Hürriyet’ten Erman Ilıcak ile “çok özel” söyleşi

23 Haziran 2010 Kapalı Yazar: admin
ermanilicak1Başta Rusya, Ukrayna ve Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında önemli projelere imza atan Rönesans İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, hakkında merak edilen pek çok şeyi Hürriyet’ten Demet Cengiz Bilgin’e anlattı

Temelleri 15 yıl önce atılan dünyanın 61’inci büyük inşaat şirketi olan Rönesans, ilk 5’e girme hedefi koydu. Krizdeki fırsatları değerlendirmeyi amaçlayan şirket, satın alma ve evliliğe açık olduğunu duyurdu. Rönesans İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, “En büyük 5 firmanın cirosu bizimkinin ortalama 10 katı. Krizde değeri çok düşen bu firmaları değerlendiririz” dedi.

Kısa sürede dünyanın en büyük 61’inci inşaat şirketi olan Rönesans, hedef büyüterek satın alma ve evliliklerle ilk 5’e girme kararı aldı. Petrol fiyatlarındaki sert düşüşün etkisiyle zor duruma düşen Rusya’daki faaliyetlerini tüm dünyaya yaymayı amaçladıklarını belirten Rönesans İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, Almanya, Avusturya ve İsveç’te birleşme yapmak için görüşmeler yürüttüklerini söyledi. En büyük 5 şirketin organik büyümediğini, satın alma ve birleşmelerle bu boyutlara geldiklerini hatırlatan Ilıcak, “En büyük 5 firmanin cirosu bizim ciromuzun ortalama 10 katı. Ancak kriz nedeniyle bu firmaların değeri çok düşük. Bu fırsatları değerlendireceğiz. Deutsche Bank ve Citibank’a yetki verdik. Böylece 4 bin 500 olan çalışan sayısını 25 bine çıkarma ve birçok farklı ülkede olma şansı sağlayacağız” dedi.

ABD’li 2 fondan alım

ABD’li 2 fonla konuştuklarını da açıklayan Ilıcak, “Bunların Rusya ve İstanbul’daki iki alışveriş merkezi yatırımındaki hisselerini satın almak üzere konuşuyoruz. Güzel projeler. Rönesans olarak marka değerimiz çok iyi. Şirketlerin değeri yüzde 50 düştü. İyi bir fırsat. Çok uygun fiyatlarla hisselerini almak istiyoruz” dedi. Ilıcak, kendilerine de sürekli satın alma teklifleri geldiğini ancak kontrolün kendilerinde kalmasını istedikleri için tekliflere sıcak bakmadıklarını söyledi. Ilıcak, Cannes’da düzenlenen dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MAPIC’te projeleri ve yeni yatırım hedeflerini açıkladı.

Proje ihraç ediliyor

Kriz nedeniyle her şeyin gerçek değerine döndüğünü anlatan Erman Ilıcak, “Bir ara çok ciddi bir balon oluşmuştu şimdi patladı. Türkiye krize en iyi giren ülkelerden biri oldu. Doğu Bloğu’ndaki ülkelere hiç ilgi yokken, Türkiye’ye inanılmaz bir ilgi var. Türkiye bugün her alanda proje ihraç edebilir bir konuma geldi. Artık kriz olsa da geri dönüş yok” diye konuştu. Her yıl yüzde 50 büyüdükleri Rusya’da, krizin orada yetiştirdikleri insan gücünü dünyanın dört bir yanına gönderme ve projeleri kovalama fırsatı yarattığına dikkat çeken Ilıcak, Libya, Bahreyn, Abu Dabi, Kazakistan, Azerbaycan, Hindistan gibi ülkelere ofis açmaya başladıklarını kaydetti. Özellikle Körfez ülkelerinde çok ciddi bir talep olduğunu ve Türkiye’nin ilk kez bu ülkeleri kültürel olarak da istila ettiğini vurgulayan Ilıcak, bölgede Türkiye’nin itibarının çok yüksek olduğunu söyledi. Ilıcak, şimdi bu yakınlaşmanın iş ilişkisine çevrilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ilıcak, Libya’da bir üniversite, Bahreyn’de ise 2 büyük hastane, Abu Dabi’de ise 2 kuleden oluşan bir rezidans projelerinin bulunduğunu belirtti.

