New York’ta The Met’le başladı sanatta “yeni sürpriz” peşinde

26 Ekim 2011 0 Yazar: admin

haber

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

New York’ta The Met’le başladı sanatta “yeni sürpriz” peşinde

ABD’nin dünyaca ünlü Metropolitan Müzesi’ndeki İslam eserleri bölümüne adını veren Koç Ailesi, bu alanda yeni proje bakıyor. Rahmi Koç, “Türk adının böylesine büyük kuruluşlarda anılmasını sağlamayı…

New York’ta bulunan Metropolitan Müzesi’ndeki (The Met) “Arap Ülkeleri, Türkiye, İran, Orta Asya ve Geç Dönem Güney Asya Galerileri” 8 yıl süren bir yenileme çalışmasının ardından gün yüzüne çıktı, islam eserleri bölümünde Koç Ailesi adına iki galeri açıldı. Bu galerilerin ismi 75 yıllığına “Koç Family” adını taşıyacak.
The Met yılda ortalama 4.5 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. İslam Eserleri Bölümü’nde, 15 yeni galeri ile ziyaretçilerini 1 Kasım’dan itibaren karşılamaya başlayacak olan müzedeki “Halılar, Kumaşlar ve Büyük Osmanlı Dünyası ile Osmanlı Saray Sanatları (14.-20. Yüzyıllar) Galerileri “Koç Ailesi”nin adını taşıyor.
Galerilerin açılış törenine Koç Holding Yönetim Kurulu Şeref Başkanı Rahmi Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Metropolitan Müzesi Yönetim Kurulu Başkanı Daniel Brodsky katıldı.

‘Sırada bekleyenler var’
Müzenin bir önceki CEO’su Philippe de Montebello’dan gelen bir davet üzerine yenilenme çalışmaları süren İslam Eserleri Bölümü’ne destek vermeye karar verdiklerini belirten Rahmi Koç, “Babam Vehbi Bey’in ve annem Sadberk Hanım’ın bizlere kattığı en değerli özelliklerden biri de müzecilik merakımız. Müzede adının yer almasını bekleyen onlarca destekçi var. Bize böyle bir teklifin yapılması karşısında onur duydum” dedi.
Metropolitan Müzesi’ndeki 459 ve 460’ncı galerilerin Koç Ailesi’nin adını taşıdığını vurgulayan Rahmi Koç, “Osmanlı İmparatorluğu’nun çok katmanlılığı bu iki galeride kapsamlı olarak karşımıza çıkıyor. Bilhassa Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki saray atölyeleri mutlaka görülmeli. Metropolitan Müzesi’ndeki, İslam Sanatları koleksiyonu alanında tüm dünyanın en iyi ve en kapsamlı koleksiyonlarından biri” diye konuştu.

75 yıl ‘Koç Ailesi’ yazılacak
Rahmi Koç, aile olarak sanat ve kültür mirasını koruma ve muhafaza etme konusundaki kararlılıklarının uzun yıllardır devam ettiğini de vurguladı. Yapılan anlaşmayla ilgili olarak da Koç şu bilgileri verdi: “Vehbi Koç Vakfı ile Metropolitan Müzesi’ne 10 yıl boyunca 1 milyon dolar olmak üzere toplam 10 milyon dolar destek verme kararımızı 2009 yılında aldık. 75 yıl boyunca da bu iki galeri Koç Ailesi’nin adını taşıyacak. Koç adı dünyada sanayi ve ticaret hayatında sıkça geçiyor. Ancak böyle bir kültürel alanda iki galeride birden adımızı görmek gerek Vehbi Koç Vakfı, gerek Koç Ailesi adına gerekse Türkiye için fevkalade önemli atılmış bir adım. Bu adımın vakfımızın kültürel faaliyetlerini başka bir boyuta taşıdığına inanıyorum.”
Koç, bundan sonraki dönemlerde bu alanda girişimlerini altına imza atmayı sürdüreceklerini ifade ederek, “Kültürümüze ait bu tür eserlerin paylaşılması için elimizden geleni yapmayı, Türk adının böylesine büyük kuruluşlarda anılmasını sağlamayı bundan sonra da sürdüreceğiz” dedi.

Medeniyetin izi sürülüyor

Metropolitan Müzesi Müdürü Thomas Campbell, “15 yeni galerimiz İslam Medeniyetinin Orta Asya’dan Kuzey Afrika’ya, Avrupa’ya, Orta ve Güney Asya’ya kadar 13 yüzyıldan uzun bir süre boyunca izlediği yolu, sırası ile takip etmekte. Konuklarımız galerilerin, İslam geleneğinin çoğul yaklaşımını ve fikirler ile ortak kültürel mirasımıza şekil veren sanatsal formların geniş bir coğrafyada çapraz tohumlanmasını sağladığını ifade eden muhteşem sanat eserleri ile dolu olduğunu keşfedecekler” dedi. Koleksiyon dâhilinde, batıda İspanya’dan doğuda Hindistan’a kadar uzanan bir coğrafyaya ait 12 binden fazla sanat eseri bulunuyor.

Müzede 459 ve 460 no’lu 2 galeri “Koç Ailesi” adını taşıyor

Koç Ailesi’nin adını verdiği 459 ve 460 numaralı galerilerde 14.-20. yüzyıl dönemine ait olan halılar, kumaşlar, Osmanlı dünyası sanatı örnekleri sergileniyor. Sanat eserleri 325 metrekareden geniş, 8 metrelik tavanları olan büyük mekanlarda sergilenerek. Burada saraya, vilayetlere ve köylere ait sanatlarının zengin çeşitliliği gösterilecek. Koleksiyonun güçlü yönleri arasında, İstanbul’daki Sultan Süleyman yönetimi dönemindeki saray atölyeleri ve Müze’nin eşi benzeri olmayan Osmanlı halı, kumaş, silah ve zırh koleksiyonu sayılıyor.

Kaçırılan eserler geri getirilsin mi?

Geçmiş dönemde Türkiye’den yurtdışına kaçırılmış olan tarihi eserlerle ilgili olarak görüşü sorulan Rahmi Koç, “Onlar zaman zaman Türkiye’ye dönüyor, döneceği yerlerde Türk malı olarak teşhir edilmesi çok daha mühim. Çünkü Türkiye’ye geldiği zaman birkaç ay bir alaka oluyor, ondan sonra yavaş yavaş bu alaka ortadan kalkıyor ve bu güzel eserler tozlanmaya mahkum oluyor.
Halbuki buralarda bırakılsa -tabii bizim malımız olarak bırakılsa- Türkiye’nin imajını dünya çapında çok daha yükseltir diye düşünüyorum” dedi.

http://m.milliyet.com.tr/NewsDetail.aspx?NewsID=1455208&CategoryIDs=3,11