gibi görünüyor” dedi.

ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1.71 ile tarihinin en düşük düzeylerinden birinde bulunuyor. Avrupa’da ise aynı şekilde güvenli liman olarak görülen 10 yıllık Alman tahvillerinin getirisi yüzde 1.48’e kadar gerilemiş durumda. BRIC ülkeleri arasında yıllardır en yüksek getiriyi sağlayan Brezilya ise son altı ay içinde yaptığı ardı ardına faiz indirimleriyle yatırımcıların radarından uzaklaştı.

Durum böyle olunca, yüksek getiri arayan ABD’li kurumsal yatırımcılar için Türk şirket tahvilleri daha da cazip hale gelmiş oldu.

Türk şirketleri ise bankalar aracılığıyla sağlayabilecekleri daha kısa vadeli ve nispeten daha maliyetli finansman dışında çok ciddi bir alternatife de sahip oldu. Anadolu Efes CFO’su Can Çaka, “Bölgemizde faaliyet gösteren bira şirketleri 20-25 yıllık borçlanmalar yapabilirken, biz bugüne kadar çok daha kısa vadede borçlanma şansına sahip olabiliyorduk. Yaptığımız 10 yıllık tahvil ihracıyla biz de borçlarımızın ortalama vadesini üstelik daha uygun maliyetlerle 8 yıla çıkarmış olduk” dedi.

Anadolu Efes’in ardından Tüpraş’ın yapacağı tahvil ihracı da bu anlamda büyük önem taşıyor. Çünkü Türk sanayiinin en büyük şirketi tarafından yapılacak ihraç, bundan sonra aynı yolu kullanacak olan şirketler açısından benchmark özelliği taşıyor olacak.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in dün yaptığı açıklamada, yatırım yapılabilir seviyede verilen kredi notunun görünümü durağan olarak belirlendi.
Tüpraş, 2 Mayıs 2018 vadeli ve yüzde 4.125 kupon faizli olarak 700 milyon dolarlık ihraç gerçekleştirecek.

Tahvil ihracı aracılığıyla borçlanmanın beraberinde getirdiği bir başka önemli unsur ise zaman içinde yeni ihraçların da beraberinde gelecek olması. Çünkü tahvillerin ikincil piyasada alım satımının ve likiditesinin sağlanabilmesi için ilk ihraçların ardından aynı şirketler tarafından yeni ihraçların yapılması büyük önem taşıyor.

Böylelikle tahvilleri ihraçtan alan yatırımcılar gerektiği taktirde ikincil piyasada bu tahvilleri başka yatırımcılara satma şansına da sahip olabiliyor. Anadolu Efes CFO’su
Can Çaka, bu konuyla ilgili olarak kendilerinin de ikincil bir tahvil ihracını düşündüklerini, ancak bunun gelecek yılın sonuna doğru gündemlerine geleceğini, 2013 sonuna kadar finansman ihtiyaçlarını şu ana kadar karşılamış olduklarını söyledi.