Moskova izlenimleri: Yeni kriz kapıda

4 Mart 2015 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

moskova_izlenimleri_yeni_kriz_kapida_1425422793

Moskova sokaklarında dolaşırken bir süredir yaşanan ağır ekonomik bunalımı hissetmek ilk anda pek mümkün değil.

Son 124 yılın en sıcak kışının yaşanması ve bir nebze rahatlayan trafiği saymazsak Moskova’da gündelik hayat büyük ölçüde eski akışında devam ediyor, en azından bir olağandışılık göze çarpmıyor. Moskova’daki hipermarket zinciriyle piyasada söz sahbi olan Aşan (Auchan) yine tıklım tıklım, sabah saatlerinde bile alışveriş arabasıyla ilerlemek kalabalık nedeniyle neredeyse olanaksız.

Peki ya fiyatlar?

Etiketlere bakıldığında kriz öncesine göre fiyatlarda ruble bazında en az yüzde 30-40’lık oranda artış var. Yani ortalama bir vatandaşın market alışverişi yüzde 40’a varan oranda pahalılanmış durumda… Bu noktada büyük harflerle bir AMAyazmak gerekiyor. AMA söz konusu artış sadece yerli, yani Rus malı olan ürünler için geçerli. İthal mallarda bu oranın yüzde 300’e yaklaştığı ürünler bile var. Vatandaşların gıda harcamaları toplam giderlerinin yüzde 40’ına ulaşmış durumda ki, bu oran 1998 krizinde bile bu kadar yüksek değildi. Üstelik yıl sonunda rakam yüzde 55’e çıkacak. Bir örnek vermek gerekirse,Türkiye’de gıda harcamaları ortalama yüzde 20 dolayında… Kriz öncesinde bir Amerikan doları yaklaşık 30 rubleden işlem görüyordu, şimdi ise 60 rubleden. Buna, sadece ocak ayındaki enflasyonun yüzde 15 olduğunu ekleyince tablo biraz daha netleşmeye başlıyor. Yüzde 15, son altı yılda görülen en yüksek enflasyon oranı.

Düşen petrol fiyatları bir yandan, Batı’nın can acıtan ekonomik yaptırımları diğer yandan Rusya’nın sırtı tam anlamıyla duvara dayanmış durumda. Krizin etkileri dalga dalga yayılıyor, şirketlerde yüzde 20’ye varan oranda işten çıkarmalar görülüyor. İşini kaybetmeyenlerin için kötü olasılık maaşlarının azalması, iyi olasılık ise ayn kalması.

Piyasa ekonomisiyle yaklaşık 25 yıl önce tanışan Rusya’da belki ilk zamanlardaki “tüketim açlığı” belki kısmen geride kaldı ama rasyonel tüketici davranışlarından söz etmek hala mümkün değil. Yıllar önce Moskova’ya gelen Amerikalı bir gazeteci, “New York’ta 10 bin dolar etiketi olan elbiseyi alan kişinin yıllık geliri en az bir milyon dolardır. Rusya’da ise gördüğüm kadarıyla cebinde sadece beş bin doları olan kişi, beş bin dolar da borç buluyor ve mutlaka o elbiseyi alıyor!“demişti. Şaşırtıcı gelebilir ama rublenin yüzde 50’yi aşan değer kaybına karşın Rus halkının yüzde 51’inin birikimleri hala kendi parasında. Yüzde 7’lik kesim parasını dolara, yüzde 3’lük kesim de euroya yatırmış. Halkın yüzde 38’inin hiç birikimi bulunmuyor.

MERCEDESLER KAPIŞILDI!

Anlatılanlara göre, işte o yüzde 7’lik dolar biriktiren kesim krizden karlı çıkmış.

Nasıl mı?

Rublenin büyük değer kaybettiği, kurda aşırı dalgalanmalar olduğu karmaşa günlerinde, örneğin Mercedes bayilerinin ilk anda doların değer kazanmasını fiyatlara yansıtmadığı, dolayısıyla elinde dolar bulunanların hemen bozdurarak 35 bin dolara lüks arabaları kapıştığı ve Moskova’daki Mercedes depolarının neredeyse boşaldığı konuşuluyor.

Peki, Moskova’da kriz neden hemen hissedilmiyor?

Rus ekonomisini yakından izleyenler bunun nedeni olarak halkın elindeki birikimlerin tükenmemesini gösteriyor, dolayısıyla krizden henüz gerçek anlamda etkilenmediğini söylüyor. Rusya’da 25 yıldır ticaret yapan bazı Türkler hemen yakın bir gelecekte yeni bir kriz dalgasının kapıyı çalacağına inanıyor. Hatta bazıları Rus ekonomisinin henüz dibe vurmadığını, yani önümüzdeki dönemin karanlık olduğunu düşünüyor. Bu senaryoyu bozabilecek tek gelişme petrol fiyatlarının artması ama şimdilik bu yönde bir işaret görünmüyor.

Tünelin sonunda ışık bulunmaması olasılığı nedeniyle yabancılar Rusya’dan ayrılıyor. Krizin başlangıcından bu yana ülkeyi bir kaç yüz bin yabancının terkettiği söyleniyor…

Bu olumsuz tablo, toplumsal huzursuzluğu arttır mı, Vladimir Putin’in iktidarını tehdit eden protestolar başlayabilir mi? Bu da zor görünüyor çünkü ekonomik kriz derinleştikçe milliyetçilik pompalaması artıyor, yaşanan sıkıntıların tek sorumlusu olarak suçlu parmakları Batı’ya yöneliyor.

Ama kesin olan bir şey var: Ekonomi cephesinde Rusya’yı yine zor günler bekliyor…

Cenk Başlamış

medyagunlugu.com