Kırım Tatarlarına yönelik “ayrımcılık” ABD raporunda

17 Mart 2010 Kapalı Yazar: admin
kirimtatar6ABD’nin hazırladığı İnsan Hakları Raporunda Kırım Tatarları’nın yaşadığı “ayrımcılık ve şiddet” geniş yer buldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı 2009 İnsan Hakları Raporunun Ukrayna bölümünde Kırım Tatarlarına karşı uygulanan şiddet ve ayrımcılık da ele alındı.

Vatandaşlık

Raporda, Ukrayna vatandaşlık yasalarında kökene göre vatandaşlık alınabilmesine imkan tanınmasına rağmen sürgünden Kırım’a dönen yaklaşık 6000 Kırım Tatarının halen Ukrayna vatandaşı olamadıkları belirtiliyor.

Siyasi Temsil

Kırım Tatar liderleri, halkın Kırım Parlamentosunda ve ulusal parlamentoda daha fazla temsil hakkının elde edilmesi için seçim kanununda değişiklik yapılmasını istiyor. Kanun bölgesel partilere izin vermiyor, bundan dolayı Kırım Tatarları ulusal partilere veya siyasi bloklara dahil olmak zorunda kalıyorlar. Ulusal parlamentoda bugün sadece bir Kırım Tatar milletvekili yer alıyor.

Kırım Tatarları Kırım’da nüfusun %13’ünü oluşturmalarına rağmen 10 sandalyeli Kırım Parlamentosunda sadece 8 üye ile temsil ediliyor. Kırım’ın yerel belediye meclislerinde de yaklaşık 1000 Kırım Tatarı bulunuyor. Kırım Tatarlarının özyönetim organı olan Kırım Tatar Milli Meclisi de resmen tanınmamakta.

Kırım hükümetindeki 25 yüksek kademeli yöneticiden 8’i Kırım Tatarıydı. Bu yetkililerin arasında bir Başbakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı, Milliyetler Arası İlişkiler ve Sürgün Edilen Vatandaşlar Komitesi Başkanı ve Enformasyon Komitesi Başkanı da bulunmakta idi. Kırım’ın 14 bölgesinden 2’sinin başkanı da Kırım Tatarıydı.

Ayrımcılık

Kırım’da ve Sivastopol’de azınlıkta kalan Kırım Tatarları ve Ukraynalılar, Rus çoğunluk içinde ayrımcılığa maruz kaldıklarına dair şikayetler sürüyor. Bu topluluklar, Kırım Tatar ve Ukrayna dillerine Rus dili ile eşit statünün kazandırılmasını istiyorlar.

Kırım Tatarları, yerel yetkililer tarafından uygulanan ayrımcılık nedeniyle yerel yönetimlerde istihdam edilmekte dezavantajlı konumda bulunuyorlar. Özellikle Rusya yanlısı gruplar tarafından Kırım Tatarlarına karşı yapılan propaganda düşmanlığı körüklüyor. Örneğin, cumhurbaşkanlığına aday olan İnna Bogoslovskaya 11 Temmuzda yaptığı açıklamada Kırım Tatarlarının vatana dönüşünün üç yıl boyunca dondurulması gerektiğini ve Kırım’daki Ruslara özel statünün verilmesi gerektiğini söylemişti.

Toprak

Kırım Özerk Cumhuriyetinin başkenti Akmescit (Simferopol) şehrinde, Kırım Tatarlarının yaptığı toprak zaptı sonucu kurulan yeni mahalle yıkılmak istendi. Burada yaklaşık 80 aile yaşıyor. Toprak daha önce Savunma Bakanlığına aitti. Bakanlık, toprağı belediyeye devretmeye başladı. Ancak devir tamamlanmadan topraklar belediye tarafından birkaç ticari şirkete kiralandı. Şirketler mahkemede başvurarak toprakların boşaltılması kararını elde ettiler.

Kapatılmak istenen soruşturmalar

22 Şubat günü, İçişleri Bakanlığına bağlı Berkut özel timi bir Kırım Tatar ailesine karşı yanlışlıkla silahlı baskın düzenledi. Yaklaşık 10 polis Mustafa Hayırov’un evine girdi, oğluna saldırdı ve Hayırov’u patlayıcı madde ile yaraladı. Olayda meydana gelen yaralanmadan dolayı Hayırov’un eli kesildi. Hayırov’un eşi, sivil giyimli bir kişinin eve geldiğini, saldırının bir hata olduğunu ve kendilerini bu olayı ihbar etmemeleri için ikna etmeye çalıştığını ve hasar için ödeme yapma sözü verdiği beyanında bulundu. Kırım Emniyet Müdürü Mıkola İliçov olayla ilgili resmi soruşturma başlatarak 23 polis memurunun görevden alınmasını sağladı.

Temmuz 2008’de Krasnogvardeyskoye’de bulunan Kırım Tatar sürgün anıtına karşı yapılan ve Kırım Tatarlarının milli sembolünün kırıldığı saldırı ile ilgili soruşturmada hiçbir yeni bulgu bulunmadı.

Toprak sorunu ile ilgili 2007’de Kırım Tatarları ile yerel polis memurları arasında çıkan kavgada tutuklanan 10 kişiyle veya Kasım 2007’de Ay-Petri platosunda Kırım Tatarlarıyla polis arasında çıkan çatışmada kurşunla yaralanan Kırım Tatarıyla ilgili hiçbir gelişme ortaya konulmadı.

Kırım Tatarları yıl içinde, Kiev’de de olmak üzere, toprak edinmede adaletsizliği protesto ettikleri birçok eylem düzenlediler. İnsan Haklarını İzleme Örgütü (Human Rights Watch), 30 Temmuzda Kiev’de Bakanlar Kurulu binası önünde eylemcilerin bir grup tarafından saldırıya uğradığını, polisin ise buna kayıtsız kaldığını bildirdi.

Kaynak: Kırım Haber Ajansı (QHA)