Kiev Semazenlerimizi Ağırlıyor

7 Kasım 2007 Kapalı Yazar: admin

Image

Ukrayna’nın Başkenti Kiev önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor.

 

Kiev Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği ve Türk İşbiliği ve Kalkınma İdaresi tarafından gerçekleştirilen organizasyonda Semazenler bir gösteri sunacaklar.

 

Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı, TC Kiev Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği, Kiev Milli Taras Şevçenko Üniversitesi ve Ukrayna Milli Kütüphanesi’nin ortaklaşa düzenledikleri “Türkiye-Ukrayna Kültürel İlişkilerinin Geçmişi ve Geleceği” adlı konferansın içinde yer alacak olan Sema gösterisinden önce:

 

10:00-13:00 arası bilimsel sunumlar yapılacak;

 

14:00 Milli Kütüphanenin hazırladığı Türk Kitap Fonu Sergisi’sinin resmi açılışı yapılacaktır. Ardından Sema göserisi gerçekleştirilecektir.

 

Semazen Grubu: Mevlana Kültür ve Eğitim Derneği, İstanbul

 

Gün: 8 Kasım 2007 (perşembe)

 

Yer: Vernadskiy Ukrayna Milli Kütüphanesi, 40-Riçya Jovtnya caddesi, No 3

 

Tel: (044) 524-37-91; 524-81-38.

Saat: 14:00

 

Not: Giriş ücretsizdir.

 

Mevlana

 

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.

 

Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled ailesiyle birlikte, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle 1212 yılında Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Mevlana’nın ailesi Nişâbur (burada Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile karşılaşmıştır), Bağdat, Kûfe yolu ile Kâbe’ye varmış. Sonra Şam’a üzerinden Anadolu’ya Karaman’a gelmiştir. 3 Mayıs 1228 yılında ise Anadolu Selçuklu Devletinin başkenti Konya’ya geldi. Sultan onu bizzat karşıladı.

 

Yaşamını “”Hamdım, piştim, yandım”” sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk’ın rahmetine kavuştu.

 

Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “”Şeb-i Arûs”” diyordu.

 

“”Gel, Gel, ne olursan ol, gel!

 

İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!”” sözleriyle özetleyebileceğimiz bütün insanları kucaklayan Mevlana felsefesi, günümüzde de dünyamıza iyiliği ve karşılıklı anlayışı yaymaktadır.