IMF Ukrayna’ya Geri Dönüyor. Davet Mektubu Bu Hafta Gidecek

1 Mart 2009 0 Yazar: admin
Pazarbaşıoğlu’nun, basın mensuplarının sorularından önce yaptığı giriş konuşmasından seçilmiş satırbaşları şöyle:

– IMF Heyeti olarak Kiev’den döndükten sonra, özellikle son iki haftadır, Ukraynalı yetkililerle çeşitli defalar çok taraflı telefon görüşmeleri yaptık. Başbakanla, başbakanlıktaki ekiple, Maliye Bakanlığı ile, Cumhurbaşkanlığı Sekretaryası ile ve Ukrayna Merkez Bankası ile görüşmelerde bulunduk. Tüm görüşmelerimiz gayet olumlu bir hava içinde geçti.

– Sayın Yuşçenko’nun bugün değindiği gibi, yeni bir "Niyet Mektubu" hazırlanıyor. Yetkililer, Kiev’e döndüğümüzde yapacağımız görüşmelere temel teşkil edecek yorumların, önümüzdeki haftanın ilk günlerinde yollanacağını teyit ettiler.

– İki haftadır yürüttüğümüz telefon konuşmaları şu konularda odaklanıyordu: "Kapsamlı bir ‘Bankaları Güçlendirme Programı’ nın uygulamaya konması", "Döviz ve Para Politikaları", "2009 yılı için uygun bir ‘Maliye Politikasının’ tesbiti."


– Bankacılık:
Bu konuda teşhis aşaması tamamlanmış bulunuyor. Gereken incelemeler, üzerinde anlaşmış olduğumuz prensiplere uygun olarak ve uluslararası saygın kuruluşlar tarafından yapılmıştır. Bankalar, en ters koşullar altında ihtiyaç duyacakları sermaye miktarlarının belirlenmesi için, stres testine tabi tutulmuşlardır. Kullanılan metodlar en ileri ülkelerde kullanılan metodlardır. Ukrayna Merkez bankası bu açıdan tebrik edilmelidir. Teşhis aşamasında elde edilen sonuçlara göre, tüm bankacılık sisteminin 2/3’ünü oluşturan en büyük 17 banka ile görüşmeler yapılmış ve bunların çoğu gereken sermaye artışını sağlamayı kabul etmişlerdir. "Bankaları Güçlendirme Programı" nın sonraki aşaması da, yaşaması mümkün olduğu tesbit edilen bankalara, geçerli bir iş planı sunabilmeleri halinde, kamu fonları kullanılarak sermaye eklenmesi aşaması olacaktır. Bu aşamadan sorumlu olacak bir üst düzey görevlinin, koalisyon ortaklarının tam mutabakatı ile atanması ve bu yetkilinin Merkez Bankası ile koordineli bir şekilde çalışmasını son derece önemli görüyoruz.


– Kur Politikası:
Esnek kur rejiminin tutarlı bir şekilde sürdürülmesi esastır. Ekonominin maruz kalmış olduğu ve hala da sürmekte olan dış şoklara göğüs gerebilmesi buna bağlıdır.


– Para Politikası:
Esnek kur rejimine bağlı olarak yürütülecek para politikasının inanılır şekilde yürütülmesi güçlü ve bağımsız bir Merkez Bankası’nın varlığını gerektirir. Ayrıca sağlam bir iletişim politikası da önemlidir. Halbuki, Merkez Bankası’nın çabaları, politik müdahelelerle baltalanmaktadır. Hatta, zaman zaman, değişik resmi ağızlardan, çok sayıda ve hatta çelişkili demeçler verilmektedir. Değişik yetkililer, döviz kurunun ne olması gerektiği, hangi bankanın hangi problemle karşılaştığı gibi konularda demeç vermektedirler. Toplumdaki bankalara karşı güven duygusunun hala zayıf olduğu göz önüne alınarak, bu tip açıklamalar sadece Merkez Bankası’nın üst yönetimi tarafından yapılmalıdır.

