Türk ve Rus yazarlar Kayseri’de buluştu

25 Nisan 2011 0 Yazar: admin
ataol11Erciyes Üniversitesinde düzenlenen ”İki Edebiyat, Tek Dünya: Türk ve Rus Edebiyatları Sempozyumu”, Rus ve Türk yazarları Kayseri’de bir araya getirdi.

Toplantıya katılan şair, yazar, çevirmen ve akademisyen Ataol Behramoğlu, Rusça eserlerin Türkçeye yoğun şekilde çevrildiğini ancak Türkçe eserlerin Rusçaya yeterince çevrilmediğini belirtti ve “Türk edebiyatının çevrilmesinin hızı zayıflamıştır. Bir eksiklik var. Kültür Bakanlığı’nın TEDA projesiyle Türk yazar ve şairleri çeviren çevirmenler ya da onu yayınlayan yayınevine bir destek sağlanacak, bu kapsamda yeniden bir hızlanma olabilir” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Erciyes Üniversitesi, Kapadokya Meslek Yüksekokulu ve Yeni Ufuklar Derneğinin iş birliğiyle gerçekleştirilen sempozyumun açılışı için Sabancı Kültür Sitesi’nde tören düzenlendi.

Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, törende yaptığı konuşmada, üniversitelerde bilimsel toplantıların belirli aralıklarla düzenlendiğini ancak edebiyat alanındaki bu tür toplantıların ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Şair ve yazarların ayrıcalıklı insanlar olduğunu ifade eden Keleştemur, ”Kabiliyetiniz olmasa bile çok çalışarak birçok meslek sahibi olabilirsiniz ama şair veya yazar olamazsınız. Onun için şair ve yazarlar ayrıcalıklı insanlardır” dedi.

Rusya Yazarlar Birliği Eş Başkanı Albert Lihanov da Rus edebiyatı ile ilgili Türkiye’de böyle bir toplantı düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Böyle bir toplantının Rusya’da da düzenlenmesi gerektiğini bildiren Lihanov, şunları söyledi:

”Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler her zaman büyük önem taşımıştır ancak bu tür toplantılar, bu ilişkilerin önemini daha da artırıyor. Bu tür sempozyumlar, Rus Edebiyatı’nın gelişmesi için büyük önem taşıyor. Rus edebiyatı eserlerinin Türkçeye çevrilmesi nedeniyle çok mutluyuz. Çevirmenlere şükran borçluyuz. Rusça eserlerin Türkiye’de okunmasını sağlayan herkese binlerce kez teşekkür ediyoruz.”

-TANITIMDA CİDDİ ZAFİYETLER VAR-

Toplantıya katılan şair, yazar, çevirmen ve akademisyen Ataol Behramoğlu da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusça eserlerin Türkçeye yoğun şekilde çevrildiğini ancak Türkçe eserlerin Rusçaya yeterince çevrilmediğini belirtti.

Türk edebiyatının tanıtım sorunu olduğuna dikkati çeken Behramoğlu, şöyle konuştu:

”Rus edebiyatı eserleri yoğun olarak 1940’lardan itibaren Türkçeye çevrilmeye başladı. 1960’larda benimle birlikte çok sayıda çevirmenin çalışmalarıyla çeviriler daha da arttı. Ancak Türkçe eserlerin Rusçaya çevrilmesi konusunda ciddi aksaklıklar var. Ruslar, Türkolog yetiştiriyor ancak bu Türkologlar edebiyattan çok tarih ile ilgileniyor. Türkiye’nin kendi edebiyatını tanıtmada ciddi zafiyetleri var. Özellikle Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ticari olarak bakıldığı için çeviriler daha da azaldı. Son dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleme uygulamasıyla yeniden artış başladı ancak bu da yeterli değil. Bu konuda daha önemli mesafelerin alınması gerekiyor.”

Sempozyumun açılış töreni, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerinin Rus kültürüne özgü çeşitli gösterileriyle renklendi.

İki ülkenin yazarları, eleştirmenleri, çevirmenleri ve edebiyat araştırmacılarını buluşturan sempozyum iki gün sürecek. Sempozyumda, Rusya’dan 13, Türkiye’den 14 edebiyatçı farklı oturumlarda sunum yapacak.

Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi konferans salonu ve Nevşehir’deki Kapadokya Meslek Yüksekokulu konferans salonunda devam edecek sempozyumda, ülkelerarası yayıncılık ve çeviri destek projelerinde yeni açılımlar, iki ülke edebiyatı ve çeviri ilişkileri, edebiyatların son 10 yılı, süreli yayınlar, edebiyat ve edebiyatın birleştirici rolü gibi konular ele alınacak.

Türk edebiyatının önemli ismi Ataol Behramoğlu, Kayseri’de katıldığı “İki Edebiyat, Tek Dünya: Türk ve Rus Edebiyatları Uluslararası Sempozyumu”nda iki edebiyat arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.

Özellikle Rus edebiyatının 19.yüzyılda dünya ölçüsünde çok büyük bir yere sahip olduğunu ve Türk çevirmenlerin bu yüzyılın sonralarına doğru Rus edebiyatına dair çevirilerde de bulunduğunu belirterek, “Öyle yazarlar var ki Tolstoy, Dostoyevski, Çehov gibi, 19.yüzyılda dünya edebiyatının en ön sıralarında yer aldılar. Dolayısıyla Türkçemize de 19.yüzyılın sonlarından itibaren büyük Rus klasikleri çevrilmeye başlanmış. Özellikle 1940’lı yıllarda da Milli Eğitim Bakanlığı’nın o büyük yayıncılık etkinlikleri arasında, Rus klasiklerinin de hemen hepsi dilimize çevrilmiştir. 1960’lar ve 60’larda sonra aralarında benim de olduğum pek çok çevirmen, Rus edebiyatının çağdaş pek çok yazarını da dilimize çevirmiştir” dedi.

Türk edebiyatının Rusça’ya çevrilmesi hakkında da ciddi bir eksiklik olduğunu belirten Behramoğlu, “Açıkçası Sovyetler Birliği döneminde ciddi bir çeviri etkinliği gerçekleşmiştir. Özellikle de toplumcu yazarlarımız. Tabi Nâzım Hikmet Rusya’da bulunduğu için çok etkileyici olmuştur Türk edebiyatının tanınması bakımından. Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir gibi, daha yeni yazarlardan Bekir Yıldız gibi pek çok yazarımız Rusya’ya çevrildi. Ancak bu perestroyka (yeniden yapılanma) döneminde Rusya’nın yapısı da değişti. Türk edebiyatının çevrilmesinin hızı zayıflamıştır. Nobel alan arkadaşımız da Nobel aldığı için çevrildi. Bir eksiklik var, bir eksiklik söz konusu” şeklinde konuştu.

Kültür Bakanlığı’nın TEDA adlı bir projesinden de bahseden Behramoğlu, bu projede Türk yazar ve şairleri çeviren çevirmenler ya da onu yayınlayan yayınevine bir destek sağlanacağını bildirerek, bu kapsamda yeniden bir hızlanma olacağını söyledi.

Aynı zamanda Rus Edebiyatı hocası da olan Behramoğlu, kendi kitaplarının birçok dile çevrildiğini, ancak bir tek Rusça’ya çevrilmediğini ifade ederek, “Demek ki bu konuda ciddi bir eksiklik var. Bir tek Nâzım Hikmet’i iyi biliyorlar, orada yaşadığı için. Rus kültür insanları ve Rus okurları, Türk şiiri hakkında hiçbir bilgiye sahip değiller ne yazık ki” diye konuştu. (AA, İHA)