Küresel Kriz’in Son Cephesi – Avrupa’nın ‘Sub-Prime’ı: Doğu Avrupa

9 Mart 2009 0 Yazar: admin

Derecelendirme kuruluşları, bölge riski taşıyan bankaların notlarında düşüş olabileceğinin sinyallerini veriyorlar.

 Uzmanlar, son günlerdeki gelişmeleri, 1997 yılında Tayland parasının ani değer kaybı ile tetiklenen Asya krizine benzetiyorlar ve küresel piyasa aktörlerinin aniden bölgeyi Avrupa’nın “subprime bölgesi” olarak algılamaya başladıklarını, olası sonuçları düşünerek bir panik psikolojisi ile çıkış kapılarına hücum ettiklerine dikkat çekiyorlar.

 Son raporunda, 2008 yılında bölgeye akan yabancı sermaye miktarının 254 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2009 yılında 30 milyar dolara düşeceğini bildiren Institute of International Finance, bunun daha önce hiç yaşanmamış boyutta bir kayma olduğunu söylüyor. Aynı rapora göre, 2009 yılında Doğu Avrupa’ya yönelik yabancı banka kredileri de eksi 27 milyar dolar olarak gerçekleşecek. Bu da bankaların bölgeye, yapacakları tahsilatdan daha az miktarda borç verecekleri anlamına geliyor.

 Bölge ülkelerinde birbiri ardına yaşanan devalüasyonlar, dış kredilerin geri ödenmeme ihtimalini yükseltiyor. Dışarıdan getirecekleri kredileri bu ülkelerde daha etkin ve daha karlı bir şekilde pazarlayabilmek için, son birkaç yıl içinde bölge ülkelerinde yerel banka sahibi olma yarışına girmiş olan batılı bankalar için, bu krediler artık birer ‘bumerang’ a dönüşmüş durumda. Yerel para cinsinden kredilere göre daha cazip olduğu için, döviz kredilerini tercih eden yerel şirket ve tüketicilerin, artan devalüasyonlar karşısında, bu borçları geri ödeme imkanları hergün daha da azalıyor. 

Doğu ve Orta Avrupa Ülkelerinin Çöküşü Avrupa Bankalarını da Zora Sokuyor

 Bu arada Salı günü yayınlanan Moody’s raporunda, başta Avusturya , Fransız, İtalyan, Belçika, Alman ve İsveç bankaları olmak üzere, büyük miktarda Doğu Avrupa riski taşıyan Avro bölgesi bankalarının notlarında düşüş olabileceği ihtimali dile getirildi. Bunların içinde özellikle Avusturya bankaları dikkat çekiyor. Avusturya bankalarının Doğu Avrupa ülkelerindeki toplam riskleri 278 milyar Avro’ya ulaşmış durumda. Bu rakam Avusturya’nın GSMH’sının %70’ine karşılık geliyor. Oransal olarak en yüksek risk taşıyan ikinci ülke İsveç. İsveç’in Doğu Avrupa’dan alacakları, GSMH’sının %30’una varıyor. Avusturya ve İsveç’i Yunanistan takip ediyor. Bu ülke de bölgede kendi GSMH’sının %19’u kadar risk taşıyor.

Ukrayna Topun Ağzında

 Birçok Avrupa bankasının kaderi Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanacak gelişmelere bağlı hale gelmiş durumda. Baltık ülkeleri, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Rusya ve Kazakistan bu açıdan tek bir bölge olarak ele alınıyor. En büyük riski taşıyan Avusturya, AB’nin yardım paketlerinden bölge ülkelerine de pay verilmesi talebiyle Brüksel’e başvururken, Almanya bu fonların AB dışı ülkeler için kullanılmasına karşı çıkıyor. Bölge ülkelerinden bir tanesinde yaşanabilecek bir mali çöküşün, diğer ülkelerde de domino etkisi yaratabileceğinden korkuluyor. Ukrayna, bölge ülkeleri içinde en risklisi olarak gösteriliyor.
   
 (Wall Street Journal, Financial Times)