Rusya’ya karşı kararlı tutum bekliyoruz

16 Kasım 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

kilimkin-denizberktay-ajt-main

Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin, Doğu Ukrayna’da Rusya’yla gerilimin yükselmesi, AB’nin Rusya’ya yönelik tutumu ve Türkiye ile ilişkiler konularında Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı:

– Ukrayna ile Rusya, Doğu Ukrayna’daki silahlı çatışmaların durması ve sorunun çözülmesine yönelik olarak, Belarus’un başkenti Minsk’te anlaşma imzalamıştı. Fakat ayrılıkçılar Ukrayna yönetimini görmezden gelerek kendi bölgelerinde seçimleri düzenlediler ve bölgeden sürekli olarak gerilimin arttığı haberleri geliyor. Bu şartlarda barış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

– Donetsk ve Lugansk’ta teröristlerin ellerinde bulunan ağır silahları bu teröristler tabii ki karaborsadan bulmadı. Bunlar, Rusya’dan gelen silahlardır. Şu anda teröristlerin denetiminde bulunan bölgelerde yüzlerce tank, çok sayıda füze ve diğer ağır silahlar bulunuyor. Bütün bu gelişmeler bölgede gerilimin daha da artmasına neden oluyor ve asla Minsk’te ulaşılmaya çalışılan barış sürecine hizmet etmiyor. Ayrıca, Minsk’te varılan anlaşmalar, uygulanması gereken bir listeyi içeriyordu. Buna göre, her şeyden önce bir güvenlik hattı oluşturulacak ver ağır silahlar en azından bu hattın 15 kilometre gerisine çekilecekti.

Fakat biz şimdi Minsk’te varılan bu anlaşmayı uygulayamıyoruz, çünkü silah çekmenin karşılıklı olması lazım. Biz kendimiz, bu konuda bütün üzerimize düşeni yapmaya hazırız, fakat Donetsk ve Lugansk’taki ayrılıkçılar bunu uygulamaya yanaşmıyor.

Şu anda bizim üzerinde durduğumuz hususlar şunlardır: Birincisi, ateşkesin istikrarlı bir şekilde olması, bu çerçevede ağır silahların karşılıklı olarak 15 kilometre geriye çekilmesi gerekiyor. İkincisi, en kısa sürede askerlerimizi kurtarmamız gerekiyor. Bizim halen 500 civarında askerimiz ayrılıkçıların elinde rehin durumda. Üstelik havanın soğuduğunu görüyorsunuz. Askerlerimiz çok olumsuz şartlarda, yarı aç halde ve soğukta tutuluyorlar. Üçüncüsü, Ukrayna-Rusya sınırında gerçek kontrolün sağlanması gerekiyor. Çünkü Ukrayna –Rusya sınırında gerçek kontrol olsaydı, o zaman şimdi gördüğümüz şekilde ağır silahların, zırhlı araçların, kiralık savaşçıların sınırı geçmesi gibi bir durum söz konusu olamazdı.

Ayrıca, Donetsk ve Lugansk illerinde 2 Kasım’da düzenlenen sözde seçimler hiçbir şekilde Ukrayna yasalarına uymuyor. Oysa Ukrayna topraklarındaki Ukrayna vatandaşlarının Ukrayna yasalarına göre oy kullanması gerekir. Burada seçimlerin Ukrayna yasalarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bütün bunlar gerçekleşmezse, o zaman bölgede gerginlik artmaya devam eder.

– Peki, Rusya’nın tutumunu değiştirmesi için AB’nin yaptırımları yeterli oldu mu? AB’den başka hangi yaptırımları uygulamasını, nasıl bir politika izlemesini istiyorsunuz?

– Avrupa Birliği’nin her şeyden önce Rusya’ya karşı tutumunu tek ses olarak vurgulaması gerekiyor. Bu zamana kadar Avrupa Birliği’nde önemli bir sorun, Rusya’yla ilişkilerde bütün üyelerin aynı tavrı göstermemesiydi. Böylelikle Rusya, birliğe üye ülkelerden bazılarıyla bir şekilde, diğer bazı ülkelerle ise başka şekilde konuşabiliyordu. Bu durumun birkaç aydan bu yana değişmeye başladığını, artık AB ülkelerinin Rusya’ya karşı tek sesle konuşabildiklerini görüyoruz.

Brüksel’de bu Pazartesi günü, 17 Kasım’da yapılacak olan AB dışişleri bakanları toplantısında da, Rusya’ya karşı yeni yaptırımların alınacağını tahmin ediyoruz. Yaptırımların ne olacağını AB ülkeleri belirleyecek. Fakat bizim AB’den beklentimiz, Rusya’ya yönelik tutumun kararlı ve istikrarlı olması ve alınan yaptırım kararlarının bütün ülkeler tarafından aynı şekilde desteklenmesi gerekiyor.

– Fakat Batı’dan Ukrayna’ya yönelik bazı eleştiriler var. Mesela ABD’nin Kiev Büyükelçisi Geoffrey Payett, geçtiğimiz günlerde verdiği bir demeçte, Batılı ülkelerin Ukrayna için Rusya’ya yaptırım uyguladığını, fakat Ukrayna’nın kendisinin daha bu yaptırımlara katılmadığını söylemiş.

– Neden böyle söylüyorlar ki? Ukrayna daha önce yaptırımlar konusunu belirleyen hiçbir yasal düzenleme yoktu. AB ve ABD ise yaptırım pratiğine ve bu konuda gereken yasal düzenlemelere sahip durumda. Biz yaptırımın ne olduğunu, bunun hangi şartlarda, ne şekilde uygulanabileceğini belirleyen yasaları yakın zamanda çıkarttık ve şimdi uygulamaya geçiyoruz. Yani Ukrayna’nın bu konuda gerekeni yapmadığını söylemek mümkün değildir. Sadece zamana ihtiyacımız vardı ve şimdi uygulamaya başlıyoruz.

