”Teşekkürler Türkiye, Teşekkürler Almanya, Teşekkürler Amerika”

18 Şubat 2008 0 Yazar: admin

Image

Cumartesi günü bağımsızlığını ilan eden Kosova, sokaklarında çekilen görüntülerde, Türk, Alman, Fransız ve Amerikan bayraklarının duvarlara resmedildiği ve yanlarına “”teşekkürler”” yazıldığı görüldü. Bu resimler altında dans ederek bağımsızlıklarını metrelerce uzunluğundaki pastayı keserek kutlayan Kosovalı’lar şimdi dünyadan gelecek tepkiyi bekliyorlar.

 

 

Türkiye görüşüyor

Kosova’nın bağımsızlığını ilan ettiği saatte, Ankara’da Dışişleri Bakanlığı’nda konu masaya yatırıldı. Dışişleri Bakanı Ali Babacan başkanlığında yapılan toplantı sonrasında, Ankara’nın tanıma ile ilgili değerlendirmesinin ”süreceği” kararlaştırıldı.

Ankara’nın, Kosova’nın bağımsızlığından yana olan tavrı, biliniyor. Cumhurbaşkanı Abdulah Gül de, daha önce Sırbıstan’a yaptığı ziyarette, Belgrat’tan önce Priştina’ya gitmişti.

Ankara, Kosova’nın bağımsızlığını tanıma konusunda acele etmiyor ancak nihai tanıma kararının “”her an””  alınabileceği belirtiliyor.

Ukrayna bekliyor

Rusya’nın kesinlikler karşı olduğu Kosova’nın bağımsızlığına Ukrayna’dan net bir tepki gelmedi.  Ukrayna’nın, Kosova’nın bağımsızlık kararına Pazartesi ya da Salı günü tepki vereceğini belirten Dışişleri Bakanı Vladimir Ogrizko,  Ukrayna’nın bu konudaki pozisyonu netleşmiş değil, Kosova’daki gelişmelerin, Ukrayna’nın  AB süreci ile ne kadar örtüştüğünü görmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Kosova’nın Bağımsızlığını Destekleyen Ülkeler

Türkiye, ABD, İngiltere, Almanya, İtalya, Arnavutluk, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Finlandiya, İsviçre, İsrail, Vatikan, Hırvatistan, Danimarka, Makedonya, Macaristan, Belçika, Japonya, Hollanda, Slovenya, İsveç, Norveç.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi tanıyacak
Bu arada, İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (UOK) Başkanı Mario Pescante, Kosova’nın bağımsızlığını tanıyacaklarını bildirdi.

Pescante, “Kosova’nın bağımsızlığı UOK tarafından kesinlikle tanınacaktır. Bunu önceden söyleyebilirim” dedi.

Rusya, Romanya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İspanya bağımsızlığa şiddetle karşı çıkıyorlar.

Kosova’da bağımsızlık süreci

Kosova Başbakanı Haşim Taçi, bugün toplanan Kosova Parlamentosu’nda Kosova’nın bağımsızlığını ilan etti. Taçi, “Kosova bugünden itibaren gururlu, bağımsız ve özgür olacak” dedi.

Barış içinde geçen 500 yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminin ardından yeniden Sırp hakimiyetine girdi. 1990’lı yılların sonunda Sırp güçlerinin katliamlarıyla kan gölüne dönen Kosova, NATO operasyonu sonrasında 9 yıldır Birleşmiş Billetler gözetimindeydi. İşte Kosova’nın hep mücadeleyle geçen hareketli tarihi… 

Balkanların tam göbeğinde yer alan Kosova, 14’üncü yüzyıla kadar Sırp İmparatorluğu’nun merkezi oldu. Slavlarla Arnavutların birlikte yaşadığı bu bölge, 1389’da Sırpların büyük bir yenilgiye uğradığı Kosova Savaşı’nın ardından Osmanlı hakimiyetine girdi.

Sırplar bu yenilgiyi hiç unutmadı, savaşın kaybedildiği tarih Sırp milliyetçiliğinin milatlarından biri oldu. Osmanlı yönetiminde Arnavutların çoğunluğa sahip olduğu Kosova, I. Dünya Savaşı’ndan hemen önce 1913’te yeniden Sırpların kontrolüne geçti, ardından Yugoslavya’nın bir parçası oldu.