Sanko’da farklılık

Krizin etkisiyle Rusya’da AVM’lerde kiraların yüzde 25 indirildiğine dikkat çeken Erman Ilıcak, Gaziantep’te Sanko ile ortak yürüttükleri 160 milyon Euro’ya mal olacak Sanko Park AVM projesinde de farklı bir uygulama yapacaklarını açıkladı.

Hindistan’da IT binası yapıyor

HİNDİSTAN’dan kendilerine talep geldiğine değinen Erman Ilıcak, “29 ve 31 yaşında 2 yöneticimizi gönderdik. 27 milyon dolarlık yatırımla IT şirketlerine ofis yapıyoruz. Şu anda banka finansmanı sağlıyoruz. Himalayalar’a bakan bir yerde konut projesi üzerinde çalışıyoruz” dedi.

450 projeye 3 milyar dolar yatırım yaptı

ERMAN Ilıcak’ın 4 arkadaşıyla birlikte kurduğu Rönesans İnşaat, bugün 1 milyar doları aşan cirosuyla başta Rusya, Ukrayna ve Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanında projeler yürütüyor. 13 yılda cirosunu bin, öz sermayesini ise 50 bin kat artıran şirket, 2007’de Türkiye ve Rusya’nın 2’nci, dünyanın ise 61’inci büyük uluslararası müteahhitlik firması oldu. Bugüne kadar gerçekleştirdiği AVM, ofis binası, lüks konut gibi 450 projeye 3 milyar dolar yatırım yaptı.

Seaport ile 2.5 milyon turist getirecek

ZEYTİNBURNU’nda deniz dolgu alanında inşa edecekleri Seaport kruvaziyer liman ve turizm tesisleri projesinin halen Yargıtay’da olduğunu hatırlatan Erman Ilıcak, “Başka biri olsa projeyi 2 kere bırakmıştı. Biz sonuna kadar zorluyoruz. 2 milyar dolarlık proje. Bizim için çok ciddi bir yük şu anda. Şimdi projedeki gerekli değişiklikleri yapıyoruz. İstanbul’un dokusunu daha iyi taşıyan bir proje olacak. Projeyle 2.5 milyon kruvaziyer turistini getirmeyi planlıyoruz. Şu anda bu sayı 300 bin. İstanbul’u ana liman haline getireceğiz” dedi.

Arsa alımını durdurduk

TÜRKİYE’de 5’i Optimum outlet olmak üzere toplam 12 AVM’leri projeleri bulunduğunu kaydeden Erman Ilıcak her yıl 3 tane AVM açtıklarını, 2009 için 4 olan hedefi 3’e indirdiklerini söyledi. Kriz nedeniyle biraz yavaşladıklarını belirten Ilıcak şöyle konuştu: “Perakendecinin morali iyi değil. Onları büyümeye zorlamak anlamsız. İşleri bitire bitire gitmek lazım. O nedenle şu anda arsa alımlarını durdurduk. Eskiden sürekli arsa alıyorduk. Bankakredilerinin toplam varlıklarımızın yüzde 15-20’sini oluşturuyor. Borcumuz az olduğu için rahatız.”

Rusya’da 2009 yılında en büyük yabancı inşaat şirketi olan Rönesans’ın sahibi’nin ilginç yönleri

Rusya’da 2009 yılında en büyük yabancı inşaat şirketi olan Rönesans’ın sahibi Erman Ilıcak, Avusturyalı dev Porr’daki payını yüzde 25.1’e çıkarmaya çalışıyor. Ilıcak, Küçükyalı’da 30 bin metrekare kiralanabilir ofis alanı, 65 bin metrekare alışveriş merkezi ve 5 yıldızlı 400 odalı bir otelin yer alacağı 300 milyon dolarlık bir projeye başlayacaklarını söyledi.

BİRKAÇ yıldır Forbes dergisinin ‘dünyanın en zenginleri listesi’ne girmeyi başaran Rönesans Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, bu yıl 2 milyar dolarlık servetiyle 488’inci sırada yer aldı. Ilıcak’a göre bu listelere girmek uluslararası iş yapanlar için iyi, yapmayanlar için kötü. Dünyanın 62’nci büyük inşaat şirketi olan Rönesans, geçen yılı 1.1 milyar dolar ciro ile kapattı. Toplamda bitmiş ve devam eden 40 projesi var. Haftanın 4 iş gününü dünyada şantiyelerinin olduğu 25 farklı şehirde geçiren, ofissiz bir iş hayatı süren ‘göçebe patron’ Erman Ilıcak ile Rönesans’ı ve iş yaşamının dışında kalan öyküsünü konuştuk.

