“Yunanistan’ın Ukrayna harekatı”

16 Nisan 2011 0 Yazar: admin
yunantarihBirgün gazetesi yazarlarından Doğan Subaşı’nın yazısı: 

“1. Dünya Savaşı Kasım 1918 sonu itibarıyla sona ermişti. Savaşın galipleri, bundan sonra ne yapacaklarına Paris’te karar vereceklerdi.

Konuşulacak en önemli konulardan biri de Osmanlı devletinin durumu idi. Daha doğrusu Osmanlı topraklarının durumu.

Bu durum Yunanistan’ın da ilgisini çekiyordu.

Acaba Yunanistan pastadan pay kapabilir miydi? Acaba bir koyup üç alabilir miydi? Bu nasıl olabilirdi?

Paris Konferansı’na giden heyetin içindeki en önemli kişi, Venizelos’tu.

İngiliz Başbakanı Lloyd George’a göre Venizelos, Perikles’ten bu yana Yunanistan’ın çıkardığı en büyük devlet adamı idi. Perikles M.Ö 494-429 yılları arasında yaşamıştı. Onun döneminde Atina çok müreffeh bir dönem geçirmişti. Bu dönem ”Altın Yüzyıl” olarak anılıyordu. İşte Venizelos da böyle biri idi.

Venizelos, konferansta tartışılacak önemli konulardan bir diğerinin de, Rusya’daki Sosyalist Ekim Devrimi olduğunu gözlemledi. Gerçekten de ABD, İngiltere ve Fransa, bu devrimden çok rahatsız olmuşlardı. Üstelik bu sadece basit ideolojik bir rahatsızlık da değildi. Örneğin, devrimciler, emperyalistlere olan borçları da ödemeyeceklerini açıklamışlar, tüm dünyaya bu konularda çağrı yapmışlardı. Ortada kapitalizmin şu ya da bu uygulamasına değil, kapitalizmin kendisine karşı bir meydan okuma vardı.

Acaba büyük devletlerin, ”Osmanlı topraklarını paylaşma” ve ”Ekim Devrimi’ni yıkma” hedefleri arasında Yunanistan, nasıl bir ilişki kurabilirdi? Acaba buradan Yunanistan’a ekmek çıkar mıydı?

Her hırslı politikacı gibi Venizelos da, burada büyük düşüncelere daldı. Müttefiklerin Ukrayna’ya yapacakları harekâta Yunanistan da katılsa? Acaba toprak istekleri, bu durumda kabul edilir miydi?

Evet, Yunanistan masada olmalıydı. Bir koyup üç almalıydı. Madem Avrupalılarla birlikte hareket etmek istiyordu, Avrupalı gibi davranmalıydı. Bu aşamada bunu yolu da Ukrayna’ya asker göndermekten geçiyordu.

Aslında bu konuyu Venizelos’un kulağına üfleyen, Fransız Başbakanı Clemenceau idi. O da uyanık bir devlet adamı sayılırdı. Yunanistan Elçisinin Rusya harekâtı konusundaki ilgisini görünce, topu ortalayıvermişti: Yunanistan Ukrayna harekâtına katılırsa, Fransa da İzmir ve Trakya konusundaki taleplerinde Yunanistan’ı destekleyebilirdi.

Yani İzmir’e giden yol, Ukrayna’dan geçiyordu. Bu sözler, harekâta katılan bir Yunan subaya aitti.

Venizelos da hemen topa girmişti.

Böylece Yunanistan 1. Kolordusu, Odesa’ya doğru yola çıktı. İki tümenli bir kolorduydu bu. 1919’un Şubat ve Mart aylarıydı.

Gemiler İstanbul’da da mola verdiler. Sonra da Karadeniz’e açılıp Odesa’ya vardılar.

Çıkarma sırasında ciddi bir direnişle karşılaşmadılar. Ama Odesa’da bulunan Yunan topluluğu da Yunan askerlerini karşılama konusunda, İstanbul Rumları kadar istekli değildi. Üstelik bu fark, fark edilmeyecek kadar da küçük değildi.

Askerler kıyılardan içerilere gittikçe, karşılaştıkları direniş büyümeye başladı. Bu arada cephane ve yiyecek sıkıntısı da artıyordu. Sonunda Bolşevikler karşı saldırıya geçerek, Yunan ve Fransız askerlerini kıyıya kadar kovaladı.

Yunan ve Fransız birlikleri Odesa’yı terk ettiklerinde, önceden bölgede yaşayan Yunanlılar ya sınır dışı edildiler ya da hapsedildiler. Odesa’daki Yunan kolonisi çok ağır bir yara almıştı.

Yunanistan’ın Odesa macerası ardında askeri bir başarısızlık, yüzlerce ölü ve yaralı, ve artık ”tasfiye” edilmekte olan bir Odesa Yunan kolonisi bırakmıştı.

1919 yılı Temmuz ayında Odesa’dan geri dönen birlikler, yine İstanbul’dan geçerek bu kez İzmir’e yöneldiler.

Anadolu harekâtı da tıpkı Ukrayna harekâtı gibi olacaktı.

Ukrayna harekâtına katılan birliklerin komutanı Gonatas, İzmir’e vardıklarında, birliklerine bir emir yayınladı. Bu emirde, subayların ve askerlerin hangi birliklere dağılacağı, malzemelerin kimlere ve nereye teslim edileceği gibi bilgiler yer alıyordu.

Ama bir cümle, sanki bu tür harekâtlar için klasikleşmiş bir cümle gibiydi:

”Ordumuzun savaş harekâtı sırasındaki ve bu ülkedeki vatandaşlar karşısındaki mükemmel tutumu, Yunan Ordusu’nun meziyetlerinin ve değerinin uluslararası çevrelerde tanınmasını sağlamıştır.”

Yunanistan’ın Ukrayna harekâtı konusunda siz değerli okuyuculara söyleyeceklerim bu kadar.

Zamanınız olursa, siz de yazıdaki Yunanistan, Ukrayna, Odesa, komutan Gonatas, Venizelos vb. sözcüklerini değiştirerek, başka ülkelere dair başka yazılar yazabilirsiniz…” (birgun.net)