“Rusya, Ukrayna’yı Ekonomik Yoldan Ele Geçiriyor”

16 Eylül 2008 Kapalı Yazar: admin

Vitaliy Atanasov imzalı makale, Ukrayna ekonomisinde son haftalardaki gelişmeleri ve Rusların hangi yollardan Ukrayna ekonomisinde egemen olmaya başladıklarını anlatıyor. Bu makaleyi burada özetleyerek aktarıyoruz:

 

"Ukrayna’nın finans çevreleri, geride bıraktığımız Cuma gününü, yani 5 Eylül tarihini, uzun süre hatırlayacaklar. Zira o gün Ukrayna borsasının ana göstergesi olan PFTS endeksi, yüzde 7 oranında gerileyerek, 2007 yılının Ocak ayındaki duruma düşüverdi. endeksin daha da fazla düşmesini önlemek için borsada işlemler durdurulsa da, yine de kayıplar büyüktü: Kievenergo’nun hisseleri yüzde 12,5; Ukrtelekom’un hisseleri yüzde 11; Reiffeisen Bank Aval’in hisseleri ise, yüzde 9,5 oranında değer kaybetmişti. Borsacılar, bu şidddetli düşüşte Rusların parmağının olduğunu, özellikle iki büyük Rus firmasının, hisselerin düşmesinde ve Ukrayna firmalarının zarara uğramasında rolü olduğunu söylüyor. Rusların Ukrayna borsasındaki payı gerçekten çok büyük. Rus firmaları "Renesaince Capital",  "Troyka Dialog" ve "Alfa Capital"in Ukrayna borsasındaki paylarının yüzde 50’ye yakın olduğu belirtiliyor. PFTS endeksinin yılın başından bu yana yüzde 57 oranında düşmesi de, Rusları korkutmuyor. Hatta, tam tersine, Rusya’nın ikinci büyük borsası olan RTS, 2009 yılında Ukrayna’ya geleceğini söyledi. 

Rus-Gürcü çatışması, bölgenin istikrarsız bir bölge olarak anılmasına neden oldu. Bundan da ötede, gerek Ukraynalı, gerekse Avrupalı politikacılar sürekli olarak, Ukrayna üzerinde Rus tehdidinin olduğundan bahsettiler. Bunun sonucunda, tahmin edileceği üzere, Ukrayna firmalarının hisseleri hızla değer kaybetti ve Batılı yatırımcılar, Ukrayna’ya yönelik plalarını yeniden gözden geçirmeye başladılar. Bir uzman, "yabancı yatırımcılar, Ukrayna’ya yatırım yapmakta acele etmiyorlar. Bunun bir nedeni, dünya borsalarındaki genel düşüş ise, diğer bir nedeni, bölgenin Rus-Gürcü savaşından sonra istikrarsız olarak görülmeye başlanması ve ülke içindeki siyasi istikrarsızlıklardır", diyor.

Fakat, Almanları korkutan bu durum, Ruslar için büyük bir fırsat teşkil ediyor. Zira, Ukrayna firmalarının değerinin düşmesi, bunların Ruslar tarafından satın alınması için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Sonuçta Rusya, Ukrayna üzerinde büyük bir siyasi nüfuza sahip olmasına karşılık, henüz Ukrayna ekonomisinin kilit sektörlerini denetimi altına alabilmiş değil. 

Rus egemenliği, öncelikle, petrol rafinerilerinde kendisini gösteriyor. Ülkedeki toplam 6 rafinerinin 2 tanesi olan Odesa ve Liçanskiy fabrikaları, Lukoil ile Tnk-BP’nin elinde. Kremençuk rafinerisiinn hisselerinin yüzde 38’i de, Rus Tatneft firmasının denetiminde bulunuyor. Ülkede, sadece Rus firmalarının denetiminde bulunan rafineriler, çalışır durumda. Diğerleri, işleyecek petrol bulamıyorlar. 

