Sert inişin göstergesi mi?

9 Ağustos 2012 Kapalı Yazar: tuidnews

Üretim ve iç talebin oldukça zayıf seyrettiği bir dönemde imalat sanayinde görülen daralmanın sert bir inişin göstergesi olup olmadığı sorgulanıyor.

CEREN DİLEKÇİ  – 2012 yılı Haziran ayında sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 artış kaydetse de yüzde 3’lük beklentinin altında kaldı.

Türkiye imalat PMI Temmuz`da 49.4`e gerileyerek dört ay sonra tekrar daralmaya işaret etmesinin ardından sanayi üretim endeksinin de bekleneni vermemesi Türkiye’nin yıl sonu yüzde 4’lük büyüme hedefini yakalayacağına yönelik inancın azalmasına neden oldu.

2011 yılında yüzde 8,5 oranında büyüyen 2012 yılında yüzde 4 büyüme hedefleyen Türkiye ekonomisinin, üretim ve iç talebin oldukça zayıf seyrettiği bir dönemde imalat sanayinde görülen daralmanın sert bir inişin göstergesi olup olmadığı sorgulanıyor.

İNİŞ NE YUMUŞAK NE DE SERT OLACAK
T-Bank Başekonomisti Veyis Fertekligil, geçen aya göre belirgin bir yavaşlama görülse de sanayi üretiminde ilk çeyreğe kıyasla daha iyi performans görüldüğünü belirtti.

Toplam büyümede yavaş gidildiğini bildiren Fertekligil, bundan sonraki süreçte Euro Bölgesi’nin durumunun büyüme için belirleyici olacağını dile getirdi.

Riskli bir senenin yaşandığını kaydeden Fertekligil, ihracat tarafından altın ihracatının çıkarıldığında net bir büyüme olmadığını, alternatif pazarlara kayış olsa da Avrupa’nın payının giderek azaldığını ve daha da düşeceğini ifade etti.

Yıl sonu büyüme beklentisinin yüzde 3-3,5 arasında olduğunu kaydeden Fertekligil’e göre Türkiye ekonomisinde iniş, yumuşak iniş ile sert iniş arasında olacak.

”SERT YAVAŞLAMA İÇERİSİNDE DEĞİLİZ”

Ekspress Yatırım Başekonomisti Nilüfer Sezgin, değerlendirmesinde, yıl sonu büyüme beklentilerinin yüzde 3,3 olduğunu hatırlatarak, sanayi üretimi verisi sonrası revizyona gerek görmediklerini belirtti. Sezgin, zayıf verilerin gelmeye devam etmesi durumunda revizyona gideceklerini vurgulayarak çok hızlı toparlanma beklemediklerini, üçüncü çeyreğin daha zayıf olmasını beklediklerini ifade etti.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış aylık bazda yüzde 2 daralma gösteren verinin, yavaşlamanın şiddetini ölçme açısından çok doğru bir rakam olarak görmediğini kaydeden Sezgin, aydan aya oynaklığın etkili olabildiğini söyleyerek ”Sert yavaşlama içerisinde olduğumuzu düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREK İÇİN İYİMSER BAŞLANGIÇ OLMAYACAK

Şeker Yatırım’ın değerlendirmesinde, sanayi üretimi verisinin, ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı işaret ettiği bildirildi. Son gelen verinin, ekonomik aktivitenin hızı açısından üçüncü çeyrek için iyimser bir başlangıcın olmayacağının göstergesi olduğu bildirildi.

Temmuz ayında PMI rakamının 50’nin altına gerileyerek Haziran ayındaki 51,4 seviyesinden 49,4’e düştüğünün hatırlatıldığı değerlendirmede, PMI rakamlarının zayıflığa işaret ettiği vurgulandı.

Ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya bağlı olarak ithalatta düşüş görüldüğü, kredilerde yavaşlama görüldüğü, Euro-Bölgesindeki gelişmelerin Avrupa’ya olan ihracat üzerindeki etkilerle birlikte değerlendirildiğinde, 2012 için yüzde 1,6 büyüme beklentisinin sürdürüldüğü kaydedildi.

VERİLER, KARANLIK GÜNLERİN HABERCİSİ

Şeytanın detayda gizli olduğunu hatırlatan Financial Times’dan David O’Byrne’a göre, rakamlarda yer alan rahatsız edici göstergeler Türkiye ekonomisini bekleyen karanlık günlerin habercisi..

Makalesinde dış ticaret rakamlarına dikkat çeken O’Byrne, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihracatının Temmuz 2011’de yüzde 48,2 seviyesinden Temmuz 2012’de yüzde 37,1’e gerilediğini hatılatarak TIM’e göre ihracattaki daralmanın, Temmuz ayı ihracatı yüzde 22,3 oranında gerileyen otomotiv sektörü ve yüzde 12 oranında düşen tekstil sektöründen kaynaklandığını dile getiriyor.

Dış ticaret verilerinin, Avrupa hapşurmaya devam ettikçe, Türkiye’nin üşüyeceğinin göstergesi olduğunu kaydeden O’Byrne’a göre zayıflayan euronun hesaba katılmasıyla resim daha da kötüleşiyor.

Bakan Zafer Çağlayan’ın ”Paritedeki gerileme, Temmuz ayı ihracatını yaklaşık 550 milyon dolar aşağı çekti” sözlerini hatılatan O’Byrne, Türkiye ekonomisini çok parlak günlerin beklemediğini öngörüyor.