“Ukrayna’nın geleceği Avrasya denklemi için çok önemli”

5 Ağustos 2010 Kapalı Yazar: admin
rusukrharita22Diplomatikgozlem.com sitesinde Ukrayna hakkında çıkan yazı:

“Ukrayna bağımsızlığını 20 yıl önce kazandı. Bu önemli Avrasya ülkesi bağımsız geçen 20 yılının büyük bölümünde çalkantılar ve krizler gördü. Denilebilir ki, genç Ukrayna kısacık yaşamında çoğu yaşlı devletin ömrünün tümünde gördüğünden daha fazla heyecanlı gelişmeye şahit oldu.

Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Ukrayna’yı dengeli bir dış politika ve esnek bir diplomasi anlayışıyla yönetmek zorunda. Özellikle son birkaç yıldır “sarkaç hareketi” ile savrulan Ukrayna’nın coğrafi büyüklüğü, etnografik yapısı, enerji sahasında köprü kimliği ve jeopolitik denklemlerdeki konumu Yanukoviç ve ekibinin işinin ne denli zor olduğunu ispat ediyor.

Özellikle Rusya ile komşuluk ve küresel mali krizin etkileri dikkate alındığında durumun karmaşıklığı kendisini gösteriyor. Diğer bir değişle bir tarafta göz ardı edilmesi olanaksız Rusya faktörü ile bir gün AB’ye üye olunabilmesi ihtimali.

Ukrayna’nın bağımsızlığının 20. yılında bir gerçek var ki o da Yanukoviç’in performansının sadece Ukrayna için değil, Avrasya dengeleri için de stratejik öneme sahip olduğu.

Yanukoviç döneminde Ukrayna’nın pusulasının hangi yönü göstereceği konusunda pek fazla şüpheye yer olmasa da, Yanukoviç’in ülkeyi nasıl bir denge noktasında tutacağı ve bunu nasıl sağlayacağı çok önemli.

Yanukoviç şu ana kadar Ukrayna için çizdiği rota konusunda somut bir işaret vermedi. Ama Ukrayna NATO’dan giderek uzaklaşıyor. Ayrıca Yanukoviç’in Brüksel’de ülkesiyle AB’nin işbirliği içinde olacağı sözleri de Ukrayna’nın dünya ve bölge siyasetinde üstlenmek istediği konum hakkında pek fazla fikir vermiyor.

Ama Ukrayna açısından bakıldığında Avrasya zemininde, post Sovyet döneminin çerçevesinde, çok para ve enerji tüketen eskimiş teknolojisiyle Avrupa ekonomisi yerine Avrasya ekonomisinde daha fazla etkili olma olanağı var.

Ukrayna’nın AB ile işbirliği her durumda hızlı bir biçimde gelişmek zorunda… Çünkü Ukrayna’nın Batı’ya bakan yüzü AB ile işbirliğinin gerekliliğinin farkında. Fakat Ukrayna’nın bu yönde ne kadar ilerleyeceği belli değil.

Eğer Ukrayna Avrupa merkezli bir siyaset izlemeyi tercih ederse, AB ile işbirliği Avrupa değerlerinin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması yönünde gelişebilir. AB’nin Ukrayna’ya bakış açısı bu ülkeyi henüz katılım için “aday adayı” ve “aday” olarak tanımlamıyor. Ama Ukrayna’nın kendisine “komşuluk perspektifinde” yer bulması, AB’nin onu “bölgeler politikası” kapsamında değerlendirmesi ve/veya “stratejik ortaklık” için tercih etmesi olasılığı yüksek.

Ama Ukrayna’nın politikasının merkezine Avrupa’yı koyması, pusulasını Brüksel’e göre okuması kolay olmayacak. Çünkü Ukrayna halen “planlı ekonomiye” sahip! O nedenle Ukrayna’nın süratle liberalleşmesi gerekiyor. Bu haliyle Ukrayna’nın kapitalist dünyayla bütünleşmesi pek kolay değil.

Bununla birlikte Ukrayna’nın iktisadi durumunu iyileştirmek için AB, BDT veya Türkiye pazarı gibi pazarlara erişmeye gereksinimi var.

Ukrayna açısından öncelikle yaklaşan soruna çözüm bulmak gerekiyor; Rusya Güney Akım ve Kuzey Akım boru hatlarını devreye soktuğu zaman Ukrayna Rusya’nın enerji ihracatı güzergâhları üzerindeki tekel konumunu yitirecek.

O nedenle Ukrayna, hemen herkesle iyi ilişki içinde olmak zorunda. Ukrayna’nın bu yönde gayret göstereceğine kesin gözüyle bakılabilir. Ama Ukrayna muhakkak yönlerden bir tanesini pusulasında öncelikli görmek zorunda.

İşte tam bu noktada Ukrayna’nın etnografik yapısı ve toplumunun sosyal antropolojik arka planı önem kazanıyor. Her durumda Ukrayna’nın ilk 20 yılında yaşadığı çalkantılı dönemlerin bundan sonraki 20 yılında da noksan olmayacağı görülüyor.” (diplomatikgozlem.com)