Orgeneral Akar: Rusya-Ukrayna çatışması ittifakımızı etkiliyor

13 Eylül 2015 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

3f330f0b6cd3283d63470299a023fc0e

Bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve 28 ülkenin katıldığı NATO Askeri Komite Genelkurmay Başkanları Konferansı için İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda dün genelkurmay başkanlarını karşılama töreni düzenlendi.

Dolmabahçe Sarayı’nın bahçesinde düzenlenen tören, NATO üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları ve eşlerinin sarayın merdivenlerindeki yerlerini almasıyla başladı. Daha sonra NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Petr Pavel ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, tören alanındaki yerlerini aldı.

Askeri bando tarafından NATO Marşı ile İstiklal Marşı’nın çalınmasından sonra, NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Pavel, tören mangasını selamladı. Pavel’e bu sırada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar da eşlik etti. Dolmabahçe Sarayı’ndaki tören Mehter Konseri ile devam etti. Mehterbaşı, konser öncesi başıyla Orgeneral Pavel’i selamlarken, Pavel de asker selamıyla mehterbaşına karşılık verdi. NATO üyesi ülkelerin genelkurmay başkanları ve eşleri karşılama töreninin ardından, gala yemeğine geçti.

Son yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından organize edilmiş en kapsamlı uluslararası askeri toplantılardan biri olan NATO Askeri Komite Genelkurmay Başkanları Konferansı’nın açılışı, Conrad Oteli’nde 28 üye ülkenin genelkurmay başkanları ve askeri temsilcilerin katılımıyla bugün sabah saat 08:30’da açılış konuşmaları ile başladı.

Pavel: Türkiye, NATO’nun sarsılmaz ve daimi bir üyesi

NATO Askeri Komite Başkanı Orgeneral Petr Pavel, açılış konuşmasında, bugün NATO’nun güney kanadında gelişmekte olan güvenlik zafiyetleri ve zorlukların, tartışmanın kilit noktası olacağını, dolayısıyla İstanbul’un bu konferans için çok doğru bir yer olduğunu söyledi. Türkiye’nin, NATO’nun sarsılmaz ve daimi bir üyesi olduğunu vurgulayan Pavel, NATO’nun Afganistan, Kosova ve açık denizlerdeki operasyonlarına gösterdiği mevcudiyetin, Türkiye’nin ittifakı bir arada tutan ilkelere ne kadar da kendini adadığını gösterdiğini kaydetti. Pavel, Türkiye’nin NATO’da oynadığı aktif rolden dolayı Orgeneral Akar’ı tebrik ederek, NATO Askeri Komite Genelkurmay Başkanları Konferansı’nın, ittifakın karşı karşıya bulunduğu meseleleri ele almak için fırsat teşkil ettiğini belirtti.

Pavel: Hazırlık eylem planımız üzerinde duracağız

Pavel, özellikle 28 milletin kendi arasında görüş birliğine vadığını, güç birliği ve dayanışma içinde bu meseleleri nasıl ele alabileceğini belirlemekte ooduğunu kaydederek, “Bu konferans çerçevesinde Türk ev sahibimizin bölgesel güvenliğe dair sağladığı bir perspektifi az önce dinledik. Bu çerçevede görüşmelerimiz, tartışmalarımız devam edecek. Hazırlık eylem planımız üzerinde duracağız. Aynı zamanda devlet ve hükümet başkanları geçtiğimiz yıl Galler Zirvesi’nde ve önümüzdeki yaz gerçekleşecek Varşova Zirvesi’nde nelerin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini ortaya koymuşlardır. Şu anda ittifakın karşı karşıya bulunduğu güvenlik problemlerinin neler olduğu ve yüksek hazırlıklı ortak eylem gücümüz çerçevesinde neler yapacağımızı görüşeceğiz. Aynı zamanda NATO’nun gelecekteki stratejisi, hazırlık eylem planı ve askeri perspektiflerimizi, nasıl bir pozisyon belirleyeceğimizi ve adaptasyon geliştireceğimizi, Varşova Zirvesi’ne kadar Genelkurmay Başkanları çerçevesinde katkılarımızı tartışıp görüşme fırsatı bulacağız.” diye konuştu.

Eğit-Donat misyonu

Orgeneral Pavel, eğit-donat misyonları çerçevesinde ittifak içerisinde harekat önceliklerini belirleyeceklerini ve bu misyonun bundan sonraki çalışmalarını görüşeceklerini ifade ederek, aynı zamanda askeri unsurların kalıcı ortaklık çerçevesinde Afganistan’da 2016’dan sonraki pozisyonunu belirlemeye çalışacaklarını, Batı Balkanlar’daki siyasi ve askeri durumu ele alacaklarını kaydetti.

Akar: PKK meşruiyet kazanmaya çalışıyor

Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Suriye ve Irak’taki durumdan faydalanan PKK’nın, uluslararası camiada meşruiyet kazanmaya çalıştığını kaydederek, Türkiye’nin, PKK terör örgütüyle olan mücadelesine devam ettiğini, PKK terör örgütünün, bölgesel güvenliğe de bir tehdit teşkil ettiğini söyledi. Orgeneral Akar, “Suriye ve Irak’taki durumdan faydalanan PKK, uluslararası camianın gözünde meşruiyet kazanmaya çalışmaktadır. Ama bu esnada yaşlı, kadın, erkek ve çocukları öldürmeye, acımasız saldırılar düzenlemeye, masum insanların hayatını almaya devam etmektedir” dedi.

