Rusya Diriliyor

20 Mayıs 2008 Kapalı Yazar: admin

Image

Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılışından sonra dünyadaki ekonomik ve siyasi bütün ağırlığını yitiren Rusya, eski devlet başkanı ve şimdiki Başbakan Vladimir Putin’in liderliğinde, yenideneski günlerine dönüyor. Milliyet gazetesi Moskova muhabiri Cenk Başlamış’ın analiz yazısını okurlarımıza takdim ediyoruz…

 

1990’lı yıllarda uluslararası alanda ciddiye alınmayan, piyasa ekonomisine geçiş sürecinde vatandaşlarının açlıktan ölmesini engelleyemeyen Rusya’yı yeniden ayakları üzerinde doğrultma operasyonu büyük ölçüde tamamlandı.
9 Mayıs’ta Kızıl Meydan’da düzenlenen törenin 18 yıl sonra ilk kez askeri gövde gösterisine dönüştürülmesi yeniden dirilişin dünyaya ilan edilmesi oldu. Güçlü ve zengin Rusya imajı spora da yansıdı ve önce CSKA Moskova basketbolda Avrupa şampiyonu oldu, ardından Zenit UEFA Kupası’nı kaldırdı, önceki gün de Rus Milli Takımı 15 yıl aradan sonra buz hokeyinde dünya şampiyonu oldu.

Diriliş süreci Putin’le başladı

Böylece, NATO’nun Yugoslavya’yı bombalamasını çaresizlik içinde seyreden Rusya, aradan geçen 10 yılda çıkarlarını korumak için kavga etmekten çekinmeyen, enerji kaynaklarını koz olarak kullanan, kısmen korkulan, kısmen saygı duyulan ama görüşleri mutlaka dikkate alınan bir ülkeye dönüştü.
Rusya’nın diriliş süreci, yaşlı, hasta ve alkole meraklı Boris Yeltsin’in 1999 yılında biraz da apar topar iktidardan uzaklaştırılarak yerine genç ve dinamik Vladimir Putin’in getirilmesiyle başladı.
Gizli servis kökenli Putin ağırlığı demokrasiden çok düzeni sağlamaya verdi ve yöntemleri eleştirilse de önce ülkenin dağılma tehlikesini önledi, ardından merkezi yönetimi güçlendirdi. Kremlin politikalarının başarıyla uygulanabilmesi için sadece medya ya da siyasi muhalefet değil, muhalif işadamları da baskı altına alındı, tutuklandı ya da ülkeyi terketmek zorunda bırakıldı. Ülke içinde düzen sağlandıktan sonra Putin ağırlığı dış politikaya verdi ve Sovyetlerin dağılmasının ardından ABD’nin tek başına üstlendiği dünyayı yönetme iddiasına meydan okumaya başladı.
Rusya’nın yeniden ayakları üzerinde durma sürecinde en büyük şansı tırmanışa geçen enerji fiyatları oldu. Zengin doğal gaz ve petrol kaynakları sayesinde Rusya neredeyse oturduğu yerden para kazandı, Avrupa ülkelerinin en önemli enerji tedarikçisi oldu.

Türkiye kritik adımı atmadı
Türkiye, Rusya’nın ilişkilerin stratejik ortaklık düzeyine çIkarIlmasI için yaptığı önerileri şimdiye kadar karşIlıksız bıraktı.
Vladimir Putin’in 2004 yılındaki Ankara ziyaretiyle başlayan yakınlaşma sürecinde Rusya, Türkiye’ye uzun dönemde Batı’dan uzaklaşmasına yol açabilecek bir işbirliği perspektifi sundu. Ancak Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği’ne (AB) öncelik vermeye devam ederek Moskova’nın beklediği kritik adımı atmadı, bunun sonucunda Putin’in ziyaretiyle yakalanan ivme yavaş yavaş kayboldu. Rusya, Amerikan egemenliğine karşı denge unsuru olarak Çin ve Hindistan’la kurmaya çalıştığı cephede Türkiye’nin de yer almasını istiyordu. Rusya Devlet Başkanı Medvedev de ilk yurtdışı ziyaretini bu hafta Moskova’nın dış politikasında önemli bir yer tutan Çin’le Kazakistan’a yapacak.