Sürgün kurbanı Karaçay Türkleri anıldı

3 Kasım 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

d26fce5e3e7b95401e5eb25a803cecb2

KARAÇAYEVSK (QHA) – Karaçay halkının sürgün edilişinin 71. yıl dönümü dolayısıyla Rusya’nın Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Karaçayevsk kentinde sürgün kurbanları anıtında anma töreni yapıldı.

2 Kasım Pazar günü düzenlenen törene Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Parlamentosu’nun Başkanı Aleksandr İvanov, Karaçay-Çerkesya Başbakanı Murat Kardanov, Federasyon Konseyi üyeleri Murat Suyunçev ve Vyaçeslav Derev, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti meclisi, kamu kuruluşları, din cemiyetleri ve sivil toplum kuruluşların temsilcileri katıldı. Töreni Karaçayevsk Belediye Başkanı Umar Tekeyev yönetti.

Maten etkinliğin açılışında konuşan Umar Tekeyev, 71 yıl önce, 2 Kasım 1943 tarihinde meydana gelen korkunç olayları hatırlattı. Tekeyev, sürgünün geçmişte kaldığına rağmen vahşi olayların hala halkın yüreğinde yaşadığını belirtti.

Karaçay-Çerkesya Müslümanların Dini İdaresi Müftüsü İsmail Hacı Berdiyev, sürgünden dönemeyenler için dua etti.

Miting sırasında Karaçay-Çerkesya Cumhurbaşkanı Raşid Temrezov ve Parlamento adına Aleksandr İvanov konuşma yaptı.

Etkinlikte Karaçay-Çerkesya’nın ve Rusya’nın ünlü insanları konuştuktan sonra sürgün kurbanları anıtına çiçekler bırakıldı.

Karaçaylı yazar ve gazeteci Seyit Laypan’ın 1991 yılında Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde yayımlanan Gürge Kün (Salı Günü) adlı romanında, kendisinin on sekiz yaşında Üçköken vadisindeki köyünden ailesi ve bütün köy halkı ile birlikte sürgüne gönderilişinin ve sürgünde yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor:

“Oturmaya, dinlenmeye fırsat yoktu. Askerlerin acele ettirmesiyle, eşyalarımızı hemen kamyona yükledik. Birbirimize yardım ederek kamyona bindik. yanımıza iki tüfekli asker de oturdu. Kamyon gürüldeyerek sokağın aşağısına doğru yöneldi. Kadınlar “Aman kün kellik!” (Kötü gün gelesice!) diyerek kamyona beddua ettiler. Kamyon bizi Narsana şehrinin demir yolu yük istasyonuna getirip indirdi. İstasyon kadınlar, çocuklar, erkekler, yaşlılar, yükler, eşyalarla doluydu. Hayvan vagonlarının kapıları ardına kadar açılmış, istasyon boyunca dizilmişlerdi. Hepsi tıklım tıklım doldurulmuşlardı. Vagonlarda eşyalar ve insanlar üst üsteydi. Küçük Karaçay Rayonu’nun köylerinde yaşayan bizleri Narsana (Kislovodsk) şehrinin tren istasyonundan vagonlara yüklemişlerdi. Karaçay eyaletinin diğer bölgelerinde Kuban, Teberdi, Mara, Morh, Cögetey vadilerinde, Zelençuk ilçesinde yaşayan Karaçaylıları ise Çerkessk ve Cögetey-Ayagı arasındaki demir yolu istasyonlarında toplayıp sürgüne oradan göndermişlerdi.

Vagona yüklenme sırası bize hemen gelmedi. Vagonlarla aramızda epeyce bir mesafe vardı ve aramız insanlar ve eşyalarla doluydu. İstasyonda sürgüne gönderilmeyi bekleyen bütün Karaçaylıların yüzleri gözleri taş kömürünün siyah tozuyla kap kara olmuştu. Nihayet sıra bize geldi ve bir vagona eşyalarımızı koyup yerleştik. Vagonun ortasında döküm bir soba, yanında da birkaç odun parçası vardı. Köşede tuvalet amacıyla kullanmak üzere bir kova konulmuştu.

Tren katarı şafak sökerken, bizim için sonu belirsiz uzun bir yola koyuldu. Sürgünün ilk günlerinde hava açıktı. Kasımın dördünden sonra gökyüzü kararıp, ağır kara bulutlar havanın bozacağı işaretini verdiler. 1943 yılının Kasım ayının ikinci,üçüncü,dördüncü günlerinde, nüfusu o zamanlar 80.000 kişiden fazla olan Karaçay halkı zorla hayvan vagonlarına doldurulup, binlerce yıllık yurtlarından koparılıp, bilinmedik bir yere doğru yola çıkarıldılar.

Yetmişten fazla tren katarına doldurulan Karaçaylılar on sekiz gün süren bir yolculuktan sonra Kazakistan ile Kırgızistan’ın Sır-Derya, Kızıltav, Arıs, Badam, Çimkent, Mankent, Cambul, Lugovaya, Merke, Çaldovar, Karabalta, Belovodskaya, Sukuluk, Pişpek, Kant, İvanovka, Tokmak Temir istasyonlarında indirildiler. Perişan durumdaki sürgünler buralarda çeşitli Kazak, Kırgız, Özbek ve Rus köylerine ve kolhozlara dağıtıldılar”.

QHA