SAVAŞIN YOK ETTİĞİ CADDE: KREŞATİK

8 Mayıs 2007 Kapalı Yazar: admin

Image

Ukrayna’nın Başkenti Kiev’e gelen herkesin en az bir kez geçtiği, geniş kaldırımları, yüksek yapıları, büyüleyen mimarisi ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakan Kreşatik Caddesi’nin mazisinde acı dolu iki yıl var.

 

Tarih 3 Temmuz 1941… Alman orduları Kiev’e doğru ilerlerken SSCB lideri Stalin tarihe geçecek ünlü emrini veriyor. Bu emir Alman ordularını Kiev’in göbeğinde yok etmeyi amaçlıyor: “Kiev’deki tüm önemli binaların, köprülerin, kiliselerin altına patlayıcı yerleştirin” 

 

 

 

 

1941 yılını Kreşatik Caddesi için bir dönüm noktası olarak kabul etmek mümkün. Çünkü bugün bu caddede gezerken görülen binaların hemen hemen hepsi savaştan sonra inşaa edilmiş. 

 

Savaş yıllarına gelmeden önce, Kreşatik Caddesi’nin tarihinden kısaca bahsetmek gerekiyor.

 

18.yüzyılın başlarında Kreşatik Caddesi’nin bugünkü Avrupa Meydanı ile Bağımsızlık Meydanı arasındaki kısmı atların sergilendiği bir tür satış alanı olarak kullanılıyordu.

 O dönemde ( Kreşatik Metro girişinin karşı caddesi) yolun sağ tarafı tamamen evlerle doluydu. Kiev’in ilk tiyatrosu da aynı yıllarda (1802 – 1805 yılları arasında yapılan)  şu anda Ukrayna Evi’nin bulunduğu alanda yer alıyordu.

 

Kreşatik Caddesi’nin bugünkü haline benzemesi ise 1837 yılından sonrasına rastlıyor. Cadde’nin ilk büyük taş binasının inşaatı mimar A.V. Beretti tarafından 1851 yılında tamanlanıyor. Kraliyet ailesinin kullanımı için inşaa edilen binanın yerinde bugün, “Dom Profsoyuzav” (Sendika ve derneklerin toplandığı bir tür resmi kurum) bulunuyor.

 

1838 – 1842 yılları arasında Kreşatik Caddesi’nin o dönemki en yüksek binası olan, 3 katlı bir enstitü binası aynı mimar tarafından inşaa ediliyor. Yapılışından bir kaç sene sonra yanan 25 metrelik enstitü binasının yerinde, bugün Uluslararası Kültür ve Sanat Merkezi bulunuyor.

 

1870 yılından itibaren Kreşatik, Podol’un yerine yavaş yavaş Kiev’in ticaret ve iş merkezi haline gelmeye başlarken, 1870 ile 1914 yılları arasında ise, bugünkü Bağımsızlık Meydanı’nın bulunduğu yere ( Eski adıyla Kreşatitskoi Meydanı) Gorodskaia Duma inşaa ediliyor.

 

Kreşatik gelişiyor.

 

Bu dönemde Kreşatik caddesinin her iki yanına da yüksek katlı, işlemeli görkemli binalar yapılıyor.

 

1900’lü yılların başında, Kreşatik caddesinde, su, kanalizasyon, gaz ve elektrik hatları döşenmiş durumdaydı. Tramvay seferleri ise 1892 yılında başlamıştı.

 

1930 ve 1940 yılları arası Kreşatik caddesinin yeniden yapılandığı yıllar olarak biliniyor.

Bu dönemde tramvay hattı yerini, asfalt yola bırakıyor. Aynı yıllarda Kiev’e traleybüs hattı döşenmeye başlanıyor ve cadde tamamen aydınlatılıyor. 1936 – 1939 yılları arasında  mimar Fidman, bugün Kreşatik Caddesi’nde hala faal olan “Univermag”ı inşaa ediyor.

1941’e gelindiğinde Kreşatik Caddesi; tiyatroları, alışveriş merkezleri, okul ve hükümet binaları ile Kiev’in en güzel caddesi olarak anılmaya başlıyor.