Küçükyalı’da dev proje


En çok parmak ısırtan başarı öykülerinden biri de sizinki. Kriz sonrasında neler yapıyorsunuz?

Rusya’nın ardından Katar, Libya, Suriye, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan’da yeni projeler alarak geliştik, krizden büyüyerek çıkmayı başardık. En son Kozzy’yi açtık. Adana ve İzmir’deki alışveriş merkezlerini (AVM) seneye açacağız. Şu anda 6 tane faaliyette olan 6 tane de yapımı süren AVM var. İki AVM de Rusya’da sürüyor. Avusturyalı Porr’da payımızı yüzde 10.2’den yüzde 25.1’e çıkarmaya çalışıyoruz. Altyapı işlerine de gireceğiz. Gelecek Avrupa’da değil Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde. Orada bize ihtiyaç var. Ticari gayrimenkulde en hızlı büyüyen ülkelerden biri Türkiye. Şimdi Küçükyalı’daki dev projeye çalışıyoruz.

Vakıflardan arazisini kiraladığınız proje bu. Neler olacak orada?

Business park tasarladık. 30 bin metrekare kiralanabilir ofis alan, 65 bin metrekare AVM ve 5 yıldızlı 400 odalı bir otelin olacağı dev bir poje. Yaklaşık 300 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız. 3 yılda bitmesini planlıyoruz. Marriott otelinin yanında ofis kulesi olacak. İstanbul’da en büyük eksik ofisler.

Çevrede 5 trilyon dolar var

AVM yatırımlarının nispeten azaldığını söyleyebilir miyiz?
Türkiye’de yabancı yatırımcılar aradığını pek bulamadı. İyi tanımadan çok hızlı hareket ettiler. Benzer hataları İspanya ve Portekiz’de yapmışlardı. Sistem çökünce hepsi yara aldı ve frene bastı. Yabancıların yaptığı yatırımlar neredeyse durdu. Krediler zor, belediyeler daha titiz. Bu toz bulutundan sadece iyi olanlar çıkabilecek. Türkiye’de AVM sayısında değil bazı bölgelerde yoğunlukta sıkıntı var. Öyle şehirler var ki bir tane bile AVM yok. Şimdi Türkiye’deki tecrübeyi çevre ülkelere taşıma zamanı. Biz Libya’ya bir gezi yaptık. Gelen 90 perakendeciden 72 tanesi bağlantı kurdu. İsmet İnönü “Dünya yeniden kurulacak ve Türkiye yerini alacak” demişti. Şu anda onu yaşıyoruz. 10 yıl önce hazır değildik 5 yıl sonra geç olur. Türk markalar dünyayı sarıyor. Etrafımızda 5 trilyon dolarlık bir ekonomi var. Komşularla ilişkiler düzeldi. 10 yıl önce Suriye’ye neredeyse tankla tüfekle giriyorduk. Şimdi ilişkiler iyi. Artık taşeron değil müteahhit hatta yatırımcıyız.

Rusya’da 9 bin 500 çalışan Patronlar zengin şirketler yoksul
Erman Ilıcak, “Türkiye’nin sıkıntısı patronlar zengin şirketler fakir. Bizim 20 kadar kâr ortaklı arkadaşımıza işler emanet edildi ve öyle büyüdük. Para her zaman bulabilirsin ama mesele işi emanet edebilecek insan bulabilmek” dedi.

Rusya’da Türk şirketler çok aktifti. Bu hâlâ devam ediyor mu?

2009’da Rusya’da en büyük yabancı inşaat şirketi olduk. 9 bin 500 çalışan, 14 tane şantiyemiz var. Rusya ithalata sınırlama getirince global şirketlerin çoğu yatırım yapmak zorunda kaldı. Biz de onların fabrikalarını yapıyoruz. Peugeot ve Volvo ile 13 çimento fabrikası yapıyoruz.

Kriz nedeniyle sizin de halka açılma planlarınız ertelendi. Ne zaman planlıyorsunuz?
Türkiye, Rusya ve Ukrayna’da portföyü olan bir şirket olarak Rönesans GYO’yu 2011’de halka açmayı planlıyoruz. Şu anda 2 milyar dolar civarında bir portföyümüz var.

