Sürüden ayrıl, Emre Akıncı

13 Ocak 2013 Kapalı Yazar: tuidnews

suruden-ayril-emre-akinci

2001 yılında Türkiye’de pek çok kişi, altı aya uzayan yeni araba sırasına girmiş, bol keseden faiz veren yeni yetme bankalara veya daha sonra çok Offff çektireceği bilinen bankaların off shore şubelerine paralarını yatırmıştı. Ben ise Konya’ya borsa eğitimi vermek üzere havalimanı yolundaki Cnntürk binasındaki abilerime uğradığımda, yan odada o zamanki merkez bankası başkanını görüp çok yakında ciddi bir kriz olacağını uluorta söyleyivermiştim.

O dönemde 24 yaşında ve ekonomi yorumu için hemen her gün canlı yayına çıkıyorsam da karamsarlıgımın kaynağı sadece her öğlen takip ettigim sıcak para göstergeleriydi. Malesef tam da ertesi gün devalüasyon oldu. Aslında benim durumu önceden bilmemin bilgili olmak ile alakası yoktu. Üşendiğimden öğle yemeklerini ofise sipariş edip odanın en köşesindeki müdiremin masasında yiyordum. Ve o dönem bir tek oun bilgisayarında olan pahalı bilgi ekranındaki istatistikleri kurcalıyordum. O yılllarda dünyada bilgi akışı yavaş, ve uluslararası anlık bilgi ekranlarının aylık ücretleri pahalıydı. Herkeste genelde borsaya odaklı yerel bilgi ekranları vardı. Aslında yaklaşan kriz son bir iki günde artarak yurt dışına çıkan parayı gösteren kırmızı işaretlerde kendini besbelliydi. O tarihte o pahalı bilgi ekranına kim sahiptiyse, durumu önceden görebilirdi.

Bugün ise dünyadaki en ufak bir haber yada veri, aynı saniyede internet ile herkesin ekranına, emailine yada telefonuna ücretsiz geliyor. Hatta dünyada yeni başlamış bir proje yada iş fikri hemen pek cok ülkede uyarlanmış bile oluyor. Aynı şekilde ilerleyen teknoloji ve hizmet sektörü ile dünyadaki yeni bir ürün ertesi gün masanıza geliyor. Rekabetin artması, benzer projelerin mantar gibi kopyalanması ve aynı caddede benzeri iş yerlerinin yanyana bitivermesi kimseyi saşırtmıyor.

Tüm bu gelişmelere büyük balığın küçük balığı üzerine soslar dökerek yediği globalleşmeyi eklemek gerek. Eskiden aslanın ağzında olan ekmek artık midesindedir; hatta sindirim sistemini geçmiş bile olabilir. Bu sebeple artık hem bireysel hem de şirket olarak sürüden ayrışmadan başarılı olma şansı yok gibidir.

Esnaf iseniz aynı mahalledeki rakiplerinizi geçmek için, onların yapmadığı şeyleri yapmak, daha erken açıp daha geç kapatmak, kişiye özel ek hizmetler vermek, farklı ürünleri sunmak zorundasınız. Öğrenci iseniz yetenek ve isteklerinize göre etrafınızdakilerden farklılaşmalısınız. Günümüzde üniversite mezunu olmak, ingilizce ve bilgisayar bilmek, 20 yıl önce sıfır araba alırken bir servet tutan airbag ,abs, klima, müzik sistemleri vb. bugün bedavaya verilmesi gibi standart oldu. Yani ingilizceye ek rusça, çince vb. gelecek vadeden ikinci bir yabancı dil öğrenmek, işinize göre bir üst eğitim almak ve klasik bilgisayar programlarından farklı programları kullanabilmelisiniz.

İşveren iseniz, personelinize kurumsal kültürde hızlı olabilmeyi öğretmeli, onları hem şirketinize hem de karlarınıza ciddi oranlarda ortak etmelisiniz. Mevcut pazarlarda gücünüzü korurken rakibin az olduğu dış pazarlara yönelmek zorundasınız. Rakiplerinizden uzaklaşabilmeyi göze almalısınız. Bu mantıkta kendini iyi yetistirmiş sermayesi az bir Türk genci için Ukrayna ve Rusya pazarları gelecek fırsatlarıdır. Bu coğrafyada rusça ögrenmek fırsatını yakalayarak bir üst eğitim alabilir, kendinize ikinci bir dil kazandırabilirsiniz. Ayrica bu süreçteki birikimlerinizle de buraya gelen ve Türkiye’deki rekabet ortamından uzaklaşan yatırımcılara da rehberlik edebilirsiniz. Türkiye’de işinin erbabı bir kobi iseniz burada markanızı çok daha yukarıya konumlandırabilir, Türkiye’de adınızı kimse bilmezken bir kaç yıl icinde sektöründe tanınan bir marka olabilirsiniz.

​ Ortak nokta olarak da Türkiye’den gelecek sermaye gücününe saygı duyar ve sadık kalırsınız, o gelecek sermaye gücü de sizin emek ve yerleşik durumunuza saygı duyarak hem yeni bir pazara güvenli bir sekilde girer hem de size belli bir ortaklık ve prim ortamı yaratarak karşılıklı bir kazan kazan fırsatı yaratır. Aslında yazdıklarım, yıllardır kendi üzerimde madalyonun her iki tarafındayken de uygulamaya çalıştığım sıradan tavsiyelerdir. Kim bilir belki beni de Ukrayna’da ansızın bir kurt kapacak ve bu yazı da hoş bir anı olacaktır. Ama son nefesimdeki sözüm, yine de denemeye değerdi olacaktır. Ama siz yine de ister öğrenci ister, girişimci olarak Ukrayna’ya uzun vadeli düşünerek gelerek daha geç olmadan sürüden ayrılın. Bir sonraki Ukrayna’da iş yapmak, buzda yürümek gibidir yazımda görüşmek üzere…

[email protected]