Kriz, Bürokrasiyi Nasıl Etkileyecek?

22 Nisan 2009 0 Yazar: admin
Dergide, Yekaterina Prişepa’nın yazdığı makalenin özet çevirisini sunuyoruz. 

   

 "Yuşçenko, devlet kadrolarının yüzde 20 azalabileceğini söyledi. Bugün, Ukrayna’da toplam 277 bin devlet görevlisi ile, yerel yönetimlerde çalışan 99 bin kişi var. Devlet kadrolarında yüzde 20 kesinti denildiği zaman ilk başta 75 bin kişi tasfiye edilecekmiş gibi gözükse de, uzmanların da belirttiği üzere, gerçekte tasfiyeye uğrayabilecek olanların sayısı, bunun çok altında. Zira, devlette şu anda çok sayıda boş makam bulunuyor. Tasfiyeye, önce bu makamların iptalinden başlanır. (Savunma Bakanı Yuriy Yehanurov da, geçtiğimiz günlerde, Ukrayna Savunma Bakanlığında çok sayıda boş kadronun olduğunu, ancak bunlara yeni personel alınmayacağını açıkladı). Diğer taraftan, çalışan memurların tasfiyesi gerçekleşecekse, bu, Ukrayna İş Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendine göre gerçekleştirilecek. Sözkonusu madde, devlet kuruluşlarının tasfiyesi ve yeniden organizasyonu gibi amaçlarla işten çıkarma konusunu düzenliyor. Fakat tasfiye işlemi bu temelde gerçekleşse bile, bunun devlete belli bir ekonomik tasarruf imkanı sağlayacağı, şüpheli. Zira Nüfus İstihdamı Kanunu’nun 1. maddesi, bu durumda olacakları düzenlemiş. Sözkonusu maddeye göre, işine yukarıdaki nedenden ötürü son verilen bir memur, işten çıkartıldıktan sonraki ilk 60 gün içinde ortalama maaşın yüzde 100’ünü, sonraki 90 gün ortalama maaşın yüzde 75’ini, tasfiyeden sonraki 210 gün içinde ise, ortalama maaşın yüzde 50’sini alıyor. Jurimex hukuk firmasından Lyubomir Pitel’e göre, bu şartlar altında, tasfiyelere 1 Kasım’da başlansa bile, bunun ekonomi üzerindeki etkisini ancak önümüzdeki Temmuz ayından itibaren hissetmek mümkün olacak. Uzmanlar, hükümet tarafından başlatılan bürokratik tasfiyelerin, devlete sadece zarar vereceği görüşünde. Zira, tasfiyelerle uğraşmak için de özel komisyonların kurulması ve böylelikle, kadroların küçültülmek bir yana iyice şişeceği olasılığı bulunuyor. Ayrıca, bu yöntem, uygulamada pek çok haksızlığı da beraberinde getirebilir. Örneğin, kaliteli memurlar, sırf alt mevkilerde oldukları için tasfiyeye uğrarken, üst bürokratlar, kendilerini kurtarabilirler.  

 Diğer taraftan, Bakanlar Kurulu’nun geçtiğimiz hafta açıkladığı "devlet harcamalarını kısma" politikası da, dönüp dolaşıp vatandaşı vuracaktır. Zira, devlette sahip olduğu pek çok ayrıcalık ve muafiyetten mahrum kalacak olan bürokratlar, bu açıklarını kapatmak için rüşvet alma yada "hayır fonları" kurma yoluna gidecek ve sonuçta, bizim herhangi bir izin belgesini alabilmek için bile yığınla rüşvet vermemiz gerekecek.  

   

 (Delovaya Stolitsa Dergisi, 27 Ekim 2008)