Milli Gelirde Son Durum; ”Hesapta Zengin Olduk”

9 Mart 2008 0 Yazar: admin

Image

Tamamlanan milli gelir güncelleme çalışmaları sonrası 2006 yılı GSYH 758 milyar YTL’ye ulaştı

Yeni milli gelir hesaplama yöntemine göre, Gayrı Safi Yurtiçi Hasılan (GSYH) 2006 yılında 758 milyar YTL’ye çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) milli gelir güncelleme çalışmalarına göre; 576 milyar YTL olan 2006 yılı GSYH yüzde 31,6 artış gösterdi.

TÜİK Başkanı Ömer Demir, tamamlanan milli gelir güncelleme çalışmalarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, 576 milyar YTL olan 2006 yılı GSYH’nın yüzde 31,6 artışla 758 milyar YTL’ye ulaştığını söyledi.

Demir, kişi başına düşen milli gelirin ise 2006 yılı için 7 bin 500 dolar düzeyinde tahmin edildiğini açıkladı. Bu rakam, daha önceki hesaplamalara göre 5 bin 480 dolar idi.

“”Zengin olduk, gibi bir terminoloji kullanmıyorum””

TÜİK Başkanı Demir, bir gazetecinin “”Biz zengindik farkında değildik, artık bunu hesaplayabiliyoruz ve zengin olduğumuzu mu gördük?”” şeklindeki sorusuna, “”Aynen dediğiniz gibi”” karşılığını verdi ve şöyle devam etti:

“”Toplum hayatında bir çok olayı biz bir günlük kararlarla değiştiriyoruz çoğu zaman, bir yasa çıkıyor, mülkiyeti A’ya olanı, B’ye çeviriyor, iptal ediyor, suçu suç olmaktan çıkarıyor, bir anda, Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra. Biz bunu normal görüyoruz. Dün suç olan bir şey, bugün suç olmaktan çıkıyor, hesaplamalarımızda da önceden göremediğimiz, fark edemediğimiz bir şeyi fark ettiğimiz zaman, tabii ki rakamımız değişecek.””

Demir, burada önemli olan noktanın değişimin gerekçelerini kamuoyuna iyi açıklamak olduğunu belirterek, “”Mecburuz revizyon yapmaya, çünkü bir sürü veriyi sonradan takip ediyoruz. Daha önce hesaplarımızın dışında geliyor, daha önce 100 zannettiğimiz bir şey, kayıtlar öyle gösteriyor, 150’ye çıkıyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Bunun için revizyon yapmak zorundayız”” diye konuştu.  

Ömer Demir, “”zengin olduk”” gibi bir üslubu, terminolojiyi kullanmak istemediğini kaydederek, “”Ama şunu diyebiliriz ki; ekonomimizin şu andaki durumunu, bir önceki döneme göre, bir önceki imkanlarımıza göre daha iyi görüyoruz. Bundan sonra yeni yapacağımız çalışmalarla şimdikinden de daha iyi görecek yöntemler gelebilir”” dedi. Kameralarda kullanılan teknolojiyi duruma örnek gösteren Demir, el yordamıyla flu görünenin, bugün daha net görülebildiğini kaydetti ve bu gelişimin devam eden bir süreç olduğunu vurguladı.

Sektörler

Revizyon çalışmaları sırasında, daha önce fazla hesapladığı tespit edilen sektörlerin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine de Demir, cari fiyatlarla 2002 yılına ilişkin verileri aktardı. Demir, küçülen sektörlerden balıkçılıkta yüzde 31, ticarette yüzde 5, otel ve lokantalarda yüzde 9,6, enerjide yüzde 21 küçülme hesaplandığını belirtti. Devlet hizmetlerinde de yüzde 41’lik bir azalma, hizmet sektöründe ise yüzde 200’lük artış hesaplandığını ifade eden Demir, bunun eğitim, sağlık gibi alanların, hesaplamada devlet sektörü yerine hizmet sektörüne kaydırılmasından kaynaklandığını söyledi. Demir, “”Bunu bir azalma değil, hesap değişikliği olarak yorumlamamız lazım”” dedi.

Demir ayrıca konut sahipliliğinde yüzde 144, imalat sanayinde yüzde 66, FSIM (Financial Services Indirectly Measuread) hesabından kaynaklı mali aracılık sektöründe de yüzde 11,6’lık artış olduğunu dile getirdi.