– Maliye Politikası:
Programın hazırlandığı Ekim ayından bu yana yaşanan resesyondaki derinleşme, programın ilk hedeflerinde revizyona gidilmesinini gerektirmektedir. Bunu, Kiev’den ayrılırken yaptığımız basın toplantısında da dile getirmiştik. Program ilk haliyle, 2009 yılı için denk bir bütçe öngörmekteydi. Bu nokta bazen yanlış anlaşılıyor. Bu denk bütçe hedefi, toplamı GSMH’nın %4.5’una kadar varabilecek olan bankalara yapılacak sermaye takviyesini ve finansmanı uluslararası finansman kuruluşları tarafından karşılanacak olan altyapı harcamalarını hariç tutuyordu. Fakat, Ekim’den bu yana hem Ukrayna’nın, hem de Ukrayna’nın ticaret ortaklarının durumları kötüleşmiş ve kötüleşmeye devam etmektedir. 2009 Yılı için büyüme eksi 3 olarak tahmin edilirken, bu, eksi 6’ya çekilmişdi. Durumun gidişine bakılırsa yeni bir revizyon dahi gerekli olabilir. Dolayısı ile, bu küçülmenin sebep olacağı gelir azalması karşısında artık denk bir bütçe hedefi gerçekci olmayacaktır. Buna karşılık, kamu açığını eldeki gelirlerle ve enflasyon yaratmayacak finansman yollarıyla belli bir çizgide tutmak son derece önemli olacaktır. Bu çerçevede, Ukrayna’nın dış kaynaklardan ek kredi temin etme çabalarını destekliyoruz. Dünya Bankası’nın sağlayabileceği kaynaklar yardımcı olacaktır. Ayrıca Emeklilik Fonu’nun mali durumunun düzeltilmesi ve Naftogaz’ın yapısal açığını azaltacak tedbirlerin alınması da önemlidir.

Ceyla Pazarbaşıoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Cevaplardan Alıntılar:

– Dünyada yaşanan kredi krizi sebebiyle, dış finasman kapıları diğer ülkeler gibi Ukrayna’ya da kapalıdır. Bu şartlar altında açık bütçe uygulamasının tek finansman yolu karşılıksız para basmak olacaktır. Bunun gerek enflasyon, gerek döviz kurları üzerindeki negatif etkileri malumdur.

– Programın fonlama tarafının yetersiz kaldığı konusundaki eleştirilere katılmıyorum. Program, ödemeler dengesi açığı göz önüne alındığında yeterli fonları sağlamaktadır ki, IMF programlarının ana hedefi de budur.

– Şu anda elimizde olan bütçe açığı rakamları Aralık sonu verilerine dayanmaktadır. Dolayısı ile, bütçenin gelir tarafı, şu an için iyimser kalmaktadır. Bütçenin daha gerçekçi bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir. Yetkililer henüz bunu yapmaya başlamadılar. Ayrıca, hükümetin bazı yasal değişiklik gerektiren harcama kısıntılarına gitmesi gereklidir. Hükümetin tüm gerekenleri yaptığını görürsek, biz de % 1’lik bütçe açığı konusundaki tutumumuzu esnetebiliriz.

– Biz 2009 yılı için ekonomide %6 küçülme öngörürken, hükümet ekonominin az da olsa büyüyeceğini düşünüyor. Dolayısı ile, iki tarafın yaptığı gelir ve bütçe açığı tahminleri de birbiri ile uyumlu değil. Dolayısı ile şu anda bütçe açığının oranı hakkında bir rakam telaffuz etmeme imkan yok. Çünkü başlangıç noktalarımız aynı değil.

– Asıl hedefimiz sürdürülebilir mali dengeleri oturtmak ve bunu enflasyona sebep olmadan yapmaktır.

– Önümüzdeki hafta içinde Ukrayna’lı yetkililerin önemli randevuları ve meclis çalışmaları olduğu için Kiev ziyaretimiz bu hafta içinde yapılamıyacaktır. Kendileri, Pazartesi ya da Salı günü ziyaretin ne zaman gerçekleşebileceğini belirten bir mektup yollayacaklarını söylediler.

– Sadece Ukrayna’nın değil, neredeyse bütün ülkelerin durumu kritik bir noktadadır.

 
Basın toplantısının tam metni için link: http://www.imf.org/external/np/tr/2009/tr022709.htm