Kırım’da gerilim artıyor

3 Mart 2014 Kapalı Yazar: admin

kirimda-gerilim-artiyor

Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni ordu birlikleriyle kontrol altına alması, Kırım Tatarlarının hafızalarından gitmeyen acıları tazeledi.

70 yıl önce bir gecede sürgün şokunu yaşayan Kırım Tatarları, şimdi endişeli bekleyişle ve aynı olayla karşılaşmamak için gece-gündüz sokaklarda, camilerde nöbet tutuyor.

1393839494_1897762101520411761715531462320786n.jpg
ABD’nin diplomatik temasları sürüyor 

Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ni ordusuyla kontrol altına almasının ardından uluslararası alanda yoğun diplomatik temaslara başlayan ABD, Rusya’yı uluslararası toplumdan izole ederek geri adım attırmaya çalışıyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ne müdahalesi, Soğuk Savaş dönemi sahnelerini hatırlattı. Son dönemde başta Suriye olmak üzere birçok konuda karşı karşıya gelen ABD ile Rusya’nın arası da Ukrayna’daki gelişmelerle iyice gerilmeye başladı.

Bu noktada Obama hafta sonu boyunca İngiltere, Fransa, Almanya başta olmak üzere birçok ülkenin liderleriyle görüşmeye başladı ve Rusya’ya karşı uluslararası arenada “ağız birliğinin” yollarını aradı. Washington, iki günlük Ukrayna diplomasisinin ilk meyvesini pazar gecesi aldı. G-7 ülkeleri ortak bir bildiriyle Rusya’yı kınadı.

1393839508_137405kirim21.jpg

Askeri seçenek uzak

Washington çevresindeki çoğu uzman ve eski büyükelçiye göre, ABD Ukrayna için Rusya ile askeri anlamda “karşı karşıya” gelmeyecek. Obama yönetiminin, Suriye gibi üç yıldır kan dökülen bir trajedide bile sınırlı askeri seçeneklerden dahi uzak durduğu ve Rusya ile karşı karşıya gelmek istemediği düşünüldüğünde, bunu Amerikalıların pek bilmediği “uzak ülke” Ukrayna için yapması neredeyse mümkün görünmüyor. ABD’nin, Suriye için kullandığı “bu mesele ABD’nin ulusal çıkarlarıyla da alakalıdır” söylemini Ukrayna için hiçbir şekilde kullanmaması da bu noktada önemli bir işaret. Dolayısıyla, ABD’nin Rusya’nın karşısına kendi askerleriyle çıkma seçeneği, yeni “soğuk savaş satrancının” olası hamlelerinden değil.

Diplomatik yollar denenecek 

Dolayısıyla ABD’nin elindeki seçenek yine diplomasi ve yaptırımlar olacak. Diplomatik anlamda, ABD’nin yapabileceği ve yapmayı da planladığı ise Rusya’yı izole etmek. Bunun ilk adımını G-7 ülkelerinin ortak bildirisinde görmek mümkün.

Atlantic Council adlı düşünce kuruluşunda Yönetim Kurulu Üyesi olan ABD’nin eski NATO Büyükelçisi Nicholas Burns de Rusya’yı izole etme seçeneklerini şöyle sıralıyor: “Rusya’yı G-8’den atmak, yaptırımlar getirmek, Ukrayna konusunda Japonya gibi ülkeleri de ABD ve AB’nin yanına çekmek”.

Obama’nın bu hafta içinde Avrupa’ya gidip, Avrupalı liderlerle yakın temasa girmesi gerektiğini belirten Burns, ABD ve AB’nin ortak biçimde Ukrayna hükümetine ciddi mali yardım yapması gerektiğini de dile getiriyor.

1393839520_yarin2.3.2014c14b64ee-9e9f-4b53-88a9-bb654b58c61d.jpg

ABD’nin elini bağlayan başta Suriye gibi birçok sorun var 

Yine de ABD’nin Rusya’ya karşı tavizsiz tutum takınması da mevcut uluslararası ortamda çok mümkün görünmüyor. Çünkü ABD’nin hala birçok konuda Rusya’nın desteğine ve onu iknaya ihtiyacı var ki, bunların başında da Suriye geliyor.

Suriye’de Esad rejimini destekleyen Rusya, siyasi çözüm için elini taşın altına koymadıkça Suriye’deki trajedinin sonlanmasında ilerleme görmek zor. Aynı şekilde ABD’nin İran ve Kuzey Kore ile nükleer müzakerelerde ve Afganistan’dan askerlerini çekmeye çalışırken bölgede Rusya ile işbirliğine ihtiyacı var. Bu da Obama yönetiminin hareket alanını sınırlıyor. Putin de avantajı işte bu noktalarda değerlendiriyor.

Carneige Endowment düşünce kuruluşu uzmanlarından Eugene Rumer ve Andrew Weiss’e göre, bu son kriz Obama’nın başkanlığında dış politika alanında en büyük sınavı olacak. Rumer ve Weiss, Batı ile Rusya arasındaki ilişkilerin kopmasının BM Güvenlik Konseyi, İran ile P5+1 görüşmeleri, Kuzey Kore ile altılı görüşmelerde yeni sertlikler ve çıkmazlar yaratacağına dikkati çekti. İki uzman, “Batı ve Rusya ıssız sulara yelken açıyor” ifadesini kullandı.

1393828281_obama.jpg

Obama için de önemli test olacak 

Bu noktada, ABD’li üst düzey yetkililer, bu son gelişmelerin “Obama’yı zayıf, Putin’i ise güçlü mü gösterdiğine” yönelik eleştirileri reddediyor. Yetkililer, Putin’in Ukrayna meselesinde güçlülük pozisyonuyla hareket etmediğini, aksine bu tavrının kendine yakın olan Ukrayna’daki hükümeti kaybetmesinden kaynaklandığı görüşünü dile getiriyorlar. Putin’in yumuşak gücü olmadığından sadece sert gücünü kullandığını belirten yetkililer, “Putin, Ukrayna’da çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Ukrayna halkı da uluslararası toplum da bunu desteklemeyecek” diyor.

Dolayısıyla, ABD’nin Rusya’yı Kırım bölgesinden geri çekme ve Ukrayna içlerine yönelik askeri müdahaleden vazgeçirmedeki başarısı veya başarısızlığının, Washington’ın uluslararası alandaki baskı gücü bakımından önemli bir gösterge olacağı yorumu yapılıyor. Son yıllarda ABD ile Rusya arasında artan güç mücadelesinde daha altta kalmakla eleştirilen Obama’nın da başkanlığında “önemli testten geçeceği” belirtiliyor.

(AA)