Tarih, Coğrafya ve Para: 5 Grivin – Berat YILDIZ

12 Ağustos 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

Avrupa Şampiyonası sonrası ülkemiz spor yazarlarının da dâhil olduğu yazar zümresinin Kiev ile alakalı yazılarına göz atıldığında hepsinin mutlaka kentin ne kadar yeşil olduğundan dem vurduğu ve klasik orman içinde şehir tanımlaması yaptığı göze çarpar. Kiev’de belirli bir süre yaşayanlar için, bu yeşille bezenme durumu ülkemiz şehirleri ile karşılaştırmalar yapıldığında Kiev’in gıpta ile bakılan önemli bir özelliği olarak öne çıkar. Neredeyse bazı noktalarda küçük bir denize dönüşen ve geçtiği yerlerde engin doğal alanlar üreten Dinyeper’in ülkeyi ikiye bölmesi yanında geçtiği bütün kentleri de doğal miras alanlarına çevirdiğini görüyoruz.

5grivin

Toplumların evvela yerleşmek için nehir kenarlarını tercih ettiği bilinen bir olgu. Ukrayna, gerek uçsuz bucaksız verimi yüksek ekili alanları gerek ise 3 büyük nehrin (Dinyeper, Dinyester, Tuna) yeşile büründürdüğü tabiatı ile dünyanın en talihli ülkelerinden birisidir.

Bu coğrafi özellikler yanında, günümüz Ukrayna toprakları bulunduğu yer itibariyle kavimlerin bir geçiş alanı olma özelliğini de taşır. Hun kavimlerinden, otokton Slav halklarına, Türkî Kıpçak topluluklarından, savaşçı Kafkas halklarına değin geniş bir topluluk zümresi günümüz Ukrayna topraklarını kendine yurt edinmiş ve hâlihazırdaki Ukrain kültürüne şu veya bu şekilde katkıda bulunmuşlardır.

Böylece Ukrayna’nın her bir köşesinin kendine has ve her biri birbirinden farklı şekillerde temayüz eden kültürel habitatı oluşmuştur zamanla. Tarih ve coğrafyanın birbiriyle ilişkisinin kavşak noktasında bulunan bir ülkenin de kültürel ve doğal mirasının oldukça zengin olacağı beklenen bir durum.

Zengin kelimesini zikretmişken ben de kendime başlangıç noktası olarak parayı, Ukrayna yerel para birimi Grivnayı esas aldım . Her bir banknot Ukrayna’nın siyasi ve kültürel varlığına katkıda bulunan önemli şahısların portrelerini taşıyor. Vladimir Veliki, Yaroslav Mudri, Bogdan Hmelnitski, İvan Mazepa, İvan Franko, Mihail Hruşevski, Taras Şevçenko, Lesya Ukrainka ve Grigori Skovoroda 1’den 500’e değin kupürlerde bulunan önemli şahsiyetler.

Bu yazı dizisine de öncelikle Ukrayna tarihindeki belki de en tartışmalı figür olan, 5 grivnide kendini gösteren Bogdan Hmelnitski’den başlıyoruz. İzleyeceğimiz yol evvela bir tarih bilgisi sunmak ve sonrasında da o şahsiyet etrafında seçtiğimiz bir yere gezinti yapmak şeklinde olacak.

 

“5 GRİVİN”

 

A-Tarih

İstanbul’daki Ayasofya’nın küçük kardeşlerinden olan Kiev’deki Sofya Kilisesinin bulunduğu Sofiyivski meydanında elindeki bulovasını Türkçe ifade edersek gürzünü Moskova’ya doğru çevirmiş olduğu halde atın üzerinde şaha kalkan bir heykel vardır. Gürzünü gücünü aldığı Moskova’ya yöneltir Bogdan Himelnitski. 19. yüzyılın ortasında yapılan bu heykelin asıl projesinde Kazak ve Rusların birbirine sarıldığı ve Himelnitski’nin Polonya bayrağını ezdiği, Yahudi ve Katolik Papaz’ı atın ayakları altına aldığı figürler de alt fonda yer alacak iken nihayetinde sadece Bogdan Himelnitski kalmıştır heykel kaidesinde.

