Suriye riski ekonomiyi nasıl etkiler?

9 Ekim 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

İlk etapta piyasaya etkisi sınırlı kalan Suriye gerginliğinin artması durumunda Türk ekonomisi üzerindeki olası etkilerini uzmanlara sorduk.

CEREN DİLEKÇİ  – Suriye tarafından Akçakale’ye atılan bir top mermisinin ardından Türkiye’nin karşılık vermesiyle iki ülke arasında giderek artan gerginliğin ilerleyen günlerde Türkiye ekonomisi ve piyasaları ne şekilde etkileyeceği merak konusu.

Geçtiğimiz hafta Suriye riskinin, İMKB, kur ve fazi cephesinde etkisinin sınırlı olması, Türk ekonomisindeki kırılganlığın eskisine göre son derece azalmış olması şeklinde yorumlandı.

İlk etapta Perşembe gün içinde yüzde 1,5 üzerinde değer kaybeden İMKB 100 endeksi, tezkerenin onaylanması ve Suriye’den gelen özürle gün sonunda kayıplarını telafi etmiş, gün içinde 1,81’e yaklaşan dolar yeniden 1,79’a gevşemişti.

Başbakan Erdoğan’dan “Biz asla savaş meraklısı değiliz ancak savaştan da uzak değiliz” uyarısının geldiği Cuma gün ortasından itibaren kur ve faiz cephesinde tedirginliğin bir nebze arttığı gözlemlendi.

Yeni haftanın ilk işlem gününde ise Türk lirasından çıkış hızlandı, Dolar/TL kuru 1,81 bandını aşarak son bir ayın en yüksek seviyesini test etti. Bununla birlikte sepet kur 2,08’e yükseldi. Gösterge tahvilin faizi ise gün sonunda 11 baz puan yükselişle 7,68 seviyesinden işlem gördü.

Piyasa hareketi, Suriye riskinin hala masada durduğunun göstergesi olarak yorumlanırken, piyasa uzmanları, söz konusu gerginliğin gerçek bir harekata dönüşmedikçe piyasaya etkisinin sınırlı kalacağı görüşünde. Şimdilik riskin sınırlı kalması beklense de, olası bir savaş durumunun Türkiye ekonomisini derinden yaralayacağı görüşleri ağırlık kazanıyor.

”PİYASADA BURADAN SAVAŞ ÇIKMAZ KANISI HAKİM”
Asaf Savaş Akat, Türkiye’nin bir takım mali göstergelerinin oldukça iyi olduğunu kaydederek finansal açıdan kırılganlığı çok azalmış bir ülkede piyasanın savaş ihtimalini ciddi görmediğini belirtti. Akad, finansal göstergelerinin oldukça güçlü olduğu, yüksek faizli, bol çalkantılı günlerin sona erdiği bu dönemde piyasada ”Buradan savaş çıkmaz” kanısının hakim olduğunu dile getirdi.

”HARCAMALAR AZALIR, BANKALAR KREDİ VERMEZ, BÜYÜME KÖTÜ ETKİLENİR”
Türkiye’de eski mali kırılganlıkların olmamasına rağmen, olası bir savaşın ekonomiyi oldukça olumsuz etkileyeceğini ifade eden Akat, riskin daha da artması durumunda vatandaşların harcamalarını kısacağını, bankaların kredi vermeyi, firmaların yatırım harcamalarını azaltacağını, büyümenin oldukça kötü etkileceğini belirtti. Akat, Türkiye’de risklerin geçmişe oranla büyük ölçüde azalmasına rağmen, bu durumun reel ekonomide hiç bir kırılganlık olmadığı anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.

”IRAK’A OLAN İHRACATIMIZ SEKTEYE UĞRARSA KÖTÜ ETKİLENİRİZ”
Radikal Gazetesi Yazarı Seyfettin Gürsel, piyasalarıni Suriye riskinin sıcak bir çatışmaya dönüşmesini beklemediğinden dolayı tepki vermediğini belirtti.

Suriye Türkiye gerginliğinin artması durumunda, Irak’a olan ihracatın sekteye uğrayabileceğini bildiren Gürsel, bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde oldukça olumsuz bir etki yaratacağını dile getirdi.

Maliki’nin Türkiye’ye bedel ödetmeye niyetli gözüktüğünü kaydeden Gürsel, Irak ve İranla gerginliğin ciddi sorunlar yaratabileceğini, özellikle Irak’ın ihracat açısından Türkiye için çok önemli bir pazar olduğunu belirtti.

Gürsel, ”Dolayısıyla Suriye Türkiye gerginliği artarsa Irak’a olan ihracat sekteye uğrayabilir, bu da ekonomi üzerinde olumsuz etki yapar çünkü ihracata en ihtiyaç duyduğumuz dönemdeyiz” diye konuştu.

”PİYASAYA ETKİSİ SINIRLI KALIR”
EFG Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, Suriye ile Türkiye arasında bir süredir olan gerginliğin, riskin canlı olduğunu gösterdiğini fakat şu anda savaşa dönüşme riski olmadığını belirtti.

Türkiye’nin diplomatik yolları kullanması nedeniyle, piyasanın bunu gerçek bir harekata dönüşmedikçe göz ardı edeceğini dile getiren Bürümcekçi, ”Resmi olarak Suriye hükümeti’nin Türkiye’yi savaşın içine çekme gibi bir amacı olamaz, kendisiyle çelişir. Bu olayın daha fazla tırmanması söz konusu değil. Fakat bir tampon bölge oluşturulma olursa ki onu oluşturacak ortam da şu an yok, o nedenle piyasaya etkisi sınırlı kalır” diye konuştu.

”MERKEZ BANKASI İÇİN DIŞSAL FAKTÖR”
Merkez Bankası’nın Suriye riskine dışsal faktör gibi bakacağı görüşünde olduğunu kaydeden Bürümcekçi, riskin devam ettiğini fakat realize olduğu bir durumun bulunmadığını söyledi. Enflasyonda artış ve yapılan zamlar nedeniyle Merkez Bankası’nın temkinli olmasını gerektirecek durumların söz konusu olduğunu kaydeden Bürümcekçi, 18 Ekim’deki PPK toplantısında faiz koridorunun üst bandında en az 50 baz puanlık indirim beklediğini, o noktada bankanın bir süre duracağını dile getirdi. EFG Başekonomisti, Merkez Bankası’nın politika faizinde indirime gitmesini beklemediğini de sözlerine ekledi.