Ömer Demir, 2007 yılına ilişkin güncellenmiş verilerin, 31 Mart Pazartesi günü açıklanacağını bildirdi.

“”İdari kayıtlardan çek etme imkanı artık var””

Bir gazetecinin, “”Genişlemede adres gösterdiğiniz imalat sanayinde iş yeri sayısındaki artışın 11 bin 293’ten 27 bin 813’e çıkışını nasıl yorumlamak gerekir? Artış varmış, bunu daha önce fark edememişiz demek mi doğru olur?”” sorusuna Demir, şu yanıtı verdi:

“”İstatistik kurumunun çok övünerek yapabileceği bir yorum yok burada. Gözümüzden kaçmış, şöyle yapıyoruz biz; diyelim ki 10 ve daha fazla çalışan iş yerlerinin sayılarını tespit ediyoruz 92’de yaptığımız sanayi iş yeri sayımında. Ondan sonra yıllar itibariyle tespit ettiğimiz çalışanları ekleyerek havuzu güncel tutuyoruz, ama bir sonraki sayım yapıncaya kadar elimizdeki tam kapsam olarak izlediğinizi zannettiğiniz büyüklük… Emin değilsiniz başka var mı çalışan bilmiyorsunuz.

Bu kadar fazla kaçırmamamız gerekir belki. İdari kayıtlardan çek etme imkanınız yok o zaman, ama şimdi var. Gelir İdaresi Başkanlığından hemen kayıtları alabiliyoruz; hangi firma girdi, hangi firma çıktı.

Bundan sonra da revizyonlar olacak ama şimdiki kadar ihtiyaç olmayacak çünkü şimdi idari kayıtların desteğiyle takip edebilme imkanımız oluyor.””

Demir, başka bir soruyu yanıtlarken de revizyon ihtiyacının büyük olmasının nedeninin, Türkiye’nin bugüne SNA 68 ile gelmesi olduğunu kaydetti. Demir, güncellenen SNA 93’ün 2000’li yıllarda sağlanmış olması halinde, ihtiyacın bu kadar fazla olmayacağını belirterek, birikme nedeniyle revizyonun bu kadar büyük olduğunu kaydetti.

Demir, imalat sanayi sektöründeki artışa yönelik soru üzerine, “”Artışı 2002 yılı için hesaplamıştım, yüzde 66. Sektörün toplam içindeki ağırlığı yüzde 24’ler civarında”” dedi.

“”2001’deki küçülme azaldı””

Bir gazetecinin, 2001 krizi nedeniyle ülke ekonomisinde, “”Cumhuriyet tarihinin en fazla küçülmesinin meydana geldiğini”” ifade ederek, yeni verilerde küçülme oranının düştüğünü, bunun krize yönelik söz konusu tanımlamayı değiştirip değiştirmeyeceğini sormasına karşılık Demir, konuya bu açıdan değerlendirmediğini söyledi ve inceleme yapmak gerektiğini kaydetti.

Kişi başına düşen milli gelirdeki artışın vatandaşa etkisine yönelik soru üzerine de Demir, bunun bireysel olarak hissedilebilecek bir durum olmadığını belirtti. Verinin, Türkiye’nin ortalama değerini gösterdiğini vurgulayan Demir, “”Ben hissettim, hissetmedin söylemi, milli gelir hesabında çok anlamlı bir söylem değildir”” dedi. Demir, bireylerin artışı, kendi geliri arttığında hissedebileceğini kaydetti.

2006 yılında milli gelirin 1998 bazlı seriye göre 758 milyar 391 milyon YTL olarak hesaplanmasının, diğer ekonomik verilere yansıması ile Avrupa Birliği sürecine etkisinin sorulması üzerine Demir, henüz bu konularda çalışma yapmadıklarını, odaklandıkları tek noktanın doğru veriyi ortaya koyabilmek olduğunu söyledi.

Demir, milli gelire göre Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki sıralamanın değişip değişmediğinin sorulması üzerine de bir farklılaşmanın mutlaka olacağını, sıralamanın etkileneceğini belirtti ancak henüz bunun çalışmasının henüz yapılmadığını söyledi.

Şu anda sadece doğru veri üzerine yoğunlaştıklarını, bunun çalışmanın tek odağını oluşturduğunu yineleyen Demir, son nüfus sayımını verileri esas alınarak, nüfusu 2 binin altında beldelerin kapatılmasına işaret etti ve ortaya sağlam veriler koyduklarının altını çizdi.

Dünya Gazetesi