5grivin

Katolik Lehler ile sürdürülen mücadele sırasında bazı zamanlarda Himelnitski’nin Osmanlı ve Osmanlı temsilcisi olarak Kırım Hanlığı ile ittifak kurduğu görülür. Bu yüzden de bazı tarihçilerce eleştirilir bile. Nihayetinde Ortodoks Moskova’nın desteğini alabilmek için 1654 senesinde Rus Çarlığı ile Kazak Meclisinin bulunduğu Pereyaslav kasabasında Pereyeslav anlaşmasını imzalayan Bogdan Himelnitski’nin temel düşüncesi Moskova’nın desteğini alıp Kazak Hetmanlığını Leh taarruzlarında korumak idi. Fakat Ruslara göre bu anlaşma Ukrayna topraklarının da Çarın hâkimiyetini kabullendiği manasına geldi ki bundan 23 sene sonra 1667’daki Andrusovo anlaşması ile Ukrayna toprakları Polonya ve Rusya arasında paylaşılmıştır. Polonya daha sonra kendisi de bu akıbete birkaç kez uğrayacaktır. Dinyeper’in akışı yönüne doğru olan sol taraf Çarlığa, sağ taraf ise Polonya hâkimiyetine girdi. Bundan sonraki süreçte arada Mazepa gibi durumu kabul etmeyen ve Çarlığa karşı ittifaklar arayan Ukrain liderler olsa da Taras Şevçenko’nun kültürel olarak Ukrain varlığının diriltilmesi olarak işaret edilen 1840 senesinde Kobzar’ı yayımlamasına kadar olan süreçte Ukrain milli hareketinin akamete uğradığı görülür.

Komutan Himelnitski aslında, Kazak varlığının devlet teşkilatı olarak betimleyebileceğimiz Hetmanlığı ayakta tutmak için günün getirdiği siyasi şartlar dâhilinde Polonya, Osmanlı-Kırım Hanlığı ve Rusya ile ilişkiler içinde bulunmuş ve gerek ittifaklar gerek ise mücadelelerle

nihayetinde Kazakları bağımsız bir idare altında toplamayı kendine gaye edinmiş yetenekli bir politikacıdır aynı zamanda. 2 sene İstanbul’da esaret altında da kalan Bogdan Himelnitski’nin çok iyi derecede Türkçe bildiğini ve Osmanlı elçileri ile Türkçe konuştuğunu da not edelim.

Anlaşmanın yapıldığı Pereyaslav kentinin yanına Himelnitski’nin eklenmesi 1943 senesini bulur. Sovyet tarih yazımında Drujbi Narodov olarak lanse edilen politika çerçevesinde tarihten bazı figürler tekrar günün ve Sovyet Devletinin amaçlarına uygun olarak yeniden yorumlandı. İkinci Dünya Savaşının en çetrefilli zamanlarında Pereyaslav’a yapılan bu eklemenin nedenini anlamak zor olmasa gerek.

 

B-Coğrafya

Ukrayna’nın tarihinde önemli bir yeri olan anlaşmanın yapıldığı kasaba olan ve sonrasında da kenti Ukrayna tarihinin dönüm noktalarından biri haline Ukrain komutan hürmetine günümüzde Pereyaslav-Himelnitski olarak tesmiye olunan kent Kiev etrafında görülmeyi hak eden ilk yerlerden biridir.

Kiev’den Borispil istikametinde devam eden yol Borispil çıkışında ikiye ayrılır. Sola eğim yapan ana arter Poltava yönüne devam ederken sağa dönen yol Çerkasy tarafına gider. Pereyaslav-Himelnitski de Çerkasy yolunun üzerindeki ana kavşak noktası yakınındadır. Kiev merkezden otomobil ile yaklaşık bir saat mesafede bulunan Pereyaslav-Himelnitski 30 bin civarında nüfusu ile ilçe ölçütlerinde bir yerleşim ve aynı zamanda bir sayfiye yeridir. Ünlü boksör Vladimir Kliçko’nun da ilk önemli başarılarını Pereyaslav-Hmelnitski’deki Pedogoji Enstitüsünde iken kazandığını gururla ifade eder şehir sakinleri.