 

Ve savaş yılları…

 

3 Temmuz 1941… 2. Dünya Savaşı’nın en çetin ayları yaşanıyor Ukrayna’da. Alman orduları Kiev’e doğru ilerleken, Stalin tarihe geçen bir emir veriyor. Emir Alman komuta kademesinin önemli bir kısmının Kiev’in içinde yok edilmesini hedefliyor. “Kiev’deki tüm önemli binaların, köprülerin, postahanelerin, müzelerin, kiliselerin altına patlayıcı yerleştirin.”

Bu emre o dönemde bir çok kişi karşı geliyor. Savaşın önde gelen komutanlarından olan ve 1955-1957 yılları arasında SSCB Savunma Bakanlığı Görevi’ni üstlenen Mareşal Georgi Konstantinoviç Jukov (Mareşal Jukov) ve bunun gibi bir çok isim, Kiev’in korunması için Almanlara direniş göstermeden teslim edilmesi gerektiğini, taktik bir geri çekilme gerçekleştirilerek, şehrin daha sonra geri alınabileceği söylüyor. Yine bir çok kişi, Avrupa ülkelerinin Başkentleri’ni korumak için direniş göstermediklerini hatırlatıyor. Ancak Stalin SSCB’nin Başkenti’nin Moskova olduğunu söyleyerek, Kiev’in önemli bir savunma şehri olacağını bildiriyor. Ve şehirdeki tüm önemli binaların altı tonlarca patlayıcı ile dolduruluyor.

 

Sovyetler Birliği’nin 37. Ordusu Kiev’in boşaltılması görevini üstleniyor. Özel birlikler ise şehri kısa süre içinde adeta bir cephaneliğe çeviriyor.

 

Patlayıcı yerleştirilen yapılardan bazıları şunlar: Dnepr Köprüsü, Parlamento Binası ve tüm hükümet binaları, tiyatrolar, bugün turistlerin sıklıkla ziyaret ettikleri Uspenski Manastır ve Peçerski Lavrı (Ukrayna’nın merkezi kilisesi), Lenin Müzesi, Opera Binası, Sofiya Kilisesi ( Bu kilise son anda kilise görevlilerinin, binada bodrum katı olmadığını söylemeleri ile kurtarılmıştır.), Univermag Binası ( Kreşatik Caddesi’nde bulunuyor), tüm ulaşım hatları, Kiev Postanesi (Kreşatik 26), Detski Mir (Alışveriş Merkezi, Kreşatik 28/2), Spartak Sineması (Kreşatik  30/1) ile şehirdeki karargah olarak kullanılabilecek tüm binalar.

 

Kiev halkının şehirden kaçışı 17 Eylül 1941’de başlıyor. Vagonlar ve at arabaları ile gerçekleşen kaçış 19 Eylül 1941’de son buluyor.

Bu kaçış döneminde, bir çok Kievli evlerini terketmek istemiyor. Almanlarla savaşmak isteyen halkı evlerinde çıkarmak oldukça güç oluyor.

 

20 Eylül’de Alman orduları ile Kızıl Ordu arasındaki ilk çatışmalar Yukarı Lavra’da (Ukrayna’nın Merkezi Kilisesi’nin üst kısımları) başlıyor.

 

İlk çatışmaların ardından, özel birimler (patlayıcı uzmanları, keskin nişancılar ve gönüllüler) hariç, son kalan Kızıl Ordu askerleri de şehri terkediyorlar. Ve Kiev tarihinin önemli bir parçasını kaybetmekle başbaşa kalıyor. O günün yaşayan tanıkları, Kiev’in kaybettiği güzellikleri hala gözyaşları ile anlatıyorlar.

 

Almanlar geliyor.

 

Bir Sovyet Askeri anılarında Alman ordusunun şehre girişini şu sözlerle anlatıyor:

“Korkmalı mıydık? Hayır. Zaten şehrimizden ve hayatımızdan başka koruyacak bir şeyimiz kalmamıştı. Bazıları geri çekildi. Biz bekledik. Kendilerini bekleyen tehlikeden habersiz Alman orduları yavaş yavaş Kiev’e girmeye başladılar. Kentte ufak tefek çatışmalar yaşansa da önemli bir direniş ile karşılaşmadılar. Bu sırada esir alınan arkadaşlarımız bazı binaların altında patlayıcı olduğunu söylediler, o ana kadar da istihbarat çalışması yapan Almanlar kentin dış mahallelerindeki ve bazı merkezi binalardaki patlayıcıları etkisiz hale getirdiler. Bu şekilde bir çok bina bugünlere taşınabildi.”

