Poroşenko’nun 2020 hedefi

25 Eylül 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko Kiev’de gazetecilere vaat ettiği her türlü sorunun sorulabileceği basın toplantısını bugün düzenledi. “Strateji 2020” konulu basın toplantısında Poroşenko, önce hedeflerini açıkladı.

porosenko-hedef-2020-ukraynanin-ab-uyeligi-CHA-1543282-2-t

“Strateji 2020” belgesinin aynı anda uygulamaya konulması gereken 60’tan fazla reformu ve özel programı kapsadığını kaydeden Poroşenko, Ukrayna halkının reformlardan yana olduğunu ve kendisini de ancak bunun ilgilendirdiğini vurguladı.

“AB’ye üyelik için koşmalıyız”

Cumhurbaşkanı, yakın zamanda Ukrayna’nın AB’ye üyelik perspektifi elde edeceğini söyledi: “Avrupa’nın kapıları bize açık. Bizim ise bu kapıyı çalmaya hakkımız var”.  Poroşenko, yakın birkaç sene içerisinde Ukrayna’nın AB üyeliği için kronik  eksikliklerini tamamlaması gerektiğinin altını çizdi ve reformların önemini vurguladı: “Bizim bu yolda koşmamız, uçmamız lazım. Reformların amacı Avrupa standartlarını uygulamak ve 2020 senesinde AB’ye üyelik başvurusunda bulunmaya hazırlanmak olmalı”.

Ukrayna Cumhurbaşkanı, reformların hızlı ve etkili biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde ülkede yeni sosyal patlamanın yaşanacağını ve Ukrayna’nın Rusya ile karşı-karşıya yalnız kalacağını vurguladı. Poroşenko, Ukrayna’da iç tehdidin işgalcilerin eylemlerinden daha az tehlikeli olmadığını söyledi: “Bize bir an önce reformlar lazım. Tektonik değişiklikler yoluyla koşmamız lazım. Siyasi irademiz var, geri yolumuz ise asla yok.  Yalnız reformlar Ukrayna vatandaşlarının devrimsel taleplerini karşılayabilir. Bunun alternatifi ise daha güçlü protestolar…”

Cumhurbaşkanı, ekim sonunda yapılacak genel seçimler sonucu reformist parlamento çoğunluğunun oluşacağını umduğunu, kendisinin ise bu reformlar için elinden gelen her şeyi yapacağını belirtti.

“Rusya Ukrayna’yı haritadan silmek istedi, ama bizi daha güçlü kıldı”

Poroşenko, Rusya’nın eylemlerinin sadece sınırları değişmeğe değil, bir Avrupa ülkesini tamamen Avrupa haritasından silmeye yöneldiğini söyledi: Uzun süreli barış ve konforlu hayat Avrupa’yı gevşetmiş ve küresel güvenlik sistemi çalışamaz duruma gelmiş. Ancak Ukraynalıların mücadelesi AB ve Batı’yı saldırgana karşı birleştirdi”.

Cumhurbaşkanı, Ukraynalı savaşçıların kahramanlığı sayesinde savaşın en tehlikeli aşamasının artık geçmişte kaldığını vurguladı: “Ukrayna İkinci Dünya Savaşından sonra hiçbir Avrupa ülkesinin karşılaşmadığı bir tahrikle karşı-karşıya kaldı. Ancak ben artık barış planının çalışmaya başladığından eminim. Savaşın en tehlikeli kısmı geride kaldı. Rusya Ukrayna’yı tamamen silmek, büyük bir Avrupa halkını mahvetmek istedi. Ama düşmanımız ciddi şekilde yanıldı – bizi daha da güçlendirdi. Bu mekanda Ukrayna ulusu siyaseten kendini kesin bir şekilde kanıtladı. Biz tiranlığı attık, barış ise uzakta değil. Ukrayna vatandaşları büyük ve tek ailedeydi, yine öyle olacak. Bizim nihai zaferimiz Avrupa’nın zaferi olacak”.

“Donbass Transdinyester olmayacak”

Donbass bölgesindeki duruma da değinen Poroşenko, 16 Eylül’de parlamentoda kabul edilen yasanın bu bölgeye hiçbir özel statü vermediğini söyledi: “Özel statü yasası diye bir şey yok. Bu, tamamen uydurma.  Söz konusu tasarı Donbass’da özel rejimli yerel yönetimlerle ilgili ve her hangi özel yetki veya Ukrayna’nın merkezi yönetiminden bağımsızlık içermiyor. Özel yerel yönetim rejimi ise zaten merkezden uzaklaşma reformunun bir parçası”. Cumhurbaşkanı, Ukrayna’nın kendi toprak bütünlüğünü koruyacağını ve Transdinyester gibi bir oluşuma izin vermeyeceğini bildirdi: “Sovyetler Birliği’nin en zengin cumhuriyetlerinden birinde yaşayan insanları Transdinyester’e hapsederek köleye çevirdiler. Transdinyester, Osetya, Abhazya tecrübesi toprak bütünlüğümüzü koruyacağımıza ilişkin eminliğimi arttırıyor”.

“Kimse beni tehdit edemez”

Basın toplantısında Poroşenko’ya Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendisini tehdit edip-etmediği de soruldu. Cumhurbaşkanı, böyle bir durumun yaşanmadığını söyledi: “Ben hiçbir şeyden korkmam. Hiçbir zaman da korkmadım. Çok güçlü bir halkı olan büyük bir devleti temsil etmem de bana ilave güç veriyor.  Beni tehdit etmek mümkün değil. Her hangi bir konuşmadan birisinin beni tehdit edebileceğini düşünemiyorum. Bu, mümkün değil ve benim böyle bir duruma tepkim de anlık olur”. Poroşenko Ukrayna’ya siyasi baskıların olabileceğini, ancak bunların da sonuçsuz kalacağını vurguladı: “Ukrayna egemen bir devlet ve kendi geleceğini kendi çıkarlarından yola çıkarak kendisi belirleyecek”.

