Rusya’da son günlerde manşetlerde o var.

29 Haziran 2011 0 Yazar: admin

haberRusya’da son günlerde manşetlerde o var.


Gündemdeki Oligarh -Rus Politikacı Mihail Prohorov neden ve nasıl Türkiye’yi seçti?

ÖZEL PORTRE//

Rusya’da son günlerde manşetlerde o var… Dün çiçeği burnunda siyasi parti lideri olarak, bizzat Medvedev tarafından kabul edildi. Başbakanlığa talip. 46 yaşındaki ünlü Rus oligark Mihail Prohorov, Türkiye için de önemli bir isim. Çünkü tüm dünya bir yana, o Türkiye’yi seçti. Politikaya iddialı giriş yapan Prohorov’un “gizemli” Türkiye öyküsünü, Moskova’da yayınladığımız aylık Rusça gazete “Turtsiya!”da bu ay manşete taşıdık. İşte o yazı:

Prohorov’un gizemli hayatı: Neden Türkiye’yi seçti? Potanin, Prohorov için Türkiye yolunu nasıl açtı?
Forbes onun için “Rusya’nın 3’üncü, dünyanın 32’nci en zengin ismi” diyor… Tercihlerinde paranın bir önemi yok, ama “zevk”in önemi büyük… 46 yaşındaki oligark Mihail Prohorov’un, 3 milyondan fazla Rusya vatandaşıyla, her fırsatta vurguladığı bir “ortak paydası”: Türkiye tutkusu! Prohorov, Komsomolskaya Pravda’ya konuşurken, kışın Kurşavel’de (Fransa), yazın Türkiye’de (Çeşme) dinlendiğini söylüyor. Çeşme’yi neden tercih ettiğini, “Orada rüzgar sörfü var, hareket var, kendimi çok iyi hissediyorum” diye açıklıyor.
Peki Prohorov’un Türkiye tutkusu nereden geliyor? Bunda en büyük faktörün eski ortağı Vladimir Potanin olduğunu biliyor musunuz? Potanin’in çocukluğuna Türkiye nasıl damgasını vurdu? Prohorov, dostlarıyla her yaz neden defalarca Çeşme’de tatil yapıyor? O’nun Türk hükümetinden yıllardır beklediği güzel haber yakında gelecek mi? Tüm bu soruları cevabını “Turtsiya” araştırdı ve ilginç gerçekleri ortaya çıkardı:

Biraz tuhaf gelebilir ama, Mihail Prohorov’un Türkiye öyküsünü anlamak için, önce eski ortağı Vladimir Potanin’in geçmişine bakmamız şart. Potanin’in babası Oleg Romanoviç (1936-2010) SSCB’nin Dış Ticaret Bakanlığı bürokratı olarak 1960’ların sonunda Türkiye’de “dış ticaret temsilcisi” görevinde bulundu. 1961 doğumlu Vadimir Potanin, ilkokula, o zaman konsolosluk mensuplarının 26 çocuğunun eğitim gördüğü Ankara’daki elçilik okulunda başladı.