Geceleri yatmak dert sabahları da kalkmak

Çocuklarla 06.30-07.00 gibi uyanırım.
Zor kalkan bir insanım. Hep böyleydim; okul hayatımda da böyleydim.
Tabii ki gece de yatmak problem.
Hafta sonu ve pazartesi Ankara’dayım, kalan günler Libya, Katar, Suriye, Rusya, Avusturya, İstanbul’da bir yerlerdeyim.
Mutlaka haber kanallarını açar, 4-5 gazeteyi tarayarak güne başlarım.

Bir sürü başarısız girişimim oldu

Bu kadar büyük şeyler planlamamıştım; öyle gelişti.
Üniversite sınavı öncesi tercih yapardık. TIP, inşaat mühendisliği hepsini yazmıştım. 8. tercihimi kazandım. Sevdiğimi sonradan anladım.
Girişimcilik hep aklımda vardı. Üniversitedeyken bir sürü başarısız girişimim oldu.
Ama profesyonel çalışırken, hep girişimci olacağımı biliyordum.
Rekabet, strateji takıntım vardır.

Odasız patronum informal toplanırım

Dünyada 20 farklı şehirde ofisimiz var. Benim bir tek Ankara’da odam var.
Sürekli takip etmem gereken 25 şehirde odasız çalışıyorum. İşi yapan benim sonuçta; odalar değil.
İnformal toplantı severim.
Rusya’da yemek masasında yaparız. Genelde yemekli, birkaç saatlik rahat toplantılar? Ofiste pek toplantı yapmam.
Şantiyede de işçilerle yemek yerken toplanırım. Samimi ortamdan yanayım.

Ankara sabahlarında kick-boks

Ankara’da olduğum sabahlar hocayla kick-boks yaparım.
Arkadaşlarla bir-iki gün basketbol oynarız.
Bireysel sporları; yüzme, yürüme pek sevmem, sıkılırım.
Sporda mutlaka bir mücadele ve kontakt olmalı. İşin içinde top varsa iyi.
Yıllarca basketbol oynadım.

Mühendisin hayatı siyah-beyazdır

Çok boş vaktim yok. Vakit bulursam spor.
Sinema izlemeyi severim.
Fevzi Akkaya “Mühendisin hayatı siyah-beyazdır” derdi. Çok haklı. Öyle renkli bir hayatım yok.
Benimki küçük bir çantayla taşınabilir bir hayat.
Bütün hobim çocuklarım.

Zehirlenmemeye dikkat ederim

Her sabah kızarmış ekmek ve bal yerim.
Meyve falan… Öyle özel bir diyetim yok.
Öğlen yemeklerini hep atlarım. Akşamları geç yiyorum ne yazık ki.
Çok seyahat ettiğim için hemen her şeyi yerim. Zehirlenmemeye dikkat ediyorum.
En çok Türk mutfağını severim. Kebapa düşkünümdür.

Şantiyede çok yemek yedim

Şantiyede çok yemek yedim. Her şeye alışkınım bu yüzden.
Kalabalık mekanları severim. İnsanları gözlemlemek, dokuyu anlamak isterim.
İşimin de bir parçası olarak yeni yerleri denerim.
Trendleri incelerim. Mimari olarak da ofis, bina, yeni restoran ve mekanlara bakarım.
Seyahatlerimde hep yerel mekanlara giderim.

Ailemin normal bir hayatı var

Yazın ailece 4 hafta tatil yaparız. Aslında bu tatili ailem yapıyor ben işlerden fırsat buldukça yanlarına gidiyorum.
Tabii ailemin normal bir hayatı var. Arada da tatilleri oluyor ama ben pek katılamıyorum.
Hayatım boyunca hiç kaymadım. Ama ailem ara sıra kayar.
8, 3.5 yaşlarında ve 6 aylık üç çocuğumuza uygun tatiller yapmaya çalışıyoruz.

Araç dört teker, bir motordur

Sadece Ankara’da iş için kullandığım şoförlü bir Mercedes var.
Otomobillere, lükse pek ilgim yok.
Öyle deneme sürüşleri falan yapmam.
Benim için araba 4 teker bir motordur.
Güvenli olmasını önemserim.
Üstü açık Bentley’i nadiren kullanıyorum.

Demet Cengiz Bilgin/Hürriyet