Tarih ve Coğrafya: 100 Grivin, Berat YILDIZ

2 Kasım 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

Kiev Rusyası döneminde kullanılan ve bugünkü banknotlarda ön yüzün alt kısmındaki rakamın yanında yer alan baklava dilimli obje Ukrayna resmi para birimi Grivna’nın ilk örneği olarak kabul edilir. Ukrayna bağımsızlığı sonrası Grivna tekrar para birimi olarak 1992’de dolaşıma girdi. O dönemin en büyük banknotu olan 100 Grivin de Ukrain halkının en büyük tarihi şahsiyeti olarak kabul gören Taras Şevçenko portresi ile darp olundu.

A-Tarih

Bazı kısmi tartışmalar olsa da Taras Şevçenko Ukrayna’nın en çok saygı gören ismidir. Ukrayna’nın modern manadaki bağımsızlığının temel alındığı fikirlerin bütün Ukrayna ve Rusya coğrafyasına yayılmasını sağlaması yanında, Avrupa’da süre giden milliyetçilik fikrinin Ukrayna sathında uygulanmasının edebi temellerini de atan, birçok Ukrain’in tavsif ettiği üzere Ukrain halkının öz evladıdır. 1814’de doğan ve ancak 47 yıl yaşayan bu büyük ozan yaşamının 24 senesini bir serf olarak geçirdi. Yetenekli olması ve Çarlık başkentine efendisinin yanında giderek oradaki yazar ve ressamların dikkatini çekmesi neticesinde özgürlüğünü kazandı

Şevçenko’nun hayatını Rusya imparatorluğunda otokratlığın şampiyonu Çar Birinci Nikola döneminin büyük bir kısmına rastladığını düşünerek değerlendirmek gerekir. O dönemin kitapları elinize geçtiğinde ilk sayfasında sansür kurulundan geçmiştir şeklinde bir ifade ile karşılaşırsınız. Çarlığın onay verdikleri haricindeki yayımların okuyucu ile buluşma şansı yok gibidir bu dönemde. Bu yüzden Poltava savaşı sonrasında akamete uğrayan Ukrain milli fikirlerinin yaygınlık kazanamayacağını aksine silinmeye doğru gittiği göze çarpar.

Dönem yazarlarının çoğunlukla siyasi meselelerin çok uzağında eserler verebildiği gerçeği göz önüne alındığında Şevçenko’nun 1840’da Kobzar’ı yayımlaması Ukrayna tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Ukrain milliyetçiliği etrafındaki modern siyasi düşünceler ilk defa hem de Ukraince olarak ifade edilmiştir böylelikle. Dönemin Rus yazarlarının Ukraincenin köylülerin konuştuğu ve asla bir yazı dili, edebiyat dili olamayacağı konusundaki kanaatlerini kırabilmiş bir eserdir Kobzar. Şevçenko’nun çağdaşı olan büyük yazar Nikola Gogol da Ukrain idi ama sadece Rusça yazabildiğinde edebiyat dünyasında yer bulabileceğini düşünüyordu.

Kobzar’ı okuduğumuzda Şevçenko’nun Ukrayna’nın bağımsızlığı konusundaki yazdıklarının döneme göre gayet sıra dışı olduğunu ifade edelim. “Bizim olmayan bizim vatanımız” şeklinde tanımladığı Ukrayna’yı hâkimiyeti altına alan Pyötr gibi çarlara karşı öfkesini satırlara dökmekten hiç de geri kalmaz. Rus orduları safında komutan olarak görev yapan Yakiv De Balmen’e ithaf ettiği Kafkas isimli şiirinde yakın arkadaşı Balmen ve Rus ordusundaki Ukrainlerin bağımsızlıkları için mücadele eden Kafkas halklarına karşı savaşmalarını öfke ile karşılar. Sempati ile karşıladığı bu mücadeleyi Ukrayna’nın da gerçekleştirmesi gerektiğini ifade eder satırlarında Şevçenko.
Ukraincenin ilk defa derli toplu olarak kullanıldığı Kobzar’da bol miktarda Türkçe kelime de var. Evvela kitabın ismi Kobzar eski Türk çalgısı olan kopuzdan geliyor. Kobzar da kopuzu çalan demek zaten. Bir kısmının gözleri görmeyen kobzarlar köy köy gezerek Ukrain halk şarkılarını icra ediyorlardı. Bu tarz örnekleri rahatlıkla Anadolu’da da bulabilirsiniz. Yine başka önemli bir şiirin ismi de Haydamaki. O da Türkçe bir ibare olan haydi kelimesinden gelir, hayda yapanlar, haydut, hajduk vs şeklinde bugün hala muhtelif dillerde sıklıkla kullanılır.