1967’de Türkiye ile SSCB, “duvarı” delmiş, NATO’nun baskısına rağmen yakınlaşmaya başlamıştı. Sovyet hükümeti, Türkiye’de 7 büyük sanayi tesisi kurulması için 200 milyon dolar kredi açmıştı. Bu fabrikalardan biri, İzmir Aliağa’daki petrol rafinerisi idi. Baba Olga Potanin, bu projelerde büyük pay sahibi olan önemli bir Sovyet bürokratıydı. İşte Vladimir Potanin, daha ilkokul öğrencisi iken, neredeyse 45 yıl önce İzmir’deki cennet köşe Çeşme’yi, ailesinin yaptığı yaz gezisinde keşfetti. Sonra Potanin ailesi görevli olarak Yeni Zelanda’ya gitti ama Potanin çocukluk anılarının geçtiği Türkiye’yi hiç unutmadı. Ve yıllar sonra o topraklara geri döndü. Rüzgar sörfü tutkunu kızıyla birlikte, Çeşme ve yanındaki Alaçatı’da, dünyanın en güzel sörf mekanlarından birinin müdavimi oldu.
İşte ortağı Mihail Prohorov’u Türkiye ile tanıştıran da Potanin oldu. Rusyalı turistlerin özellikle Antalya kıyılarına akın ettikleri dönemde, Potanin ve Prohorov yazları sık sık özel uçaklarıyla Çeşme’yi ziyaret ediyorlardı. Sevdikleri birkaç otelde dostlarıyla beraber sakin, huzurlu tatilin keyfini çıkarıyorlardı. Çeşme ve Alaçatı’nın güzelliğini duyan sörf tutkunu ünlü Ruslar da onların izinden gitti.
Prohorov, geriden gelmesine rağmen Türkiye tutkusunda Potanin’i solladı bile! Çünkü genç işadamı İzmir’in en güzel sahili sayılan Çiftlikköy’deki “Kum plajı” bölgesini birkaç yıl önce 17 milyon dolar ödeyerek satın aldı. Plaj, 19 Temmuz 2007 tarihinde İzmir’de kurulan Windguru İnşaat ve Turizm A.Ş adlı şirket tarafından alındı. Arazi 184 dönümlük.
Medyaya yansıyan haberler çelişkili: Kimileri Prohorov’un buraya 7 yıldızlı bir otel kuracağını yazıyor, kimileri “sörf spor merkezi” açmak istediğini söylüyor. Ancak şu an o bmlgede inşaata izin yok. Türkiye’de kıyı alanlarına turizm tesisi inşaatını kolaylaştıracak yeni yasal düzenlemeyi, yüzlerce Türk yatırımcı gibi Prohorov da sabırsızlıkla bekliyor. Uzmanlar bu yıl içinde izinlerin çıkabileceğini söylüyor.
İzmir’deki yerel gazeteler, son yıllarda Prohorov’un Çeşme’nin en güzel oteli olan Sheraton’a gelerek bir hafta ile bir ay arasında değişen tatiller yaptığını yazıyor. Prohorov, cömert bahşişler bırakan, saygılı, sempatik bir müteri olarak niteleniyor ve Çeşme esnafı tarafından çok seviliyor. Bir turizmci, “Prohorov, genellikle Çeşme Sheraton’da geceliği 4 bin dolar olan penthouse katında kalıyor” diyor. Prohorov’un, özel uçağı ile Rusya’dan önce İzmir’e, oradan da özel helikopter ile Çeşme’ye geldiği belirtiliyor. Genç milyarderin genelde 20 kişiyi bulan arkadaş grubuyla geldiği de söyleniyor.
Bölgedeki yetkililer, Prohorov’un Çeşme‘ye 50 milyon dolarlık yatırımla 650 yataklı, yedi yıldızlı otel yapmak için planlarını hazırladığını söylüyor. Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu “Turizm yatırımlarını teşvik etmemiz lazım. Bay Prohorov bizim için çok değerli. Onun açacağı yolda başka Ruslar da gelebilir” diyor.
Belediye Başkanı, Prohorov ile görüşmesini şöyle anlatıyor:

”Kendisi bu bölgeye en az 50-60 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyordu. Prokhorov ’20-25 milyar dolarım var, yatırım yapmak istiyorum’ diyor. Otel yapılırsa dünya sosyetesi Çeşme’ye gelir. En az 400 kişi iş sahibi olur. Bakanlık inşaat planını onaylayıp gönderirse biz de hemen Rus iş adamının projesini onaylayıp ruhsatlarını vereceğiz.”
Buraya kadar yazdıklarımız, bizim araştırmalarımızda derlediğimiz veriler. Prohorov’un bizzat kendi ağzından Türkiye tutkusunu da dinleyelim:
Örneğin ünlü GQ dergisinin Araık 20907 sayısındaki röportajdan bir bölüm:
“Tatilde genelde nereye gidiyorunuz?”
“Türkiye’de rüzgar sörfü yapılan iki yer var: Alaçatı ve Çeşme. Burası Ege Denizi. Yazın rüzgar güzel ve hava enfes. Yazın hep oraya giderim.”
Son olarak Komsomolskaya Pravda gazetesinde geçen ay yayınlanan özel röportajda Çeşme tutkusunu bir kez daha dile getiriyor ve şöyle diyor: “Türkiye’de, Çeşme’de, hatta üç yıldızlı otelde dinleniyorum. Rüzgar sörfü yapıyorum ve oraya bayılıyorum.”
Prohorov ve Potanin’in iş ortaklıkları bitti belki ama, Çeşme aşkı “ortak paydaları” olarak kalmaya devam edecek. Bu arada iki oligarkın, her yıl Türkiye’yi ziyaret eden 3 milyondan fazla Rusya vatandaşı ile ortak paydasının da “Türkiye tutkusu” olduğunu söylesek doğru olmaz mı?

www.vipturtsia.ru