TUİD Başkanı Cem Murat Aytaç’tan Anadolu Ajansı’na Özel Röportaj

13 Kasım 2013 Kapalı Yazar: admin

tuid-yk-baskan-cem-murat-aytacdan-anadolu-ajansina-ozel-roportaj

AA muhabiri Musab Turan’ın Ukrayna ekonomisine ilişkin sorularını yanıtlayan Aytaç, Ukrayna’nın 2008 yılındaki global ekonomik krizden çok etkilendiğini ve ülke ekonomisinin 2009 yılında yüzde 15,6 gibi rekor bir oranda küçüldüğünü anımsattı.

Ukrayna’da Devalüasyon Tartışmaları

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Murat Aytaç, Ukrayna’daki devalüasyon tehlikesinin ülkenin yatırım yapılabilirliğine kalıcı bir etkisi bulunmayacağını belirterek, “Yıllardır devalüasyon konuşuluyor ancak son 4 yıldır Grivna-Dolar kuru hemen hemen hiç değişmedi. Devalüasyon olsun ya da olmasın Ukrayna’ya inancımız devam ediyor” dedi.

“Krizi takip eden 2 yıl yüzde 4-5 aralığında büyüme sağlandıktan sonra 2012 yılındaysa sıfır büyüme yaşandı. Ülke ekonomisi ne yazık ki son 6 çeyrektir büyümüyor. Henüz 2008 yılındaki ekonomik büyüklük bile yakalanamadı” diyen Aytaç, yaşanan ekonomik kriz sonrası ülke yönetimiyle IMF arasında stand-by imzalandığını, ilk iki ödeme alındıktan sonra IMF’in istediği taleplerin hükümet tarafından uygun görülmediğini ve antlaşmanın 2011 yılından bu yana donmuş olduğunu ifade etti.

Zaman zaman IMF heyetleri ülkeyi ziyaret etse de bir uzlaşma sağlanamadığını dile getiren Cem Murat Aytaç, “IMF’in ciddi oranda devlet sübvansiyonu olan hane halklarının kullandığı doğal gaz fiyatlarında yüzde 40-50 bandından aşağı olmayacak bir doğalgaz zammı talebi var. Hükümet, sosyal maliyeti çok yüksek olacağı için bu talebe sıcak bakmıyor” dedi.

Ukrayna ekonomisinde dalgalanma olmasına karşın Türkiye ve Ukrayna arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin altın çağını yaşadığını belirten Aytaç, bu dönemde Ukrayna’nın, özellikle Türk firmaları için mutlaka yatırım gündemine alınması gerektiğini, iki ülke arasında müzakereleri uzun bir zamanda süren Serbest Ticaret Anlaşması’nın  ise birkaç ay içerisinde  imzalanabileceğini bildirdi.

Bakınız: Ukrayna devaluasyon eşiğinde, gelişmeler Türkiye’yi de olumsuz etkileyebilir

Türk sermayesinin Ukrayna ilgisi

Ülkenin para birimi Grivna’nın dolar karşısında ciddi oranda kadar değer kaybedebileceği tartışmalarına karşın, ülke ekonomisinin kalıcı bir şekilde yara almadığına işaret eden Aytaç, şöyle konuştu:

“Biz Ukrayna’nın bugününe ve geleceğine inanıyoruz. Elbette ülke ekonomisinde inişler çıkışlar olacaktır ancak Avrupa ailesinin bir parçası olan Ukrayna’nın kişi başına gelirinin daha uzun bir süre 3 bin 500 dolarlar seviyesinde kalması mümkün değil. Ukrayna’nın büyük bir potansiyeli var ve bu potansiyel er ya da geç realize olacaktır. 28-29 Kasım tarihlerinde Vilnius’da gerçekleşecek AB’nin Doğu Ortaklığı Zirvesi, Ukrayna için önemli bir kilometre taşı. Burada imzalanacak AB Ukrayna Serbest Ticaret ve Derin Kapsamlı Ortaklık Antlaşması, Ukrayna’nın finansal durumuyla ilgili önemli gelişmelere yol açacaktır.”

