İnşaat ve Toprak, Yine En Riskli Yatırım Alanları

21 Temmuz 2008 0 Yazar: admin

MPP Consulting firmasının Ukrayna ile ilgili olarak 2006 yılından beri yayımladığı raporlarda, gayrımenkul ve toprak, en riskli yatırım alanları listesinin üst sıralarında yer alırken, bu sefer, daha öncekilerden farklı olarak, toprak, gayrımenkulden daha riskli bir yatırım alanı haline geldi. Uzmanlar bunu, piyasanın spekilatörlerin etkisinde olmasından ve değer biçmede yeterli bilgilenme imkanının bulunmamasından kaynaklandığını belirtiyorlar.

Önceki döneme ait listede basın ve hayvancılık sektörleri en riskli on sektör listesinde yedinci ve dokuzuncu sırada yer alırken, bu seferki sıralamada, ilk on riskli sektör listesine girmediler. Buna karşılık, daha önceden listede bulunmayan ulaştırma ve ev aletleri, listeye giriş yaptılar.

Risk oranının 100 puan üzerinden hesaplandığı risk listesi, şu sektörlerden oluşuyor:

1- Toprak – 99

2- Gayrımenkul – 98

3- İnşaat -97

4- İnşaat Malzemeleri – 96

5- Bankacılık – 93

6- Reklamcılık -85

7- Turizm – 81

8- Mobilya ve Ahşap İşleri – 78

9- Ulaştırma – 76

10- Ev Aletleri  – 75

 

"En riskli sektörler" kategorisine girenler, 80 ile 100 puan arasında yer alan sektörler. Bir önceki listede bunların sayısı 5 iken, bu seferki listede 7 sektör, bu kategoriye girdi.

İnşaat ve inşaat malzemeleri sektörleri, gayrımenkul sektöründeki duruma paralel olarak, bir önceki listede bulundukları yeri koruyorlar. Uzmanlar, gayrımenkul sektöründen sermaye kaçışına paralel olarak, inşaat sektöründe de siparişlerin azaldığından ve sermeyenin, bu sektörleri uzun süre için terkedeceğini öne sürüyorlar.

Bankacılık sektörünün riskli sektörler arasında yeralması, devletin mali politikalarından kaynaklanıyor. Uzmanlar, halkın gelir düzeyinin değişmediği şu şartlarda, yeni banka kurmanın yada mevcut bankaları satın almanın riskli olacağını belirtiyorlar.  

Ulaştırma sektörüünn riskli alanlar arasına girmesi, yakıtfiyatlarındaki hızlı artıştan ve bununla paralel olarak yük taşımacılığına yönelik talebin düşmesinin gündeme gelmesinden kaynaklanıyor.

Geri kalan alanların listede yer almasını ise uzmanlar, ekonomik sitikrarsızlıkla ve bu şartlar altında tüketici mal sepetindeki unsurların sürekli değişmesiyle açıklıyorlar.

(Korrespondent.net)