1974’e gelindiğinde Kosovalı Arnavutlara özerklik tanındı ama dönemin Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç 15 yıl sonra, hem de Osmanlı yenilgisinin 600’ncü yıldönümünde Kosova’nın özerkliğini geri aldı. Miloşeviç’in hamlesi Kosova’yı savaşa götüren sürecin de başlangıcı oldu.

1991’te ilan ettikleri tek taraflı bağımsızlık yankı bulmayınca Arnavut liderler önce pasif direniş başlattı, ardından da Kosova Kurtuluş Ordusu Sırp hedeflerine yönelik saldırılar düzenledi. Saldırıları, büyük ve şiddetli bir Sırp askeri harekatı takip etti.

1992-1995 yıllarındaki Bosna savaşıyla kan gölüne dönen Balkanlar, yaklaşık 3 yıllık biraradan sonra yeni katliamlara tanıklık etti.

Sırpların saldırılarında yaklaşık 10 bin Kosovalı Arnavut hayatını kaybetti. Arnavut nüfusun yarısı, yaklaşık 800 bin kişi, Arnavutluk, Makedonya ve Karadağ’a sığındı. Bir bölümüyse çatışmalar sona erene dek Türkiye’deki kamplarda kaldı.

ETNİK TEMİZLİĞE GÖZ YUMULDU

Bosna’daki katliamlara seyirci kalan uluslararası toplum, bu kez Kosova’da etnik temizliğe doğru giden gelişmelere göz yumdu.

Yapılan görüşmelerde Miloşeviç’in geri adım atmamasının ardından Mart 1999’da NATO uçakları Sırp hedeflerini vurmaya başladı. 1999 yazında Kosova’dan çekilen Sırp güçlerinin yerini 100 bin NATO askeri aldı. Kosova, artık Birleşmiş Milletler kontrolündeydi.

Savaş sona ermişti ancak idari anlamda belirsizlik yıllarca sürdü. 2001’de düzenlenen seçimlerin ardından oluşan parlamento, 2002’de “Balkanların Gandi’si” olarak bilinen “İbrahim Rugova’yı” başkan olarak seçti. Ancak, hala yönetim Birleşmiş Milletler’de, egemenlik haklarıysa Belgrad’daydı.

Bu dönemde Sırbistan’da çalkantılı bir süreçten geçiyordu, 2001’de Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ne teslim edilen Miloşeviç, 2006’da yargı süreci tamamlanmadan öldü.

Yeni sırp yönetimi, 2004’te Kosova’ya geniş özerklik tanınmasını önerdi ve bu pozisyonunu uluslararası toplumun arabuluculuğunda, Kosova’nın nihai statüsünün belirlenmesi için 2005’te başlatılan görüşmelerde de korudu.

İşte Kosova’nın Bayrağı

Ancak yıllarca bağımsızlık peşinde koşan Kosovalı Arnavutlar özerkliği yeterli görmedi. Ocak 2006’da kansere yenik düşen İbrahim Rugova ise, ömrünün büyük bölümünü adadığı mücadelesinin bağımsızlık ilanıyla sonuçlandığına tanık olamadı.

Taraflarla yaptığı temasların ardından Birleşmiş Milletler’in Kosova özel temsilcisi Martti Ahtisari, Nisan 2006’da Kosova’ya uluslararası denetim altında bağımsızlık öngören planını açıkladı.

Rusya ve Sırbistan’ın plana muhalefetinin ardından, Sırplarla Kosovalı Arnavutlar arasında uzlaşma için yıl sonuna kadar süren yeni bir müzakere süreci başlatıldı.

Son fırsat olarak gösterilen müzakereler 2007 Aralık’ında uzlaşma olmadan sona erdi.

Ve, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları siyasi belirsizlikten kaynaklandığına inanan Kosovalı Arnavutlar, daha fazla beklemeyerek bağımsızlık adımı atmaya karar verdi.

Kosova, geçen kasım ayındaki seçimi kazanarak başbakanlık koltuğuna oturan Kurtuluş Ordusu’nun eski komutanı Haşim Taçi ve başkan seçilen Fatmir Seydiu liderliğinde bağımsızlığını ilan etti.

RBK Ukraine, www.cnnturk.com ve www.ntvmsnbc.com’dan derlenmiştir.