İstanbul’da ’Endüstriyel Alan Kirası’ Avrupa’yı Geçti Türkiye’ye İlgi Arttı

26 Mayıs 2008 Kapalı Yazar: admin

Image

 

 

 

Ayşegül AKYARLI GÜVEN

Cushman & Wakefield’in hazırladığı “”Dünyada endüstriyel alanlar”” raporunda İstanbul bu yıl en yüksek kira artışının yaşandığı ikinci şehir oldu.

Cushman & Wakefield CEO’su Paul Bacon “”Kazanç oranlarının Avrupa’dan yüksek olması, Türkiye’ye ilgiyi tetikliyor”” dedi.

ULUSLARARASI gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield tarafından hazırlanan “”Dünyada endüstriyel alanlar”” raporunun bu yılki sayısına göre İstanbul yerel para birimine göre yüzde 60’lık artışla 138 bölge içinde en büyük kira artışının yaşandığı ikinci şehir oldu. Türkiye’nin stratejik bakımdan önemli bir hedef olduğunu söyleyen Cushman & Wakefield’in CEO’su Paul Bacon “”Türkiye Avrupa’da en dinamik ve hızlı gelişen piyasalardan biri. Müşterilerimizin Türkiye’ye büyük ilgisi bulunuyor. Bu da Avrupa’daki gelişmiş piyasalara göre, kazanç oranlarının daha yüksek olasından kaynaklanıyor”” dedi. Bacon, bir ay önce P&D gayrimenkulü bünyesine katan Cushman & Wakefield’ın Türkiye’ye bakışını şöyle özetledi: “”70 milyonu aşan nüfusuyla geniş bir iç piyasaya sahip olan Türkiye’de P&D firmasını satın almamız bizim Avrupa’da süren genişleme sürecimizin doğal bir parçası. 1991 yılından beri devam etmekte olan başarılı işbirliğimizin bir sonucu. Şu anda P&D’le birlikte Türkiye’de yeni piyasalarda doğal bir büyüme ve gelişmeye odaklanmış bulunmaktayız. Yakın zaman için Türkiye’de bunun dışında belirlenmiş başka bir satın alma planımız yok..””

Perakende çok gözde

Sayılı büyüklükteki Avrupa ülkeleri arasında tanımladığı Türkiye’de en fazla potansiyel taşıyan yatırım alanlarına da değinen Bacon, şöyle konuştu: “”Ticari gayrimenkul sektörü dahilinde ofis, perakende, sanayi, konut ve otel anlamında bu denli gelişmesi Türkiye’nin büyüme trendinin ve gelecek vadeden potansiyelinin bir getirisi. Bunun yanısıra bir süredir özellikle perakende önde gelen bir sektör haline geldi ve hálá çok önemli fırsatlar sunuyor. Geçen sene perakende sektörü, ticari gayrimenkule yatırılan 2.7 milyar Euro’nun yüzde 70’ini çekmeyi başardı. Türkiye, Avrupa’nın perakende alanında geliştirilen projeler anlamında en ciddi büyüklüğe sahip ülkelerinden biri haline geldi.””

Türkiye’yi ölçek ve büyüme potansiyeli bakımından karşılaştıracak başka bir ülke bulmanın kolay olmadığını dile getiren Bacon, şunları söyledi: “”Türkiye büyük ve diğer ülkelere oranla genç bir nüfusa sahip. Özellikle doğu ve batıyı birleştiren bir köprü olması yönüyle de farklı bir konuma sahip. Gayrimenkul bakış açısıyla Rusya, Türkiye’nin en yakın rakibi. Bunun yanında, iki taraf da çok önemli fırsatlar sunuyor ve kendi içerisinde çok farklı risk profilleri barındırıyor. Bu sebepten biz yatırımcılara, birini diğerine tercih etmektense, iki tarafa da bakmalarını tavsiye ediyoruz.””

Uluslararası perakendeci tüketici talebinden memnun

KENDİLERİNİN danışmanlık yaptığı çok sayıda global müşterilerinin Türkiye’de yatırım yapmayı düşündüğünü söyleyen Cushman & Wakefield’in CEO’su Paul Bacon, sözlerini şöyle sürdürdü: “”Yabancı yatırımcılar için en çekici sektör İstanbul ve Ankara’da alışveriş merkezi yatırımları oldu. Biz portföyümüzdeki müşterilerimize hem Türkiye’ye yatırım yapmalarını hem de bir süredir ellerinde tuttukları yatırımları satmalarını önerdik. Türkiye’yi özellikle alışveriş merkezi sektörü anlamında güçlü tüketici talebi büyümesiyle uluslararası perakendecilerin memnun olduğu bir ülke olarak tanıttık. Bu fırsatlar, alanında uzmanlaşmış alışveriş merkezi geliştiricilerini perakendecilere büyük portföyler yaratmak için ülkeye çekiyor ve bu da ülkede güçlü bir yatırım atmosferi oluşturuyor.””

Risk yüksek ama Türkiye’de yatırım atmosferi yine iyi

TÜRKİYE dahil hiçbir ülke son kredi krizinin etkilerinden tamamen bağışık kalamayacağını dile getiren Paul Bacon, krizin Türkiye üzerindeki olası etkilerini şöyle anlattı: “”Yatırımcıların risk değer biçme anlayışları hem gelişmiş hem de gelişmekte ülkelerde olan ülkelerde daha temkinli hale geldi. Bazıları çok az ihtimalle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere bakacaklar. Çünkü yatırımcılar riskten kaçınır hale geldiler. Ancak, Türkiye bazı kısa vadeli ekonomik ve politik belirsizliklere rağmen halen ciddi uzun vadeli düşünen yatırımcılar için iyi bir gayrimenkul atmosferi sunuyor.””

(Hürriyet)