“Ukrayna’nın En Büyük Düşmanı, Kendisi”

22 Eylül 2008 Kapalı Yazar: admin

Dergide Valentinas Mite’nin makalesinde pekçok uzmanın Rusya’nın Gürcistan’dan sonra Ukrayna’ya yöneleceği görüşünde olduğu, Rusya’nın gerek Doğu Ukrayna, gerekse nüfusunun yüzde 60’ı Rus kökenlilerden oluşan Kırım aracılığı ile Ukrayna’daki istikrarsızlığı istediği gibi körükleyebileceği, ifade ediliyor ve turuncu devrimle sonuçlanan 2004 devlet başkanlığı seçimlerinde Donetsk ve Lugansk illerinin ayrılmanın eşiğine geldikleri hatırlatılıyor. 

Makalenin bundan sonrasında ise, şu ifadeler var: 

"Rusya’dan gelen bütük açık tehditlere rağmen, günümüzde Ukrayna’nın başlıca düşmanı… Ukrayna’nın kendisidir. 

Turuncu devrimden sonra Ukrayna pek çok alanda başarı sağladı. Özellikle demokrasinin, ifade özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün gelişmesi konusunda. Ne var ki bugün siyasi sistem, istikrarlı olmaktan gayet uzaktır. Ukrayna, ekonomik reformları gayet yavaş biçimde gerçekleştiriyor. Ülkenin ekonomik sistemi, sovyet döneminden beri çok fazla yol almadı. Bu durum, sadece ekonominin gelişmesi ve sosyal programların gerçekleştirilmesi açısından değil, etkili bir ordunun kurulması konusunda da ciddi bir engel oluşturuyor. Bugün herne kadar Ukrayna ordusu NATO ile ortak tatbikatlara katılıyorsa da, ordunun güçsüz durumu hemen göze çarpıyor. 

Koalisyon hükümetinin dağılmasından bu yana, iki hafta geçti. Yaşananlara bakıldığında, koalisyon ortakları olan Yuşçenko ile Timoşenko arasındaki çatışmanın bu ikisinin Moskova yanlısı Viktor Yanukoviç ile arasındaki çekişmeden daha yoğun olduğu izlenimini ediniyoruz. 

Ukraynalı uzmanlar, turuncu koalisyonun dağılmasının, bu iki turuncu liderin kişisel hırslarından kaynaklandığını söylüyorlar. Kamuoyu yoklamalarına göre, Yulya Timoşenko’nun reytingi, Viktor Yuşçenko’nun reytinginden 24 puan daha yüksek. Fakat bu durum, onun demokratik hükümeti tek başına kurmasına yetmiyor. Bu iki turuncu liderin kendi arasında anlaşmayı başaramaması durumunda, Viktor Yanukoviç devlet başkanı olabilir. Böyle bir durumda, Ukrayna’nın öncelikleri (en azından AB ve NATO ile ilgili öncelikleri) gerçekleştirilemez. Bu durumda da herşeyde sadece Rusya’yı suçlamak imkansız hale gelecektir.