”Kişi Başına Düşen Gelir 9 Bin Dolar”

27 Mart 2008 0 Yazar: admin

Image

Bakan Ekren, 2007 yılı sonu GSYH’nin yaklaşık 650 milyar dolar, kişi başına düşen gelirin de ortalama 9 bin dolar olarak tahmin edildiğini açıkladı

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Rekabet Kurumunun 11. kuruluş yıldönümü nedeniyle “”Makro Ekonomik Hedeflere Ulaşmada Rekabet Politikası ve Uygulamalarının Rolü”” konulu toplantıda konuştu. Ekren, pazartesi günü açıklanacak 2007 yılı sonu gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) rakamının yaklaşık 650 milyar dolar, kişi başına düşen gelirin de ortalama 9 bin dolar olarak tahmin edildiğini açıkladı. 2013 yılı hedeflerinin tümünün bileşkesi ve nihai sonucu olan kişi başına düşen gelir hedefinin 10 bin dolar olduğunu hatırlatan Başbakan Yardımcısı Ekren, “”Dolayısıyla 2007 yılı verileri önümüzdeki hafta yayımlandığında, muhtemelen bu veriyi de (2013’te 10 bin dolarlık kişi başına gelir) artırma yönünde yeniden gözden geçirmek gerekebilir”” dedi.

“”Ekonomi yeni eşiklere geldi””

Ekren, uygulamaya konulan rekabet politikaları ile güven ve istikrarın, gelirin, yatırımların arttığını ve borçların azaldığını kaydederek, Türkiye’nin 2002-2007 döneminde eskiye oranla bir normalleşme sürecine girdiğini söyledi.

520 milyar doları geçen bir ekonominin artık eski kırılganlıkları, hassasiyetlerini kaybederken, yeni eşiklere de gelmiş bulunduğunu belirten Ekren, Türkiye’nin rekabet gücünü ölçen endekslere bakıldığında, küresel rekabet endeksinde ciddi bir iyileşme sağladığını da kaydetti.

Ekren, bütün ekonomik politikaların ve rekabet politikalarının temel kaynağının insan olması gerektiğini ve üretilecek sonuçlarında mutlaka vatandaşa refah ve mutluluk olarak yansıması gerektiğini vurguladı.

Ekren, “”Ayrıca makro düzeydeki yapısal reformlar, mal ve hizmet sektörlerinde rekabet gücünü arttırıcı mikro reformlar yoluyla, enflasyonu düşürmede bize ciddi katkı sağlayacaktır”” dedi.

Rekabette 3 unsur

Rekabetin olmazsa olmaz koşul olduğunu kaydeden Ekren, rekabet politikasının amacı rakipleri değil, rekabeti korumak olması gerektiğini de söyledi.

Ekren, sadece refah üretmeyi ve arttırmayı değil, aynı zamanda refahı üretenleri de desteklemenin ön planda tutulması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“”Rekabet politikalarını dünya ölçeğinde kurgulamayı düşündüğümüzde ya hızlı şekilde büyüme potansiyelini arttıracak düzenlemelere ağırlık vermeliyiz ya da kurumsal iyileşme ve canlanmaya ağırlık vermeliyiz ya da ekonomik istikrarsızlığı giderecek başka bir düzenlemeye ağırlık verilmeliyiz. Belki de en doğru yaklaşım küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin ihtiyacı olan bu 3 unsurun optimum düzeyde nerede ve nasıl birleşeceğini saptamak olmalıdır.

Dünya Gazetesi

Rekabetin bir başka tanımı da belirsizliği azaltan süreçlere destek vermek olmalıdır. Rekabete daha iyi hazırlanmak için kamu sektörü, özel sektör, sivil toplum kuruluşları tüm vatandaşlarla birlikte öncelikli mevcut durumu detaylı şekilde, sağlıklı bir fonda iyi bir şekilde analiz etmek. Son olarak yakın geleceği daha dikkatli şekilde ele almalı ve analiz etmeliyiz.””

 

 Dünya Gazetesi