“Putin’le yeniden görüşmeyi planlıyoruz”

Ukrayna Cumhurbaşkanı, yakın zamanda Vladimir Putin’le görüşeceklerini açıklarken, bu görüşmenin 3 hafta içerisinde Avrupa’da gerçekleşeceğini, ön anlaşma sağlandığını bildirdi.  Ancak bunun yanı sıra, görüşmenin kaderinin barış planının uygulanmasına bağlı olduğunu vurguladı.  Donbass’ta dün ilk kez kimsenin ölmediği bir gece yaşandığını kaydeden Poroşenko, buna sevindiğini söyledi.

Rusya’nın Ukrayna’ya bakışının değişeceğini umduğunu vurgulayan Poroşenko Kremlin’deki “şahinlerin” Ukrayna’ya diz çökerteceklerine inandıklarını, ama  bunun tersiyle karşılaştıklarını kaydetti: “Barış süreci gerçeği Rusya’nın bakışının  ve planlarının değiştiğini gösteriyor. Daha önce Ruslar Rusya’nın saldırganlığını destekliyorlardı. Ancak Rusya ordusunun bu saldırıda bizzat yer almasının ardından Rusların yalnız %5’i Ukrayna topraklarına anlamsız saldırıyı desteklemeye başladı. İnsanlar artık “bu savaş ne için?”, “biz kiminle savaşıyoruz, iki halk ne için bedel ödüyor” sorularının sormaya başladılar. Bu, iyimserlik için iyi bir zemin..”

Poroşenko Donbass’ta barışın sağlanması yönünde önemli başarıların sağlandığını söyledi ve daha önce hayali bile kurulamayan barışa yaklaşıldığını vurguladı. Dünyanın Ukrayna’nın ateşkes ilan etmesine çok güçlü destek verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı “Aksi takdirde saldırganın karşısında yalnız kalırdık” diye konuştu.  Ukrayna lideri bunun yanı sıra ordunun bundan sonra da silahlı çetelerin saldırılarına cevap vereceğini vurguladı.  Cumhurbaşkanı, Minsk anlaşmasının en az 3 maddesinin yerine getirilmesini istediklerini bildirdi. Poroşenko, bu maddeleri şöyle sıraladı:  Rusya askeri birliklerinin acilen Ukrayna’yı terk etmesi, tüm rehinelerin serbest bırakılması ve Ukrayna-Rusya sınırında tampon bölge oluşturulması.

Ukrayna’nın barışın sağlanması için ve genel olarak her konuda Avrupa ve ABD’den her türlü yardımı gördüğünü kaydeden Poroşenko “Gerek ekonomik, gerek finans, gerek danışma, gerek savunma  konularında ne Avrupa’dan, ne ABD’den ret cevabı almadık.  ABD ve Avrupa bize her türlü yardımı yapıyor. ABD’den döndüğümde bana sorulan ilk soru bu oldu: “Nihayet ölümcül silah getirdiniz mi?” Dostlar, bizim ölümcül silaha ihtiyacımız yok. Ukrayna’nın kendisini savunmak için gereken her türlü silahı var, artı, bu silahları üretebiliyor.  Bize yalnız modern haberleşme ekipmanları ve radar sistemleri lazım”.

Ukrayna’nın Donbass’a her hangi bir barış misyonu çağırmayacağını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Transdinyester ve diğer bu gibi çatışma bölgelerinin tecrübesini örnek göstererek, barış misyonu geldiğinde ülkenin ilgili bölge üzerinde egemenliğini kaybettiğini söyledi. Poroşenko, bölgede sadece AGİT gözlem misyonunun olacağını bildirdi.

“Oğlum parti listesiyle seçime katılmak isteseydi, listeye almazdım”

Basın toplantısında Ukrayna Cumhurbaşkanına sorulan sorulardan birisi de oğlunun genel seçimler için adaylığını koymasıyla ilgili  oldu. Poroşenko, bu kararın oğlunun kendisine ait olduğunu bildirdi: “Ben oğlumu kendi kararlarını kendisi verebilecek şekilde büyüttüm. Ben de evlendiğimde veya hangi üniversitede okumaya karar verdiğimde ebeveynlerime sormadım. Oğlum da sormadı. Bu, onun sorumluluğu. Gönüllü olarak orduda savaşmaya gittiğinde de kimseye sormadı. Sadece, başka türlü yapmaması gerektiğini düşündü. Onunla gurur duydum. Ama annesine, yani eşime bunu söylemedik.  Kendi oğlun savaşta olduğu zaman gerçekten devleti korumanın ne demek olduğunu ve barışın ne kadar önemli olduğunu anlıyorsun.  Oğlum seçime parti listesine saklanarak katılmıyor.  Adil ve tavizsiz rekabetin söz konusu olduğu dar seçim bölgesinden seçime katılıyor.  Elbette, ben dar bölge sistemini kaldırmamızı çok isterdim ve kaldırmış olsaydık, asla oğlumu parti listesine almazdım. Ama şimdi öyle bir durum söz konusu değil. Oğlumun bana layık olacağından eminim”.

Kaynak:

http://www.trtturk.com/haber/porosenko-nun-2020-hedefi-85245.html