– Siz Donetsk ve Lugansk’ta ayrılıkçıların düzenlediği ve uluslararası toplumun geneli tarafından tanınmayan seçimlerin iptal edilmesi ve Ukrayna yasalarına göre yeniden yapılması gerektiğini söylediniz. Peki, bunun için de Rusya’nın ve ayrılıkçıların uzlaşması gerekmiyor mu? Bu şartlarda orada Ukrayna yasalarına göre yerel seçimler nasıl gerçekleştirilir?

– Biz orada bulunanların da bunu kabul edeceğini düşünüyoruz. Çünkü şu anda ayrılıkçıların denetimindeki bölgelerde ekonomik faaliyetler felce uğramış durumda ve sanayi tesisleri çalışmıyor. Bu bölgeler her bakımdan Ukrayna ekonomisi ile bütünlük gösteren, Ukrayna’ya bağlı olan yerlerdir. Biz her şeye rağmen bölgedeki vatandaşlarımıza elektrik ve doğalgaz sunmaya devam edeceğiz. Sadece maaş ödemelerini durdurduk, çünkü teröristler oradaki emeklilerin bile maaşlarının yüzde 30 veya yüzde 40’ına el koydukları için bu paralar suiistimal ediliyor. Fakat bölgede lider durumda olduğunu söyleyenlerin de bu ekonomik gerçekleri görmezden gelmesi mümkün değil. Biz bu bölgelerin yönetimini üstlenme iddiasında olanlara daha fazla sorumluluk, buna karşılık daha fazla imkân verilmesine yönelik adımlar atacağız. Onlar da gereken adımları atacaktır diye düşünüyorum. Rusya da bu konuda uzlaşmaya mecbur. Aksi takdirde bölgede bir insanlık felaketi yaşanır.

– Kırım konusundaki yaklaşımınız nedir? Orasının yakın bir gelecekte tekrar Ukrayna yönetimine geçmesini mümkün görüyor musunuz? Ve ne şekilde mümkün olacak?

– Kırım’da son aylarda halkın olaylara yaklaşımı çok değişti. Çünkü şimdi bölgede ciddi bir yatırım yok ve olmayacak. Ayrıca bölge halkının yüzde 70’inin geçimi doğrudan veya dolaylı olarak turizme bağlıdır. Geçmiş yıllarda Kırım’ı yılda 4 milyondan fazla Ukraynalı turist ziyaret ederken, Rusya ve Belarus’tan gelen turistlerin sayısı 2 milyonu bulmuyordu. Rusya’nın Kırım’ı ilhakından sonra turizm de felce uğradı.  Bütün bunlar bölgedeki halkı, olan biteni yeniden düşünmeye sevk ediyor, ‘bu şartlarda daha ne kadar yaşamaya devam edeceğiz’ diye. Bu da tabii bölgede durumun hızla değişmesine neden olacak. Biz de bölge halkını vatandaşlarımız olarak görüyoruz ve onlara elektrik ve su hizmetini sunmaya devam ediyoruz. Çünkü Kırım’ın da bu yönden Ukrayna’ya bağımlı olduğunu biliyoruz ve orada hiç kimsenin bir insani faciaya yol açmasına göz yumamayız.

‘Doğalgaz sevkiyatında sorun çıkmaz’

– Doğalgaz konusuna gelirsek… Rusya ile Ukrayna arasında kış dönemine ilişkin doğalgaz anlaşması imzalandı. Fakat pek çok kişi bir krizin çıkabileceğini ve Ukrayna üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya giden doğalgazda kesintinin olabileceğini söylüyor. Ne dersiniz?

– Bu değerlendirmeleri doğru bulmuyorum. Çünkü birincisi, bu anlaşma iki ülke arasında değil, Avrupa Birliği’nin de katılımıyla üçlü bir anlaşma olarak yapıldı ve böylelikle Ukrayna’nın ön ödeme yaparak doğalgaz satışının yapılması güvenceye alınmış durumda. Bu üçlü anlaşma bizim ön alım yapmamıza imkân sağlıyor. İkincisi, biz bu kışı bu anlaşmayı yapmadan da geçirebilirdik çünkü halkın kullanımına yetecek doğalgaz bizde var. Ayrıca biz, Rus doğalgazına bağımlılığı büyük ölçüde ortadan kaldırdık. Bu nedenle kesin olarak söylüyorum ki, Rusya tarafında bir sorun çıkmadıkça, doğalgaz akışında hiçbir kesinti olmayacak.

‘Türkiye stratejik ortağımız’

– Türkiye’yle ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye Ukrayna’ya gereken desteği gösteriyor mu?

– Bizim Türkiye’yle ilişkilerimiz stratejik ortaklık düzeyinde ve bu işbirliğinin geliştirilmesine yönelik etkin çalışmalar sürüyor. Geçtiğimiz günlerde benim dostum Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Kiev’e geldi ve biz iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması’nın imzalanması konusunda çalışmaların hızlandırılması konusunu görüştük. Ayrıca önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde Türkiye ve Ukrayna cumhurbaşkanlarının buluşmasını planlıyoruz. Diğer taraftan Türkiye, hem Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğünü hem de Kırım Tatarlarını etkin bir şekilde destekliyor. Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelecekte de gelişmeye devam edeceğini düşünüyoruz ve biz kendi adımıza, bunun için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz ve göstereceğiz.

Kaynak: Al Jazeera 

Deniz Berktay – Al Jazeera