“Tehditler küresel güvenlik ortamını da etkiliyor”

Akar, katılımcıları selamlayarak başladığı açılış konuşmasında, bu konferans vesilesiyle doğru zamanda doğru yerde bir araya geldiklerini belirterek, Türkiye’nin, şu anda NATO’yu etkileyen üç büyük krize komşu olan tek NATO üyesi durumunda bulunduğunu vurguladı. Akar, “Bu krizlerden kastım, Suriye, Irak, Ukrayna krizleridir. NATO’nun güney ve doğu kanatlarında ortaya çıkan bu tehditler, sizin de bildiğiniz gibi, sadece bölgeyi değil, aynı zamanda küresel güvenlik ortamını da etkilemektedir. Bu sebepten dolayı NATO’nun ittifakın güvenlik ve emniyetini bu ortam içerisinde nasıl güvence altına alacağını tartışmanın da tam vaktidir” diye konuştu.

“Suriye’deki çatışmalar, insani felakettir”

Suriye’deki çatışmaların, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünya üzerinde yaşanmış en büyük insani felaket olarak tanımlanabileceğini dile getiren Akar, şöyle devam etti: “2011’den bu yana ikili ve çok taraflı tartışmalar, Suriye ile bağlantılı olarak dostlar ve ittifak içerisinde görüşülmekte ve tartışılmaktadır. Ama bütün bunlara rağmen, henüz bu ana kadar önleyici tedbirler uygun şekilde alınamamıştır. Ne yazık ki Suriye, artık büyük bir karmaşa içine ve çıkmaza sürüklenmiştir. Bu durum, bütün dünyayı etkileyecek neticelerle bir Suriye krizine dönüşmüştür.

“DAEŞ, en barbar terörist grup”

Aynı zamanda görüyoruz ki yabancı terörist savaşçılar da alarm düzeyinde hepimize bir tehdit teşkil eder hale gelmiş ve gittikçe artan bir ciddiyet kazanmıştır. Özellikle DAEŞ, şimdiye kadar görülmüş en barbar terörist grup olarak hem bölgeye hem de küresel istikrara doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. DAEŞ’in faaliyetleri, Türkiye sınırında gerçekleşmekte ve ciddi olarak NATO’nun güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu çerçevede ulusal çabalarımızın ötesinde Türkiye, uluslararası koalisyonla beraber, DAEŞ’e karşı mücadelesini sürdürmekte kararlıdır.”

“Türkiye, Suriye’ye desteğini sürdürecektir”

Orgeneral Akar, mülteci sorunu çerçevesinde, Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Suriye ve Suriyelilere sağladığı yardımlarla desteğe devam edeceğini dile getirerek, Türkiye’nin bu çerçevede, 2 milyon Suriyeli ve Iraklı’ya ev sahipliği yaptığını ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için şu ana kadar 6 milyar dolar harcadığını hatırlattı. Orgeneral Akar, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu çerçevede Türkiye, PKK terör örgütüyle olan mücadelesine de devam etmektedir. PKK terör örgütü, bölgesel güvenliğe de bir tehdit teşkil etmektedir. Suriye ve Irak’taki durumdan faydalanan PKK, uluslararası camianın gözünde meşruiyet kazanmaya çalışmaktadır. Ama bu esnada yaşlı, kadın, erkek ve çocukları öldürmeye, acımasız saldırılar düzenlemeye, masum insanların hayatını almaya devam etmektedir.

“Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışma ittifakımızı ve bölgeyi etkilemektedir”

Orgeneral Akar, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden çatışmanın bölgeyi ve ittifakı etkilediğini de dile getirerek şunları söyledi: “Suriye ve Irak’taki kriz, komşu ülkeler için ve de koalisyonun aktif olarak mücadele yürüten üyeleri için daha kapsamlı ve karmaşık bir sorun haline dönüşmeye başlamaktadır. Eğer bizler, şu anda bu tehditlere bir cevap vermeyecek olursak, kendimizi çok daha ciddi problemlerle karşı karşıya bulabiliriz. Daha fazla göç, daha fazla mülteci, daha fazla terör saldırısı, daha fazla çatışmayla kendimizi karşı karşıya buluruz ve ülkelerimizin refah ve huzurunu bozan bir istikrarsızlıkla karşılaşırız. Diğer taraftan Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışma da ittifakımızı ve bölgeyi etkilemektedir.”

NATO’ya üye 28 ülkenin Genelkurmay Başkanları’nın ve bu ülkeleri temsilen Belçika’nın başkenti Brüksel’de konuşlu NATO Karargahı’nda görevli askeri temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen konferans, basına kapalı devam ediyor. Konferans sonrasında akşam saat 18:00’da bir basın toplantısı yapılması bekleniyor.

QHA