 

İlk patlama.

 

Şehre gelen Alman orduları, karargah binaları olarak, Kreşatik Caddesi’ndeki hükümet binalarını seçtiler. Bu bir çok Alman askeri için yanlış bir seçimdi.

Tarih 24 Eylül 1941…  İlk patlama Kreşatik 28/2’de gerçekleşiyor. Bunu Kreşatik 30/1 (Spartak Oteli) ve diğer binalar izliyor. İlk patlamada bir çok Alman askeri hayatını kaybediyor. Patlamalar Almanlar’a büyük zarar vermezken, yaşadıkları moral bozukluğu ve korkunun Sovyet Ordusu’na faydası oluyor.

 

Ancak Kiev en güzel caddesinin hemen hemen tamamını, tarihi ile birlikte kaybediyor. Patlamalardan sonra çıkan yangın 2 Ekim’e kadar devam ediyor. Sovyet Ordusu tüm itfaiye araçlarını da yanındada götürdüğü için yangın uzun sürüyor. Almanların yangın söndürme araçları, yangınların söndürülmesi için yeterli olamıyor.

 

21 Ekim 1941’de Ukrainskoe Slova Gazetesi’nde bu olay şöyle anlatılıyor:

 

“İlk patlama geceyi gündüze çevirdi. Bu kadar güçlü bir patlamayı kimse beklemiyordu. Alevler Detski Mir’in üstünde yükselmeye başladı. Patlamalar patlamaları izliyor, Kiev yanıyordu. Geceleyin şehre uzaktan baktığımızda, Kiev’in üstünde kızıl bir renk görünüyordu. Bu renk yangınların söndürülmesine kadar sürdü.”

Patlamalarda tamamen yok olan binalar arasında, Kiev’in en büyük 5 tiyatrosu, 100’den fazla alışveriş merkezi, ayakkabı fabrikası, okullar, 5 en büyük otel, içindeki kitaplarla ve değerli eserlerle 3 ana kütüphane, 2 pasaj, Mimar ve Bilim Adamları Binası, tren garı, sirk, kentin en iyi 5 restoran ve kafesi.

Yangınlar söndürüldükten sonra işgal orduları,  yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile binalardan geriye kalanları da yıktılar.

Bu kadar büyük bir kayıbın, şehirden 70 – 80 km uzaklıktaki halkın gözlerinin önünde gerçekleşmesi, bir çok insanın hafızalarında hayatları boyunca kapanmayacak derin izlerin açılmasına neden oldu.

1943 sonunda Kiev’e tekrar dönen Sovyet Ordusu ve Kiev halkı, geride yıkılmış bir şehir buluyorlar.

“”Almanlar Yaptı””

O dönemde, yangın ve patlamaların Alman ordusu tarafından gerçekleştirildiği açıklandı halka. Ve bu uzun yıllar böyle bilindi.

 

Bu tarihten sonra yapılan binalar şu anda Kreşatik Caddesi’ni süslüyor. Ancak bir çoğu çok yeni. Savaşın yok ettiği Kreşatik Caddesi’nin belki de en büyük tanığı o dönemde yıkılmayan, bir kaç kez yanan ama ayakta kalmayı başaran Univermag Binası.

 

Savaş, Kreşatik Caddesi’ni bir ucundan bir ucuna neredeyse yok etmiş.

 

Ancak bu kadar yeni bir caddeyi şu anda gezerken dahi ürperti kaplıyor insanın içini. Sanki binalar yüzyıllardır orada duruyor gibi heybetle bakıyor konuklarının yüzüne.

 

Kreşatik Caddesi’nin ve Kiev’in, 2. Dünya Savaşı’ndan önceki halinden kareler için lütfen tıklayınız.