Aytaç, ülkede yatırımı bulunan iş adamlarının devalüasyon tehlikesine karşı kendilerini nasıl konumlandığı sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Dernek üyelerinin birçoğunun zaten başka ülkelerde de yatırımları bulunuyor. Yalnızca Ukrayna’yla iş yapan üyelerimiz ise krizler konusunda oldukça deneyimli. 2009 yılındaki rekor küçülme sonrasında ayakta kalmayı başaran firmaların yapıları krizlere karşı güçlü. Ukrayna’da, yıllardır devalüasyon konuşuluyor ancak son 4 yıldır Grivna-Dolar kuru hemen hemen hiç değişmedi. Devalüasyon olsun ya da olmasın bizim Ukrayna’ya inancımız devam ediyor. Ancak döviz geliri olmayan firmaların döviz borçlarını ve ödemelerindeki riskleri doğru hesaplamaları da bu dönemlerde önem arz ediyor.”

Türk işadamlarının Ukrayna’ya olan pazar araştırma gezilerinde son dönemde belirgin bir düşüş olmadığına dikkati çeken Aytaç, “Türk işadamının, yatırımcısının Ukrayna’ya ilgisi her geçen yıl artıyor ve bu sağlıklı bir durum. Ülkemizden çok farklı sektörlerden ve kurumlardan heyetleri derneğimizde konuk ediyor, onların Ukrayna ekonomisi hakkında doğru bir biçimde bilgilenmesini temin etmeye çalışıyoruz. Yalnız dernek olarak, senede bu tarz 15-20 oda, dernek ve kurumu misafir ettiğimizi söyleyebilirim ve bu rakam hiç de küçümsenmeyecek bir rakam” diye konuştu.

“Ülkenin uygun maliyetli dış kredilere ulaşması oldukça önemli”

Ekonomik gelişmelerin Ukrayna’da sosyal, ekonomik ve politik yaşama etkilerine ilişkin değerlendirmeler yapan Aytaç, ülkedeki cari açık, dış krediler ve enerji sorununa değinerek, politik çekişmelerin işadamlarınca uzaktan takip edilen konular olduğunu, ancak detaylara inmeden büyük fotoğrafı da görmeye çalıştıklarını anlattı.

“Neticede enflasyon ve döviz kurunun son 4 yıldır neredeyse sabit kaldığını, hükümetin ekonomik ve sosyal istikrar için bunu önemli gördüğünü ve bu konuda hedeflerine bugüne kadar ulaştığını söyleyebiliriz” diyen Aytaç, ancak cari açık veren ve dış borcu bulunan Ukrayna’nın 2014 yılında, hem doğalgaz, hem dış borç ödemeleri hem de ülkenin ihtiyacı olan yatırımlar için uygun maliyetli dış kredilere ulaşmasının çok önemli olduğunu ifade etti.

Bölgedeki Türk işadamlarının Ukrayna’ya yatırım yaparken kısa değil, orta ve uzun vadeli düşünmeleri gerektiğini, kaderlerini yalnız bu ülkedeki gelişmelere bağlamamalarını öneren Aytaç, sözlerini şöyle tamamladı:

“45 milyon nüfusa sahip dost ve komşu ayrıca büyük potansiyel arz eden Ukrayna’nın, mutlaka firmalarımızın yatırım radarında olması gerek. Dünyanın en verimli toprağı olan karatoprağın %25′ine sahip, Avrupa’nın tarım yapılabilir alanının üçte birini sınırları içerisinde bulunduran Ukrayna’ya özellikle tarım sektöründe girişimcilerimiz ilgi göstermeli. Ukrayna’da, yarın işler çok düzeldiğinde herkes zaten burada olmuş olacak ve o gün pazara girmek, yatırım yapmak için çok daha maliyetli olabilir.”

Anadolu Ajansı, Musab Turan