 

Ruslar, telekomünikasyon alanında da ciddi nüfuz sahibi. MTS-Ukrayina operatörü, Rus AFK Sistema  firmasının denetiminde. Vimpelkom firması ise, Beeline’ı bünyesinde barındırıyor ve Golden Telecom’u kendisine bağlıyor. Kievstar hisseleri ise, Alfa Group’a ait olan Altimo’nun denetiminde. 

Fakat Ruslar, Ukrayna ekonomisinin belkemiğini oluşturan metalurji sektöründe, henüz sözsahibi değiller. Bununla birlikte, bu sektörde de etkileri artmaya başlıyor. Bu bağlamda, ilk olarak 2007 yılında Dnipropetrovsk’taki Petrovskiy fabrikası, "Suhaya Balka" kombinatı ve üç adet kok kömürü işletmesi, "Evraz Grup" tarafından, Privat Group’tan satın alınmıştı. Şimdi Ruslar, bu sektörde etkilerini daha da arttırma çabasında. Metalurji ürünlerinde dünyada fiyatların düşmesi, bu konuda Rusların işini epey kolaylaştırıyor. Rusların eline geçme olasılığı çok kuvevtli olan işletmeler arasında Donbas Sanayi Birliği, Zaporojstal ve Mariupol İliç Metalurji Kombinatı bulunuyor. Bu son işletmenin yöneticisi, tesislerin durma noktasına geldiğini, "kara cuma günü" ise bir günde hisselerinin yüzde 10 oranında değer kaybettiğini belirtti. Yönetici, işletmenin hammedde sıkıntısı çektiğini ve bu sıkıntıyı aşmanın ideal yolarından birinin, Rus Evraz Grup ile birleşmek olduğunu söylüyor. 

Ruslar, Ukrayna banka sektöründe de fazla kuvvetli görünmüyorlar. Ukrayna bankalarının hisselerinin yüzde 37’si yabancılara ait. Rusların Ukrayna bankacılık sektöründeki payı ise, yüzde 7 civarında. Bununla baraber, Ukrayna’da faaliyet gösteren Rus bankaları, sayı olarak fazla. Ayrıca, Rus sermayali iki banka olan Alfa Bank ile VTB Bank, Ukrayna’nın en büyük on bankası arasında yer alıyor. Fakat uzmanlara göre, bankacılık sektörinde Avrupalılar, meydanı kolay kolay Ruslara bırakmaz. 

 

Fakat Rusların iştahını en fazla kabartan bir alan, doğalgaz nakil sistemleri. Gazprom, uzun zamandan beridir bu konuyla ilgili. Belirtildiğine göre, yakın bir gelecekte Ukrayna hükümeti, Gazprom’un katılımıyla bir gaz nakil konsorsiyumu kurabilir. 

Ruslar’ın Ukrayna’da petrol arama çalışmalarına da ilgi göstermesi beklenebilir. UKrayna’da bulunacak olan enerki kaynakları, bu bölge Rusya ve Orta Asya ile karşılaştırıldığında Avrupa’ya çok daha yakın olduğu için, Shell ve BP gibi Batılı petrol devlerinin ilgisini çekebilir. Fakat gerek ülke içindeki genel durum, gerekse yakın zamanlarda Amerikan Vanco firmasına petrol arama izninin iptal edilmesi, Batılı petrol firmalarını Ukrayna’dan uzak tutmak için yeterli oldu. Rusya, bu alandaki boşluğu doldurabilir. 

Ukrayna işadamları arasında, Rus sermayesinin Kremlin’in (özellikle de Vladimir Putin’in) talimatıyla harekete geçtiği konuşuluyor. Eğer bu gerçekten böyleyse, bazı Ukraynalı politikacıların öne sürdüğü, Rusya  ile askeri çatışma senaryosu, gerçekçi değil. Zira, ekonomik olarak kilit sektörleri ele geçiren birinin silaha başvurmasına gerek yok.