B- Coğrafya

“Öldükten sonra en yüksek yerde
Yeşil bir tepede olsun isterim mezarım
Hemen oracıkta Ukraynam görünsün
Rüzgarlar bana selam getirsin oradan”

Taras Şevçenko böyle yazıyor Vasiyet isimli şiirinde. Mezarı Ukrayna’nın sembolü olarak kabul ettiği Dinyeper nehrini görsün istiyor. 47. yaş gününün hemen ertesi günü vefat eden Şevçenko evvela Petersburg’da gömülse de naaşı vasiyetine uygun olarak çok sevdiği Kiev ile Çerkasy oblastlarının Dinyeper üzerindeki sınırında bulunan Kaniv şehrine törenle taşındı ve defnedildi.

Kaniv 25 bin kişinin yaşadığı şirin bir ilçe. Hemen Dinyeperin yanında olması kenti daha da yeşil hale getirmiş. Yazın nehir kenarında çok sayıda kişiye güneşlenirken rastlayabilirsiniz. Şehrin isminin Han kelimesinden Hanın şehri kelimesinden geldiğine dair yadsınamaz bir görüş de var.
Kaniv’e Kiev’den Dinyeper’in hem sağından hem de solundan girebilirsiniz. Çerkasy yolunu Pereyaslav Himelnitski tarafından kat edebileceğiniz gibi Ukrainka, Reçişiv tarafını da tercih edebilirsiniz. Ayrıca gemi ile Kiev’den Kaniv’e ulaşmak mümkün.

Kaniv’i Kaniv yapan yer ise elbette Taras Şevçenko’nun mezarının bulunduğu Taras Tepesi. Önceleri Çerneça tepesi olarak da isimlendirilen tepeye araba ile çıkmak mümkün olsa da sahil tarafından merdivenleri kullanarak çıktığınızda biraz yorulursunuz ama dev ağaçların, arada fıskiyelerin bulunduğu alanları da görürsünüz. Anıtın hemen arkasında henüz yeni restore edilen ve bir sene önce açılan Taras Şevçenko Müzesini görebilirsiniz. Müze dâhilindeki multimedya sistemlerini kullanarak Şevçenko’nun hayatı hakkında bilgi de edinebilirsiniz. Müze çok hoş bir tasarıma sahip ve Şevçenko’nun şiirlerinde geçen figürlerin tabloları da duvarları süslemekte.
Şevçenko iyi bir ressam olarak da bilinir. Bazı karakalem çalışmalarının tıpkıbasımlarına müzede rastlamak mümkün. Kobzar’ın dünya dillerine çevrilen eselerinin birer örneğinin bulunduğu bir kısım da var. Burada Kiev Taras Şevçenko Üniversitesi Türkoloji Bölümünde vazife yapan Tudora Arnaut Hanımın Türkçeye kazandırdığı Kobzar’ın bir örneğini de görmek memnuniyet verici. Yine müzenin bulunduğu alanda Taras’ın evi adıyla geleneksel Ukrain köy evi de mevcut.

Şehrin içinde de birkaç müze mevcut olsa da asıl ziyaret mekânı Taras Şevçenko’nun anıtmezarının bulunduğu alan. Merdivenlerin hemen yanında hediyelik eşya satın alabilirsiniz. Vaktiniz var ise hemen anıta giden merdivenlerin yanındaki Kinyaja Gora restoranında balık yemenizi tavsiye ederim. Denize kıyısı bulunması ve irili ufaklı birçok nehir barındırmasına rağmen balık kültürünün çok da zengin olmadığı Ukrayna’da yediğim en lezzetli balık burada idi.

Ukrayna’nın evladı Taras Şevçenko’nun ancak özetin özeti diyebileceğimiz hikâyesi böyle. Şevçenko adına çok zengin bir literatür var bilim dünyasında. Hayatı zorluklarla geçmiş ve büyük ihtimal ki çektiği sıkıntılar yüzünden erken yaşta vefat
etmiş Şevçenko vasiyet şiirinde Ukrainlerin kendisini şu şekilde hatırlamasını bekliyor.

“Ve beni bu büyük
Özgür ve yeni toplumda
Hayırla yâd edin
Ve Sessizce hatırlamayı da unutmayın”

Berat YILDIZ
[email protected]