5grivin

Şehirde görülecek yerler iki ayrı alanda bulunuyor. Şehrin merkezinde evvela anlaşma anısına dikilen Rus ve Ukrain iki kadın figürünün olduğu büyükçe bir heykel var. Heykelin devamındaki caddede ise Taras Şevçenko Müzesi, Grigoriy Skovorada Müzesi, Kobzar Müzesi, Arkeoloji Müzesi gibi yerler sıra sıra yer alır. Sessiz bir bölge olması ve hemen karşısında park olması dinlenme açısından da imkân sunar ziyaretçiye. Yine Pereyaslav anlaşmasını oylayan Rada’nın aslına uygun olarak inşa edildiği bir alan da vardır kentte.

İkinci alan ise Pereyaslav Açıkhava Müzesinin olduğu bölüm ki burası bana göre Kiev etrafındaki Pirogova ve Buzova Açıkhava müzelerinin her ikisinden de daha esaslıdır. Letopisnaya caddesinin sonundan ilerleme suretiyle ulaşılması yanında Kaniv yolunun üzerinde, benzin istasyonunun olduğu yerden dönmek kaydıyla varılan ana girişinde otopark için mevcut alan da var.

İçinde 10’dan fazla müze barındırması yanında Ukrayna’nın muhtelif bölgelerinden geleneksel yapılara da yer verilmiş Pereyaslav Açıkhava

Müzesi kampüsünde. Girişinde İskitlere atfedilmekle birlikte semavi dinler öncesi göçebe halklarında görülen onlarca değişik formda balballar karşılar sizi. Bir zamanlar Deşt-i Kıpçak diye de adlandırılan günümüz Ukrayna topraklarının birçok köşesinde balballara rastlamak mümkün. Ekmek Müzesinde geleneksel Ukrain ekmek çeşitlerine dair örnekler görebilirsiniz. Yine Elişleri müzesinde de ülkemizde de devam ettirilen kanaviçe üzerine işlemeli öğeleri görmek imkânı var. Benim en çok ilgimi çeken yerlerden biri de Araba müzesi (veya kara ulaşım müzesi) oldu. Sovyet döneminde kolhozlarda kullanılan biçimsiz ama gösterişli traktörleri, tarım makinelerini görmek ilginç idi. Yine dekoratif el sanatları müzesinde günümüz Andriyivski yokuşunda küçük süpürgelerin üstüne bebeklerin konduğu şans getirici öğelerin aslının nasıl olduğu görülebilir. Müzeler arasında gezinirken tahtadan yapılmış heykellere de rastlarsınız. Pirogova’da da karşınıza çıkan ahşap kiliseler, değirmenler ve çan kuleleri burada daha iyi korunmuş vaziyette. Yine binası afilli Posta müzesini görmek de lazım gelir. Dinler tarihi ile ilgilenenler için ikonların bolca bulunduğu bir müze de var alanda. Uzay müzesi de var ama Jitomirde’ki Korolyev Müzesi kadar zengin değil. Kaynak makinesinin icatçısı sayılan Nikola Benardus adına da bir teknoloji müzesi var yine kampüste.

5 grivin

Bana göre Kiev etrafında Ukrayna toprakları üzerinde hem kırsal hem de kentsel gelişimi özetleyen en iyi müze Pereyaslav Himelnitski Açıkhava müzesidir. Kampüsün içinde yine sazlıkların örttüğü bir göl ve gölün ortasında da çok şık bir kuş yuvası var. Genellikle sakin olan müze dinlenmek ve temiz hava almak için de birebir. Sabahtan gidildiğinde hem Açıkhava müzesini hem de şehrin içindeki müzelerin birkaçını akşama değin gezebilirsiniz. Detaylı gezmek isterseniz 30’a yakın müzenin bulunduğu kent için daha fazla zamana ihtiyacınız olacak. Kent Dinyeper’e yakın olduğundan yazın birçok kişi serinlemek üzere bölgeye gitmiş iken buraları da görüyor.

5 Grivni’nın hikâyesi böyle. 10 grivni için tarihi olarak yaklaşık Bogdan Himelnitski döneminden 50 yıl sonraya coğrafi olarak da Pereyaslav-Himelnitski’nin kuzeydoğusundaki Poltova şehrine ve batısındaki Mazepintsi köyüne seyahat edeceğiz. Belki biraz da ülke dışına çıkarız. En az Himelnitski kadar tartışmalı bir figür etrafında dönen olaylara burada olduğu gibi tarihi ve coğrafi yönden bir göz atacağız.

 

Berat Yıldız