Ticarete ruble darbesi, Melis Kobal

18 Aralık 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

osmanbey 1

“Şu anda hiçbir hareket yok.” 20 yıllık tekstilci Ali Ulvi Orhan, Osmanbey’deki durumu böyle özetliyor. Rusya’da rublenin çöküşü, yaptırımlar ve ucuz petrol ile zayıflayan ekonomi bölgeden Türkiye’ye ticaret için gelenleri bıçak gibi kesti. Aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Eski Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği Başkanı da olan Ali Ulvi Orhan, Rusya’da krizin gittikçe derinleştiğini söylüyor, “Rublenin bu seviyeleri ile bizim piyasaların mal satabileceğine inanmıyorum” diyor:

“Şu anda o bölgeden yaprak kıpırdamıyor. 1 dolar 30 rubleden 45’e çıktığında işler zaten bıçak gibi kesilmişti. Zaten sadece Rusya ve Ukrayna’ya çalışanların cirosu yüzde 40-50 düşmüştü. Dolar/ruble 80’lere yaklaştı. Kısa dönemde ümitli değilim. Asıl korkum; yaz dönemi siparişleri kaçabilir. Satışlarımızın yüzde 40’ı Rusya ve komşularına yönelik”

 

aliulvi orhan_1

Ali Ulvi Orhan’a göre ruble mevcut seviyeleri korursa sipariş almaları zor.

 

2014 başında bir dolar 33 ruble, eylülde ise 36 rubleydi. Hafta başında 1 dolar 53 ruble iken dün 80’i aştı. Son 6 ayda rublenin dolar karşısındaki kaybı yüzde 80’i geçti. Rusya Merkez Bankası’nın faizleri yüzde 10.5’ten 17’ye çekmesi de rubleyi durdurmaya yetmedi.

“Beklemekten başka çare yok”

Rusya ile ticaretin merkezindeki Laleli’de de gelişmeler an be an takip ediliyor. Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca bir yandan bilgisayarında dolar/ruble paritesini takip ederken, diğer yandan da telefonda sorularımızı yanıtlıyor. Eyyüpkoca sözlerine “Bir sürü sipariş iptali var” diyerek başlıyor:

“Biz çok etkileniyoruz. Bizim pazarımızın yüzde 27’si Rusya, yüzde 17’si Ukrayna. Geçen sene 1 malı 10 dolara sattığımızda, karşılığı 300 rubleydi. Şimdi 700 ruble oldu. Siparişlerde yüzde 60-70 düşüş var.”

Al Jazeera’ye konuşan Eyyüpkoca, bölgedeki otel rezervasyonlarında yüzde 70 düşüş olduğunu ve beklemekten başka çare kalmadığını ifade ediyor.

 

 

“Parasını gönderemeyen firmalar var”

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi de rublede yaşanan kayıpların sektöre ciddi hasar verdiğini, firmaların mal alımını kestiğini anlatıyor. Tanrıverdi, gerek Türk gerekse Rus şirketlerinin borçlarını ödemekte zorlandıklarını vurguluyor:

“Türk firmaları dövize dönemiyor. Buradaki borrçları gönderemiyorlar. Ciddi şekilde parasını gönderemeyen firmalar var. Bizim için 6 ila 12 ay arasında sıkıntı olacak. Resmi rakamlara göre Rusya pazarı tekstilde lider pazarlardan biri değil. Diğer ülkelerle açığı kapatırız ama bavul ticaretini etkileyecek.”

 

“Sebze-meyvede siparişler düştü, pazarda fiyat ucuzluyor”

Rusya ile ticaretin vurduğu bir diğer sektör de yaş meyve-sebze. Antalya Toptancı Hal Komisyoncuları Derneği Eski Yöneticisi Hurşit Peker, son bir haftada siparişlerin yüzde 50 azaldığını anlatıyor. Pekerler Yaş Sebze Meyve Şirketi Genel Müdürü Hurşit Peker özellikle narenciye ve domateste talebin düştüğünü söylüyor. Al Jazeera’ye konuşan Peker, iç piyasada fiyatların düştüğünü, her gün 20 kuruş indirimle mal sattıklarını anlatıyor.

“İhracatçılar iflasın eşiğinde”

Rusya’nın AB ve ABD’ye gıda ithalatına ambargo uygulamasıyla umutlanan Türk ihracatçısı şimdi rubledeki kayıpları nasıl toparlayacağının hesabını yapıyor.

Konuyla ilgili olarak, 5 birlik başkanı; Batı Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Dr Salih Çalı, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Ünal, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak ve Doğu Karadeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan ortak bir bildirge yayınladı:

Ruble’ nin ambargo sonrası geçen zaman içerisinde %60-70’lere varan oranlarda değer kaybetmesi ve Rusya pazarında Ruble ile 3 aya varan vadelerde satış yapıyor olmasından dolayı ihracatçılarımızın alacaklarının %60-70 oranında erimiş olması, ihracatçılarımızı iflasın eşiğine getirmiştir.Ambargo dolayısı ile oluşan beklenti nedeniyle ürün fiyatlarının katlanması, arz ve talep dengesinin bozulması ve diğer tedarikçi ülkelerden Rusya pazarına beklentilerimizin çok üzerinde ürün arzının gerçekleşmesi sebebi ile ihracatçılarımız yüksek fiyatlarla aldığı ürünleri Rusya pazarında büyük zararlarla satmak zorunda kalmıştır.  Ambargo vesilesi ile Avrupa Birliği üye ülkelerinin ürünlerini yine Avrupa Birliği sınırlarında satmak durumunda kalması, AB pazarında da ticaretimizi baltalamıştır. İhracatçılarımızın uğradıkları zararların bir nebze olsun telafisinin sağlanabilmesini teminen acilen önlem alınması gerekmektedir.”

En çok tekstil ve otomotiv ihracatı var

Türkiye, Rusya’ya en çok otomotiv ve tekstil sektöründe ihracat yapıyor. Bu iki sektörde de on bir ayda sırasıyla yüzde 31 ve yüzde 25 kayıp var.

Türkiye ile Rusya arasında ihracat 2003’teki 1.3 milyar dolar düzeyinden 7 milyar dolara yaklaştı. İthalat ise 5.4 milyar dolardan 25 milyar dolara çıktı. Son 10 yılda iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 5 kat artış gösterdi.

Toplam ticaret hacminin bu yıl 32 milyar dolar olması bekleniyor. İki ülkenin 2023 hedefi ise 100 milyar dolar.

İhracattaki artışın yanı sıra son 20 yılda Türkler, Rusya’da 1500 müteahhitlik projesi gerçekleştirdi, 50 milyar dolarlık inşaata imza attı. Ruslar da Türkiye ile Akkuyu’da yapılacak 22 milyar dolarlık nükleer santral projesi için el sıkıştı. Henüz inşaat başlamadı, santralin 2020’de devreye girmesi ve Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 6’sını karşılaması planlanıyor. Rusya’nın Türk turizmine de katkısı büyük. Rusya, ziyaretçi sayısı bakımından 4,2 milyon turistle Almanya’dan sonra ikinci sırada.

 

 

Kaynak: Al Jazeera