Rus ruleti! , Cenk Başlamış

25 Kasım 2015 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

rus-ruleti_1448442153Türkiye’nin bir Rus savaş uçağını düşürmesi, buna Moskova’nın gösterdiği olağanüstü sert tepki iki ülke arasındaki ilişkilerini belirsiz ve tehlikeli bir sürece sürükledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in SU-24 tipi savaş uçağının düşürülmesine tepkisini açıklarken kullandığı sözcükler, 15 yıllık iktidar döneminde ondan duymaya hiç alışık olmadığımız sertlikte. O kadar ki, Ukrayna krizi, Gürcistan ve Çeçen savaşı dışındaki açıklamalarını saymazsak bunların, Putin’in şimdiye kadar yabancı bir ülkeye yönelik en sert sözler olduğunu bile söyleyebiliriz. Uçağın düşürülmesinin Moskova’yı kelimenin gerçek anlamıyla “çıldırttığını” söylemek hiç abartı olmaz.

Rusya neden tepkili?

Birincisi, Türkiye’nin açıklamalarının tersine Rusya uçağının Suriye hava sahasındayken düşürüldüğünü, hatta Türk F-16’sının Suriye hava sahasını ihlal ederek saldırdığını iddia ediyor. Ankara kendi görüşünü destekleyen kanıtları açıkladı. Moskova’nın kendi görüşüne uygun bir kanıtı bulunup bulunmadığı çok yakında ortaya çıkacaktır.

Moskova’nın sert tepkisinin çok önemli bir nedeni daha var: Türkiye’nin konuyu hemen NATO’ya taşıması, daha doğrusu Rusya’yı şikayet ederek Brüksel’i devreye sokması.

Hava sahası ihlalleri ve uçakların düşürülmesi elbette istenmeyen olaylar ama zaman zaman olabiliyor. Yani aslında Rusya, Türkiye konuyu hemen kendisiyle görüşse çok büyük olasılıkla tepkisinin dozunu yumuşatacaktı. Zaten, uçağın dün sabah düşürülmesini izleyen bir kaç saat boyunca Moskova’da sessizlik vardı. Hatta, Kremlin sözcüsü Dimitriy Peskov, “Bu çok ciddi bir olay ama elimizde yeterli veri olmadan acele değerlendirmeler yapmayalım”dedi. Sonraki gelişmeler gösteriyor ki, Moskova Ankara’nın temas kurmasını bekledi. Eğer Türk tarafı NATO’ya başvurmak yerine Rusya’ya, “Uçağınız hava sahamızı ihlal etti. Bizim angajman kurallarımıza göre düşürmek zorundaydık. Üzgünüz, bu olayın ilişkilerimizi etkilemesini etkilemiyoruz” türü bir mesaj gönderseydi, Putin’den “bizi sırtımızdan vurdular” sözlerini ve Türkiye’nn IŞİD’i desteklediği suçlamasını kuşkusuz duymayacaktık.

Gelişmeler Ankara’nın planlı hareket ettiğini düşündürüyor, yani Türkiye Rusya ile çıkacak krizi göze alarak hareket etti, hatta uçağın düşürülmesinden sonra Moskova ile özellikle temas kurmayarak krizi yumuşatmamayı seçti. Bunun tersini, yani Türkiye’nin hesap kitap yapmadan “fevri” hareket ettiğini düşünmek bile istemiyoruz!

Peki, Rusya kriz yaratmak için Türk hava sahasını özellikle ihlal etmiş olabilir mi? Teorik olarak mümkün ama zayıf bir olasılık görünüyor.

Peki, bundan sonra ne olacak?

ABD’ye bile diklenmekten çekinmeyen Rusya’nın bu olayı hemen unutması, hele hele “acısını çıkarmadan” unutması olanaksız görünüyor. (Rusya’nın askeri bir misillemede bulunacağını söyleyenler de var) Çünkü bu olay, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından yaşadığı sarsıntıyı atlatan ve son Suriye müdahalesiyle uluslararası sahneye yeniden bir aktör olarak çıkan Rusya’nın itibarını zedeledi. Gururu aklın önüne koyan Rus karakteri böyle bir olay karşısında tahmin edebileceğimizin de ötesinde adımlar atabilir.

Kriz sonrası herkes hemen sormaya başladı:

Ruslar gazı keser mi?

Hayır, bu Rusya’nın belki de en son kullanacağı silahtır ama Türkiye’ye azami ekonomik zarar vermek için elinden geleni yapacaktır. Rusya’nın Gürcistan savaşı sırasında neler yaptığını, ülkesinde yaşayan Gürcü işadamları ve vatandaşlarının hayatını nasıl zorlaştırdığını hatırlamakta da fayda var. Zaten bu nedenle şu anda Rusya’daki Türk işadamları ve vatandaşları son derece tedirgin.

Üzücü olan şu:

Tarih boyunca defalarca savaşmış Türkiye ile Rusya, uzun süren güvensizlik ve diyalogsuzluk döneminden sonra 2004 yılında, yani Putin’in Ankara ziyaretinden sonra çok yakınlaştı, ilişkiler 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi koyacak kadar derinleşti. 2011 yılında, yani Suriye’de iç savaşın başlaması ve tarafların taban tabana zıt pozisyonlar alması önceleri genel tablonun içinde ayrıntı gibi göründü. Ama o ayrıntı büyüdü, büyüdü her şeyi tersine çevirecek bir boyuta dönüştü. Artık, Türk-Rus ekonomik işbirliği Suriye’deki anlaşmazlığı örtemiyor, gizleyemiyor, önemsizleştiremiyor, tersine Suriye meselesi ilişkilerin geleceğini belirleyecek kadar ağır bir soruna dönüşüyor. Daha doğrusu dünden itibaren dönüştü.

İğneyle kuyu kazar gibi zorlukla, emek harcanarak yapılanlar bir kalemde silinecek mi?

Evet, böyle bir tehlike var.

İlişkilerin bozulması iki tarafın da çıkarına değil ama Türkiye’nin zarar hanesinin daha kabarık olma olasılığı yüksek.

Gerçek şu ki, bu bir kumar.

Bakalım Türkiye Rus ruletini Ruslardan iyi oynayabilecek mi?..

http://www.medyagunlugu.com/