Mükemmel fırtına başladı mı?

24 Haziran 2011 0 Yazar: admin
haber

Mükemmel fırtına başladı mı?

Kriz kâhini ekonomist Nouriel Roubini, birkaç hafta önce dünya ekonomisinin ‘mükemmel fırtınaya’ sürüklendiğini söylemişti

Ancak dün gece Reuters’ın geçtiği bir son dakika haberi piyasaları olumlu yönde hareketlendirdi. Reuters, Yunanistan’ın, AB ve IMF’yi 5 yıllık bir tasarruf planı ile ikna ettiğini duyurdu.

Bu da Yunanistan’ın iflasını önleyecek yardımın 12 milyar euro’luk 5’inci diliminin serbest bırakılacağı beklentisini doğurdu.

DÜNYA

Avrupa ve ABD borsaları sallandı. Çünkü…

Piyasalar açısından ilk olumsuz haber önceki gece ABD Merkez Bankası Fed’den geldi. Fed, ekonomik toparlanma sürse de hızının beklediklerinden daha yavaş olduğunu açıklayıp yıl sonu için gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme öngörüsünü aşağı çekince moraller bozuldu.

Bunun yanı sıra Fed, 600 milyar dolarlık tahvil geri alım planını bitirmesine rağmen yeni bir parasal destek sağlamayacağı işareti vermesi, aksi yönde karar bekleyen yatırımcıların Fed kararı öncesi gelişmekte olan ülkelerde aldıkları pozisyonları dün sert biçimde kapatmasına neden oldu.

Asya’dan başlayarak Wall Street’e kadar neredeyse tüm dünya borsaları dün eksideydi. Borsa endekslerinin çoğu son üç ayın en sert düşüşünü yaşadı, kayıplar bazı endekslerde yüzde 3’e yaklaştı.

Düşüşte Fed’in yanı sıra ABD’de açıklanan verilerin beklentilerden kötü gelmesi de etkili oldu. İşsizlik maaş başvuruları 18 Haziran’da sona eren haftada 429.000 olarak açıklandı. Oysa piyasaların beklentisi 415.000’di. Yine ABD’de yeni ev satışlarının yüzde 2.1 gerilemesi de moral bozdu.

Euro önlenemez şekilde düşüyor. Çünkü… Euro önlenemez şekilde düşüyor. Çünkü…

ABD ekonomisindeki zayıflığa rağmen dolar dün değer kazanmaya devam etti. Bunun temel nedeni ise şimdilik ABD’nin diğer ülkelerle kıyaslandığında “kötünün iyisi” durumunda olması ve görece güvenli liman olarak algılanması. Dün Euro Bölgesi liderleri Brüksel’de buluştu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, daha zirve başlamadan beklentilerin boşu boşuna yükselmemesi için toplantıdan Yunanistan’la ilgili somut bir karar çıkmayacağını açıkladı.

EURO Bölgesi’nin dertleri Yunanistan’la sınırlı değil. Dün kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s büyük Fransız bankalarını negatif izlemeye aldı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet de Euro Bölgesi’nin geneli için “risklere dikkat” açıklaması yaptı. Trichet, borç krizinin AB ve ötesine yayılma riskine karşı tetikte olunması gerektiğini söyledi.

Euro Bölgesi’nde ekonomik büyüme de ivme kaybediyor. Dün açıklanan haziran imalat sanayi satın alma yöneticisi endeksi (PMI) son iki yılın en düşük seviyesi olan 53.6’ya geriledi. Dün euro, dolar karşısında yüzde 1.1 değer kaybederek 1.4170 seviyesine çekildi.

TÜRKİYE

Dolar 1.63 seviyesini geçti. Çünkü…

Doların içeride değer kazanmasında hem euro/dolar paritesindeki hareket hem de Merkez Bankası’nın açıklaması etkili oldu. Merkez Bankası, dün piyasaların merakla beklenen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz ve zorunlu karşılık oranlarını artırmayarak ilave sıkılaştırmaya gitmeye gerek görmediği mesajı verdi. Aslında bu karar piyasaların beklentisine paraleldi ancak yine de yatırımcıların Merkez’den daha şahin bir açıklama beklediği, kararın açıklanmasından sonra piyasadaki hareketlenmeden anlaşıldı. Piyasalar, PPK kararında gelecek döneme ilişkin tedbirlerle ilgili de bir işaret olmayınca satış baskısı altında kaldı. Dolar/TL 1.63’ün üzerine çıkarak son iki yılın zirvesini test etti. TL, döviz sepeti karşısında da kritik kabul edilen 1.98 seviyesini gördü. Gösterge tahvilin bileşik faizi de yüzde 9.23’e yükseldi.

PPK açıklaması, Merkez’in GSYH büyümesinde “yumuşak iniş” sağlayacağına inancının güçlü olduğuna işaret ediyor. Özellikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından son dönemde alınan tedbirlerin kredi büyümesi iç ve dış talebin dengelenmesine yardımcı olduğunu belirten Merkez’e göre cari açıkta iyileşme son çeyrekten itibaren başlayabilir. Haziranda işlenmemiş gıda fiyatlarında belirgin düşüş bekleyen Merkez, yıllık enflasyponun öngörülen seviyelere döneceği görüşünde. Oysa analistler hem kredi büyümesinde, hem de cari açıkta istenen yavaşlamanın olmadığı görüşünde ve Merkez’i fazla iyimser buluyor. Yeni beklenti döviz alım ihalelerinin miktarının azalması ya da bir süreliğine durdurulması.

Artık siyasi riskler de fiyatlanıyor. Çünkü… Artık siyasi riskler de fiyatlanıyor. Çünkü…

Yatırımcıların Türkiye’yle ilgili algısında bugüne kadar pek dile getirmedikleri “siyasi risk” de yavaş yavaş fiyatlanıyor. Dün Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun desteklediği 36 milletvekilinin Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından somut adım atılana kadar Meclis’e gitmeyeceğini açıklaması bunda etkili oldu.

CHP’den milletvekili seçilen Prof. Mehmet Haberal ve gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin de dün reddedilmesi siyasi tansiyonun yüksek seyretmeye devam edeceği algısını güçlendirdi. Türkiye’nin 2030 vadeli gösterge eurobond’u dün alış-satış olarak 167.75/168.75 dolar, getirisi ise yüzde 5.84/5.78 düzeyindeydi. Markit verilerine göre, dün Türkiye’nin 5 yıllık tahvillerinin olası bir batığa karşı sigorta primi olan CDS’i saat 16:10’da 180.67 baz puan seviyesindeydi.

Petrol fiyatı Libya krizi öncesine döndü

Dün, kısmen dolardaki değerlenme ama daha çok Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve ABD’nin stratejik rezervlerinden piyasaya bir miktar ham petrol tedariği sağlayacağını açkılaması sonucu petrol fiyatlarında sert düşüş yaşandı. Hem Brent, hem de ABD hafif ham petrolü Libya’daki karışıklık başlamadan önceki seviyelerine çekildi. Ağustos Brent petrolünün varili yüzde 5’ten fazla düşerek 108.31 dolara indi. ABD hafif ham petrolü de 4 dolar gerileyerek 91.40 dolardan işlem gördü.
ABD 30 milyon varil, IEA ise 60 milyon varil tedarik edeceğini açıkladı. Bu IEA’in 1974 yılındaki kuruluşundan bu yana piyasaya üçüncü müdahalesi oldu. ABD’li yetkililer ise gerekirse stratejik rezervlerden daha fazla petrol piyasaya sürülebileceğini belirtti…

MİLLİYET